12. Ceza Dairesi 2021/1085 E. , 2025/861 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/262 E., 2016/119 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanık ... müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği dü
**12. Ceza Dairesi 2021/1085 E. , 2025/861 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/262 E., 2016/119 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanık ... müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/1. 53/6. maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1, 62/1, 53/1, 53/6. maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; sanığın hukuki ve fiili olarak olayla ilgisi olmadığına, zorlama şekilde hakkında mahkumiyet verildiğine, hukuken ve şifahi olarak şirket tarafından görevlendirilmeyen sanığın cezai sorumluluğunun söz konusu olmadığına, re'sen nazara alınacak sebeplerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanık ... ile ilgili hükümde taksirle öldürme suçu nedeniyle hüküm kurulmasına rağmen TCK'nın 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verdiği, halbuki sadece TCK'nın 53/6. maddesinin uygulanmasının gerektiği, sanık ... ile ilgili hüküm fıkrasında TCK'nın 53/1 ile 53/6. maddesinin birlikte uygulandığı, halbuki sadece TCK'nın 53/6. Maddesinin uygulanmasının gerektiği anlaşıldığından; esas yönünden hukuka aykırı bulunan kararın sanıklar ... ve ... lehine bozulması talebinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 09/09/2015 günü saat 11.00 sıralarında ... Çiftliği Hayvancılık, Mandıra, Tarım Ürünleri, Sanayi ve Ticaret LTD. ŞTİ. adına kayıtlı bulunan \*\*\* 486 plaka sayılı traktörü sevk ve idare eden sürücü belgesi bulunmayan sanık ...'ın Pınarlar Mahallesi girişindeki virajı geçmesini müteakip önünde beliren tümseği görmesi üzerine frene basmasına rağmen traktörün frenlerinin tutmaması nedeniyle traktörün tümsekte zıplaması sonucunda traktörün sol tekerleğinin üzerindeki çamurlukta oturmakta olan ...'ın sol omzu üzerine düşüp 12.55 sıralarında öldüğü, hazırlık aşamasında yapılan keşif sonucu makine mühendisi tarafından tanzim edilen rapora göre; fren balatalarında freni etkileyecek aşınmaya saptanmadığı, balatalardaki aşınma sınırı izlerinin kaybolmadığı, fren pedalına bakıldığında frenin tutması gereken pozisyonda tutmadığı, fren pedalının basamak sacına değdiği esnada frenin zayıf tuttuğunun gözlemlendiği, mevcut durumda fren pedalına basıldığında pedalın basamak sacına temas ederek fren disklerine gerekli basıyı iletememesi sonucunda frenin zayıf tutmasının gerçekleştiği, normal koşullarda fren pedalına basıldığında frenin tam tutma durumunda fren pedalı ile saç arasında 3-4 cm mesafesi kalmasının gerektiği, sonuç olarak yapılan incelemede traktörün bakımının düzgün olmaması veya bakımının yapılmaması nedeniyle fren disklerine gerekli basıyı iletememesi sonucunda frenin zayıf tuttuğu, olayda fren boşalması gibi bir durumun söz konusu olmadığı kanaatini bildirir rapor tanzim edildiği, kazaya karışan sigortasız ve kabinsiz \*\* 486 plaka sayılı traktörün ... Petrol isimli iş yerinde muhasebeci olarak çalışan (temyiz dışı) sanık ... ile hakkında ayırma kararı verilerek yargılaması ayrı yürütülen suça sürüklenen çocuk ... tarafından ... Petrolün garajına çekilerek bu araç yerine kazaya karışmayan kabinli bir traktör olan 2014 model \*\*1804 plaka sayılı traktörün yerleştirildiği, kazaya karışan traktörün kayıtlı olduğu ... Çiftliği Hayvancılık, Mandıra, Tarım Ürünleri, Sanayi ve Ticaret LTD. ŞTİ.'nin 26/06/2015 tarihli genel kurul kararına göre ...'in 10 yıl süre ile şirket müdürü olarak belirlendiği, 18/11/2015 tarihli trafik bilirkişi raporuna göre; hukuki olarak aracın bakım ve onarımından araç sahiplerinin sorumlu olduğu, ancak araç şirket adına kayıtlı olduğu için aracın muayenesi, bakım ve onarımından şirket yetkilisinin sorumlu olacağı, görevlendirme yapılmış ise de, takibinden yine şirket yetkilisinin sorumlu olacağı, meydana gelen kazada fren tertibatının çalışmamasının veya yeterli olmamasının etkisinin ağırlıkta olması nedeniyle aracın bakımından sorumlu şirket yetkilileri 1. derecede asli kusurlu oldukları; traktör sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK'ye bağlı yönetmeliğin 129. maddesinde belirtilen "araçların, çamurluk, basamak, karoser kenarı, sürücü mahallinin veya aracın üstü, bagaj merdiveni gibi dış kısımlarında insan taşınamaz" kuralını ihlal edip çamurluk üzerinde yolcu almak yasak olduğu halde traktörün çamurluğu üzerinde yolcu taşıyarak yolcusunun ... güvenliğini tehlikeye düşürdüğü ayrıca aracın fren tertibatının arızalı olduğunu bilmesine rağmen arızalı traktör ile seyrine devam ettiği, gerektiğinde motor freninden de faydalanıp hızını azaltabileceği dikkate alındığında 2. derecede kusurlu olduğunun değerlendirildiği; ölenin ise 3. derecede kusurlu olduğunun bildirildiği, sanık ...'in hazırlık aşamasındaki ifadesinde, geniş arazilerinin olduğunu, yanında günlük 20-50 kişi arasında yoğunlukta işçi çalıştırdığını, ... ...'in kendisini arayarak kazayı haber verdiğini, bunun üzerine kendisinin muhasebeci ...'i arayarak ...'a 2000 TL para vermesini istediğini ve yaralıyı Adana'ya hastaneye götürmelerini istediğini, jandarma ekibi ile birlikte kaza mahalline gittiklerini traktörü kullanan ...'ın olay mahallindeki traktör ile kaza yaptığını söylediğini, sonra petrol istasyonuna geçtiklerini, kaza yapan traktörün o traktör olmadığını kendisine markette çalışan Savaş ...'ın söylediğini, kendisinin bu durumu kolluğa haber verdiğini beyan etmiş, mahkeme aşamasındaki savunmasında ise hazırlık aşamasındaki ifadesi ile benzer ifade kullanmış ... ... Çiftliği şirketi ile herhangi bir hukuki bağının olmadığını fakat şirketin eşi ve oğlunun şirketi olduğunu bu hali ile de şirket işleriyle bizzat kendisinin ilgilendiğini , herhangi bir ihmalinin ve hukuken sorumluluğunun olmadığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı inkar ettiği, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde ehliyeti olmamasına ve \*\*\* 486 plaka sayılı traktörün fren arızası olduğunu bilmesine rağmen traktörün sol çamurluğu üzerinde ...'ı taşıyan sürücü sanık ...'ın olayda ehliyetsiz olması, Karayolları Trafik Kanunu'nun 129 maddesine göre traktörün korumasız olan sol tekerleğinin üzerindeki çamurlukta mağduru taşıması dosya içerisindeki bilirkişi raporuna göre tüm bu nedenlerle asli kusurlu olması hususları bir arada değerlendirilerek üzerine atılı taksirle öldürme suçu sabit kabul edilerek TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, sanık ... bakımından yapılan değerlendirmede ise \*\*\* 486 plaka sayılı traktörün ... Çiftliği Hayvancılık, Mandıra, Tarım Ürünleri, Sanayi ve Ticaret LTD. ŞTİ. adına kayıtlı olduğu, şirket yetkilisi ve temsilcisinin sanığın oğlu ... olduğu ancak sanık ...'in ifadesinde de belirttiği üzere şirketin işleriyle bizzat kendisinin ilgilendiği ve bütün işleri bizzat kendisinin takip ettiği, tanık ... ve sanıklar ..., ...'in hazırlık aşamasında belirttiği üzere söz konusu traktördeki arızayı sanık ...'e bildirdikleri ve arızanın giderilmesini istedikleri ancak sanık ...'ın kendisine bildirilen bu bilgileri şirket yetkilisi olan oğluna bildirmediği gibi traktörün arızasını da gidermediği, ayrıca şirket yetkilisi olmadığını kendisine bu arızayı bildiren kişilere de söylemediği, gerek işçiler gerekse dışarıdan gözlemleyen kişilerin şirket yetkilisinin ve tek sorumlusunun sanık ... olduğu kanaatine vardığı, sanık ...'in ... ... Çiftliği LTD ŞTİ'nin ortağı ve temsilcisi olmamasına rağmen temsilcisi gibi hareket ettiği, bu hareketinden dolayı kendisine bildirilen traktör arızasına ilişkin durumu traktörü tamir ettirmek suretiyle gidermediği, yine şirket yetkilisine iletmediği ve kendisine arızayı bildirenlere şirket yetkilisi olmadığını, asıl şirket yetkilisinin oğlu ... olduğunu söylemediği kendi beyanında da belirttiği üzere işleri kendisinin idare ettiğini ikrar ettiği bu hali ile söz konusu traktör kazasında fren arızasını gidermeyerek ve şirket yetkilisine haber vermeyerek meydana gelen kaza sonucu ölüm ile sanığın eylemi arasında nedensellik bağının bulunduğu, suçun unsurlarından manevi unsurunun gerçekleştiği, sanığın kazaya sebebiyet vermede kusurlu olduğu kanaatine varılarak üzerine atılı taksirle öldürme suçunu işlediği sabit kabul edilerek TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Sanıklar hakkında TCK'nun 85/1. maddesi uyarınca verilen 2 yıl 6 ay ... hapis cezasından TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, 2 yıl 1 ay hapis cezası yerine 1 yıl 13 ay hapis cezası verilerek eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-CMK'nın ''Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar'' başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas - 2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK'nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre sanıklara atılı TCK'nın 85/1. maddesinde düzenlenen taksirle öldürme suçunda aynı Kanunun 50/4. maddesi gereğince süreye bakılmaksızın paraya çevirme hükümlerinin uygulaması mümkün olup, sanıklar hakkında " kısa süreli hapis cezası olmadığından yasal olanak bulunmaması nedeniyle" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile paraya çevirme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi suretiyle CMK’nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması; 2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12-399 Esas - 2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından ... cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saiki" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi; 3-5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanıklar hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi; Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2025 tarihinde karar verildi.