Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanıkların sanık tarafından duruşmada sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının, dijital verilerin duruşmada kendisine okunmaması nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanıkların sanık tarafından duruşmada sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının, dijital verilerin duruşmada kendisine okunmaması nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olduğu şüphesiyle başvurucu hakkında soruşturma başlatmıştır. Soruşturma neticesinde Başsavcılık, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle 30/1/2018 tarihli iddianame düzenlemiştir. İddianamede özetle başvurucunun tanık ifadelerine göre mahrem yapılanma içinde görev yapması ve kod adı kullanması suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia edilmiştir. İddianamenin kabulü ile açılan dava, Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesince görülmeye başlanmıştır. Mahkemece yetkisizlik kararı verilerek dosya yetkili ve görevli Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. Dava yetkisizlik kararı üzerine Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesince görülmeye başlanmıştır. Yargılamada 9/5/2018 tarihinde duruşma hazırlığı işlemleri yapılmıştır. Tensip Tutanağı'nda diğerlerinin yanı sıra Bank Asya hesap hareketlerinin istenmesine, tanık H.nin istinabe yoluyla dinlenilmesine karar verilmiştir. Duruşma, üç celsede bitirilmiştir. Birinci celsede Bank Asyaya yazılan müzekkereye cevap verilmiştir. Söz konusu cevap yazısında, 2013 yılının Aralık ayında bakiyesi 0 TL iken 2014 yılının Ocak ayında 704,87 TL, Mart ayında 390,03 TL, Temmuz ayında 145,71 TL, Ağustos ayında 968,84 TL, Eylül ayında 218 TL, Ekim ayında 082,17 TL, 2015 yılının Ocak ayında 09,82 TL, Şubat ayında 62 TL, Mart ayında 362,25 TL, Nisan ayında 688,89 TL, Mayıs ayında 522,2 TL,bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) tamamen devredildiği tarih olan haziran ayında 0 TL olduğu belirtilmiştir. Bank Asya nezdindeki bankacılık işlemleri ile ilgili bilirkişi raporu alınmamıştır. Yine başvurucuya ait olan ve el konulan dijital materyallerin incelenmesi sonucu düzenlenen rapor ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında ele geçen SD karttaki bilgiler duruşmada okunmuştur. Söz konusu rapora göre ByLock uygulamasına ait yükleme dosyası ve örgütle ilişkili pek çok fotoğraf, video ve uygulamanın bulunduğu, SD kartta yer alan bilgilere göre başvurucunun mahrem yapılanma içinde yer aldığı tespit edilmiştir. Samanyolu yayın grubunun Digitürk platformundan çıkarılmasından sonra aboneliğinin sonlandırmasına ilişkin olarak müşteri hizmetleriyle yaptığı görüşmeye dair ses kaydı başvurucuya duruşmada dinlettirilmiştir. Yine aynı celsede başvurucu; alınan savunmasında üzerine atılı suçu kabul etmediğini, Bank Asyadaki hesabını daha önceki işyerleri nedeniyle açtığını, örgüt liderinin talimatı üzerine hesabına para yatırmadığını, soruşturma aşamasında elde edilen SD karttaki hususları delil olarak kabul etmediğini, ByLock ve EAGLE isimli programları kullanmadığını, Digitürk platformundan örgütsel amaçla çıkmadığını, örgüt üyesi olmadığını savunmuştur. Mahkeme, tanık H.nin istinabe yoluyla dinlenmesi için yazılan talimatın dönüşünün beklenmesine, gizli tanık Bayrak'ın istinabe yoluyla dinlenilmesine karar vermiştir. İkincicelsede, tanık H.nin bilgi ve görgüsünün tespiti için yazılan talimata ikmalen cevap verilmiştir. Anılan tanık, istinabe yoluyla alınan beyanında başvurucuyu tanıdığını, başvurucunun Tarık kod ismini kullandığını, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin mahrem yapılar polis okulları sorumlusu olduğunu, 2014 veya 2015 yıllarında Diyarbakır Emniyet mahrem yapısında müdür olarak görevlendirildiğini ifade etmiştir. Yine aynı celsede iddia makamının talebi üzerine Mahkeme; gizli tanık Bayrak'ın istinabe yoluyla dinlenilmesine ilişkin ara kararından vazgeçilmesine, daha önceden alınan beyanının okunmasına karar vermiştir. Tanık, duruşmada okunan beyanında başvurucuyutanıdığını, başvurucunun Vedat kod adını kullandığını, 2013-2014 yıllarında Diyarbakır Polis Okulu sorumlusu ve genel müdür olduğunu ifade etmiştir. Başvurucu, bu celsede önceki savunmalarını tekrar etmiş; tanık beyanlarında aleyhine olan hususları kabul etmediğini belirtmiştir. İddia makamı, esas hakkında mütalaa sunmuştur. Mahkeme; başvurucu ve müdafiinin süre talebinin kabulüne, duruşmaya ara verilmesine, sonraki celsenin 23/11/2018 tarihinde yapılmasına karar vermiştir. Üçüncü celsede Mahkeme, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"[S]anığın, örgütün Emniyet teşkilatı içerisinde faaliyet gösteren mahrem yapılanma içinde öğretmen ve müdür olarak görev yaptığı, farklı illerde örgüt içi tayin kapsamında örgütle iltisaklı kurumlarda çalıştığı, kod ismi kullandığı, himmet verdiği, Bank Asya isimli bankaya çağrı dönemlerinde para yatırıp, banka TMSF'ye devredildikten sonra örgütsel davranış olarak parasını tamamen çektiği, dijital materyalleri incelendiğinde ByLock uygulaması ve örgütle ilişkili pek çok fotoğraf, video ve uygulamanın bulunduğu, EAGLE isimli örgütün haberleşmede kullandığı uygulamayı kullandığı, örgütle iltisaklı olan yayın kuruluşlarının yayından kaldırılması sebebiyle örgütsel bir davranış içerisinde platform üyeliğini iptal ettirdiği, hiyerarşik yapısına dahil olarak terör örgütü içerisinde faaliyet yürüttüğünün kabulü ile sanığın bu şekilde tespit edilen eylemininsilahlı terör örgütü üyesi suçunu... [oluşturduğu anlaşılmıştır.]" Başvurucu; istinaf ve temyiz dilekçelerinde diğerlerinin yanı sıra tanık H.nin ve gizli tanık Bayrak'ın mahkeme huzurunda dinlenilmediğini, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlantı kurulmadığını, soru sorma hakkının kullandırılmadığını ileri sürmüştür. Hüküm, kanun yolu denetiminden geçerek 17/12/2019 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu, nihai hükmü 18/6/2020 tarihinde öğrendikten sonra 30/6/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon; adli yardım talebinin kabulüne, hakkaniyete uygun yargılanma hakkıyla bağlantılı olarak tanık sorgulama hakkı, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan haklara ilişkin şikâyetlerin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.