İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 27/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/11/2025 Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/04/2022 tarihli 2021/... Esas-2022/... Karar sayılı kararı aleyhine davalı vekili tarafından aleyhe istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... vekili Av. ... dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin Kırgızistan'da faali…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1235 KARAR NO : 2025/2503 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/04/2022 NUMARASI : 2021/... Esas 2022/... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... GIDA VE DIŞ TİCARET SANAYİ VEKİLLERİ : Av. ... Av. .... DAVANIN KONUSU : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 27/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/11/2025 Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/04/2022 tarihli 2021/... Esas-2022/... Karar sayılı kararı aleyhine davalı vekili tarafından aleyhe istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... vekili Av. ... dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin Kırgızistan'da faaliyette bulunan ... şirketinden 70 ton kuru fasülye satın aldığını, 35.000,00 USD bedelini ödediğini, alınan malın Mersin'de bulunan antrepolara indirileceği sırada davalı şirketin malların kendilerine ait olduğunu beyan ederek Savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, Mersin 2 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... Esas (Eski Esas: 2003/...) sayılı dosyasından 2003 yılı 5. ayında verdiği tedbir kararı doğrultusunda dosyaya 56.000,00 TL lik teminat mektubunu vererek malları teslim aldığını, malların ticaretini yaparak sattığını, davalının davacıya ait mallara tedbir kararı gereğince el koyduğunu, 2003 yılından bu yana devam etmekte olan dava neticesinde davalının davacı aleyhine açtığı aidiyetin tespiti ve men'i müdahale davasının reddine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, yani malların davacıya ait olduğuna karar verildiğini, davalının haksız olarak davacıya ait malları satmak suretiyle davacıya maddi ve manevi zararlar verdiğini, davacının hem malından olduğunu hem de malı sattığı firmalarla sıkıntı yaşadığını, ticari itibarinin sarsıldığını ileri sürerek, Mersin 2 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... Esas - 2018/... Karar sayılı kararının kesinleşmiş olup, bu davaya dayanarak davacıya ait olan ve davalı tarafça 2003 yılında haksız olarak el konulan malların değeri olan 35.000,00 USD'nin malların davacıya teslim edilmesi gereken 15/01/2003 tarihinden itibaren dövize uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte karar tarihindeki kur üzerinden davalıdan tahsiline, ayrıca 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili Av. ... cevap layihasında özetle, davayı kabul etmediklerini, davacının alacağının muaccel olduğu tarihin dava dilekçesinde belirtildiği üzere 2003 tarihi olduğunu, davacının bu tarihte malı elinde bulunduran olup sonrasında Borçlar Hukukunda kabul edilmiş zaman aşımını kesen hukuki fiillerin hiç birini gerçekleştirmediğini, kanunda belirtilen 10 yıllık zaman aşımı süresi geçtiğinden davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak ve tazminat davası olduğunu, davalı şirketin elinde olmayan mal için bir iade yükümlülüğünden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirketin elindeki mevcut resmi belgelere göre malın Türkiye'ye ihraç edildiğinin adı geçen firma tarafından emtianın CİF satışının davalı şirkete yapıldığının sabit olduğunu, davacının dava dilekçesinde 15/01/2003 yılından itibaren faiz talebinde bulunduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere davanın kısmen ya da tamamen kabulüne karar verilmesi halinde böyle bir faiz talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını, davacının manevi tazminat isteminin de yersiz ve haksız olduğunu savunarak, davanın öncelikle zaman aşımı yönünden sonrasında ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Mahkememizin 2018/... - ... E-K sayılı (Eski 2003/... Esas sayılı) dosyasında dosyamız davalısı tarafından dosyamız davacısı aleyhinde mülkiyetin tespiti ve men'i müdahale davası açıldığı, davaya konu malın beyaz yemeklik fasulye olduğu, yapılan yargılama sırasında dosyamız davalısının talebi üzerine 09/05/2033 tarihli ara kararı ile "...davacının 55.632.373.690,00 TL teminat yatırması kaydıyla depoda bulunan davaya konu fasulyelerin Serbest Bölgede kalmak koşuluya davacıya teslimine", 09/05/2003 tarihli ara kararında ise "...dava değeri kadar teminat yatırıldığı anlaşıldığından fasulyelerin satışının yapılmasına bu şekilde izin verilmesine" karar verildiği, 14/05/2003 tarihinde tedbir kararının infazı için Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğüne yazı yazıldığı, mahkememizce yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği, mahkememiz kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından bozulması üzerine davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı tarafından davaya konu 70.000 kg. fasulyenin malikinin davacı şirket olduğu iddiası ile mahkememizin 2003/... Esas sayılı dosyasında dava açılmış, davacının talebi üzerine dava konusu fasulyelere tedbir konulmuş ve fasulyelerin satışının yapılması için davacı tarafa yetki verilmiş ve dava konusu emtia bu suretle davacının elinden çıkmış ise de, bilirkişiler ..., ... ve ... yöntemine uygun raporunda ifade edildiği üzere dava konusu fasulyelerin dosyamız davacısı ... .. Şti.'ne ait olduğunun, mahkememizin kesinleşmiş (2018/... Esas - 2018/... Karar) kararı ile tespit edildiği, buna rağmen davalı ... Ticaret AŞ'nin talebi üzerine konulan ihtiyati tedbir kararı nedeniyle davacının sahibi olduğu fasulyeleri zilyetliğine alamadığı, davacının kuru fasulyelere ulaşma şansının da kalmadığı ve ihtiyati tedbir nedeniyle 35.000,00 USD zararının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Mahkememizin 09/05/2003 tarihli tedbiri sonrasında mahkememizce 14/05/2003 tarihinde Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğüne tedbirin infazı için yazı yazılması üzerine, davacının sahibi olduğu mallara kavuşma imkanının kalmadığı ve davacının o tarihten itibaren faiz talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı tarafça zaman aşımı itirazında bulunulmuş ise de, yerleşmiş Yargıtay kararlarına göre ve HMK'nun 399. maddesi göz önüne alınarak zaman aşımının başlaması için ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkmış ya da hükmün kesinleşmiş olması gerektiği, mahkemece ihtiyati tedbirin kaldırılmamış olduğu, hükümle birlikte kaldırılmayan tedbirin hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği, mahkememizin 15/01/2018 tarihli kararının 31/12/2019 tarihinde kesinleştiği, mahkememizdeki davanın ise 06/01/2020 tarihinde açıldığı, dolayısıyla kanunda öngörülen 1 yıllık sürenin dava tarihi itibariyle dolmadığı kanaatine varılmakla davalının zaman aşımı itirazı reddedilmiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2016... Karar) Her ne kadar davacı tarafça manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de, dosyamız davalısının açtığı 2003/... Esas sayılı davada, dosyamız davalısı dava konusu emtianın maliki ve zilyedi olduğunu ileri sürmüştür. Aynı dosyadaki Yargıtay kararında uyuşmazlık konusu emtianın mülkiyetinin davacıya değil gümrük antreposuna bırakılan mallara vasıtalı olarak zilyet olan ikinci satıcı davalıya (dosyamız davacısına) geçtiği, davacının malın kendisine satımı ile ilgili olarak hukuki sorun yaşaması halinde muhatabının davalı değil dava dışı satıcı veya şartları varsa sigorta şirketi olması gerektiği ifade edilmiştir. Gerek dosya kapsamı gerekse Yargıtay kararındaki bu gerekçe göz önüne alındığında, dava konusu olayın davacı şirketin tüzel kişiliğinin manevi zarar görmesine yol açacak nitelik taşımadığı, davacının manevi zarar gördüğünden bahisle tazminat talebinde bulunmasının söz konusu olamayacağı, manevi tazminat talebinin koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmakla manevi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının açtığı Alacak davasının KABULÜNE, 35.000,00 USD alacağın 14/05/2003 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının açtığı Manevi Tazminat davasının reddine, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zaman aşımı itirazın reddi kararının hatalı olduğunu, davacı alacağı için dava açmamış icra takibine girişmemiş borçlu temerrüte düşmediğini, bu nedenle 10 yıllık sürenin çoktan dolduğunu, sebepsiz zenginleşme yönünden davanın haksız olduğunu, faiz talebinin yersiz olduğunu alacağın muaccel olduğunu, borçlunun temerrüte düşürülmesi gerektiğini, bunun için borçluya ihtar gönderilmesi veya aleyhine dava açılması gerektiğini, somut olayda müvekkilin temerrütü ancak Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihte oluşabileceği iddia ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibariyle haksız ihtiyati tedbir sebebiyle maddi ve manevi istemine ilişkindir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin Kırgızistan ülkesinde faaliyet gösteren davadışı şirketten 70 ton kuru fasulye satın aldığı ve buna karşılık 35.000,00 USD bedel ödediği, satın alınan mal Mersin'deki antrepolara indirildiğinde davalının malın kendisine ait olduğu iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulunduğu ve ayrıca Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... Esas (Eski 2003/... Esas) mülkiyetin aidiyeti ve men'i müdahale davasını açtığı, davalının açtığı sözkonusu davada uyuşmazlığa malın davalıya teslimi ve satışı konusunda ihtiyati tedbir kararı verildiği, sözkonusu davanın yargılaması sonunda davanın reddine karar verildiği, bu şekilde davalının müvekkiline ait malı ihtiyati tedbir yoluyla teslim almak ve satmak suretiyle müvekkilinin zararına sebebiyet verdiği ileri sürülerek 2003 yılında el konulan malın bedelinin ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili tarafından davanın reddi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce davacının açtığı alacak davasının kabulüne, 35.000,00 USD alacağın 14/05/2003 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının açtığı manevi tazminat davasının reddine karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun 399. maddesinin birinci fıkrasında, "Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür." ve aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise "Tazminat davası açma hakkı, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren, bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar." düzenlemelerinin yer aldığı anlaşılmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, eldeki davanın davalısı olan ... Ticaret Ltd. Şti. tarafından eldeki davanın davacısı Gülda Dış Ticaret Ltd.Şti. aleyhine Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... Esas (Eski 2003/... Esas) sayılı mülkiyetin tespiti ve men'i müdahale istemli davanın yargılaması sırasında 09.05.2003 tarihli ara kararla davacının 55.632.373.690 TL (daha sonra Türk Lirası cinsi para biriminden 6 basamağın eksiltilmesiyle 55.632,37 TL) teminat yatırması kaydı ile depoda bulunan davaya konu fasulyelerin serbest bölgede kalmak koşuluyla davacıya teslimine, 09.07.2003 tarihli ara kararla davacının fasulyelerin satışını yapmasına izin verilmesine karar verildiği, bilahare davanın yargılaması sonunda 15.11.2018 tarih ve 2018/... Esas-2018/... Karar sayılı kararla davanın reddine karar verildiği, sözkonusu kararın Yargıtayca onanmakla 31.12.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından davadışı şirketten satın alınan kuru fasulye cinsi mala ilişkin olarak davalının sözkonusu malı kendisinin CIF satış kuralları uyarınca davadışı şirketten satın aldığından bahisle malın kendisine ait olduğu iddiasıyla Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... Esas (Eski 2003/... Esas) sayılı mülkiyetin tespiti ve men'i müdahale istemli davayı açtığı, sözkonusu davanın yargılaması sırasında uyuşmazlığa konu malın davalı ... Ticaret Ltd. Şti.'ne teslimine ve onun tarafından satışına ilişkin ihtiyati tedbir kararları verildiği, anılan davanın yargılaması sonunda davalı ... Ticaret Ltd. Şti.'nin davasının reddine karar verilmiş ise de, ihtiyati tedbir kararlarının niteliği gereği davacı ... Ltd.Şti.'nin uyuşmazlığa konu malı teslim alamadığı anlaşılmakta olup davacının 6100 sayılı 399.maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra 1 yıl içinde açacağı davada haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan zararının giderilmesini isteyebileceği, Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.11.2018 tarih ve 2018/... Esas-2018/... Karar sayılı kararının 31.12.2019 tarihinde kesinleştiği nazara alındığında eldeki davanın açıldığı 07.01.2020 tarihi itibariyle 1 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığı, davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı. davalının uyuşmazlıkta CIF satış kurallarının uygulanmasına ilişkin iddiasının Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... Esas-2018/... Karar sayılı dosyasında değerlendirilip derecattan geçmekle kesinleştiği, davacıya ait olduğu kesinleşen mahkeme kararı ile tespit edilen malın bedeline ilişkin alacağa haksız ihtiyati tedbirin uygulandığı 14.05.2003 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, sonuç olarak ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce davacının ihtiyati tedbire konu malın bedeline ilişkin alacak talebinin kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 16.645,09.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.161,25.TL harcın mahsubu ile bakiye 12.483,84.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 27/11/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. ... Başkan ... ¸ ... Üye ... ¸ ... Üye ... ¸ ... Katip ... ¸