Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; tek kişilik odada tutulma nedeniyle de kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; tek kişilik odada tutulma nedeniyle de kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 8/12/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyon tarafından bu kararda incelenen iddialar haricindeki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna karar verilmiş, bu iddialar yönünden ise başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde son bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY ile bağlantılı olan ve aralarında yargı mensuplarının da bulunduğu çok sayıda kişi hakkında Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturma başlatılmıştır. Bu kapsamda teşebbüsün savuşturulduğu gün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık -aralarında Yüksek Mahkeme üyelerinin de bulunduğu- üç bine yakın yargı mensubu hakkında FETÖ/PDY ile bağlantılarının bulunduğu iddiasıyla başlatılan soruşturmada bu kişilerin büyük bölümü hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirlerine başvurulmuştur (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 51, 350). Başvurucu, Bakanlıkta müsteşar yardımcısı olarak görev yaparken Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafından 18/1/2010 tarihinde Yargıtay üyeliğine seçilmiştir. Başsavcılık 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen darbe teşebbüsü ile ilgili olarak örgüte üye olduğu değerlendirilen Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi ve HSYK üyeleri hakkında cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya değiştirmeye teşebbüs etme, FETÖ/PDY'yi kurma, yönetme ve üye olma suçlarından 16/7/2016 tarihinde soruşturma başlatmıştır. Başvurucu, Başsavcılığın talimatıyla 20/7/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucunun ifadesi 21/7/2016 tarihinde Başsavcılıkta alınmıştır. Başvurucu ifadesinde özetle FETÖ/PDY ile herhangi bir bağlantısının olmadığını ve darbeye karışmadığını belirterek suçlamaları kabul etmemiştir. Başsavcılık başvurucuyu terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanması istemiyle 21/7/2016 tarihinde Ankara Sulh Ceza Hâkimliğine sevk etmiştir. Ankara Sulh Ceza Hâkimliği aynı tarihte başvurucunun sorgusunu yapmıştır. Başvurucu sorgudaki ifadesinde özetle FETÖ/PDY ile herhangi bir şekilde bağlantısının olmadığını ifade ederek suçlamaları kabul etmemiştir. Ankara Sulh Ceza Hâkimliği 21/7/2016 tarihinde başvurucunun terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmasına karar vermiştir. Başvurucunun tutuklama kararına yaptığı itiraz, Ankara Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 3/8/2016 tarihinde benzer gerekçelerle kesin olarak reddedilmiştir. Ankara Sulh Ceza Hâkimliği 11/9/2016 tarihinde başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiş, anılan karara başvurucunun yaptığı itiraz Ankara Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 10/10/2016 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucu anılan kararı 31/10/2016 tarihinde öğrendiğini bildirmiştir. Öte yandan başvurucu, tutuklandıktan sonra Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna konulmuş; Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun 7/9/2016 tarihli kararı ile güvenlik nedeniyle tek kişilik odaya alınmıştır. Başvurucu, tek kişilik odaya alınması işleminin kaldırılması için 19/9/2016 tarihinde Ankara Batı İnfaz Hâkimliğine şikâyette bulunmuştur. Ankara Batı İnfaz Hâkimliği 23/9/2016 tarihinde başvurucunun talebinin reddine karar vermiştir. Başvurucu anılan karara karşı Ankara Batı Ağır Ceza Mahkemesine itirazda bulunmuş, Mahkeme 21/10/2016 tarihinde başvurucunun itirazının kesin olarak reddine karar vermiştir. Başvurucu anılan kararı 8/11/2016 tarihinde öğrendiğini bildirmiştir. Başvurucu 8/12/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başsavcılık kamu davası açılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben 6/11/2016 tarihinde fezleke düzenlemiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 15/12/2017 tarihli iddianamesiyle başvurucunun terör örgütü yöneticisi olma suçundan cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası açmıştır. Yargıtay Ceza Dairesi (Daire) iddianameyi kabul etmiş ve E.2017/116 sayılı dosya üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır. Daire 15/1/2020 tarihinde yaptığı duruşmada başvurucunun terör örgütü yöneticisi olma suçundan 17 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Daire hükümle birlikte başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına da karar vermiştir. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla temyiz mahkemesi sıfatıyla Yargıtay Ceza Genel Kurulunda derdesttir. Öte yandan Anayasa Mahkemesi, Ceza İnfaz Kurumundan başvurucunun tek kişilik odada tutulduğu sürece ilişkin ayrıntılı bilgi talep etmiştir. Ceza İnfaz Kurumu, Anayasa Mahkemesinin sorduğu tüm hususlara ilişkin olarak 23/7/2019 tarihli yazı ile cevap vermiştir. Söz konusu cevabın ilgili kısmı şöyledir:"Adı geçen Kurumumuzda 22/07/2016 tarihinden bu yana Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan Tutuklu olarak bulundurulmaktadır.Adı geçen Tutuklunun 07/09/2016 tarihinden bu yana A Blok T1 Alt Nolu Tek Kişilik Odasında bulundurulduğu anlaşılmıştır.T1 Alt Oda koğuşunun resmi kapasitesi Tek Kişidir.T1 Alt Odasının Fiziki Boyutları AVLU 69,18 m², Oda 12,29 m², Wc Banyo 2,75m²ve havalandırma Penceresi boyutları 125/125 cm dir.Oda Koğuşlarda Koku, Akma, Elektrik Arızası v.b nedenlerden dolayı bakım/onarıma ihtiyaç olması durumunda, Hükümlü ve tutukluların yazılı ve sözlü olarak bildirmeleri yada kurum personeli tarafından tespit edildiğinde Ceza İnfaz Kurumu Teknisyenleri marifetiyle bakım onarım işleri acele suretle yapılmaktadır. İlgili Oda içerisinde tutukluların kullanımına uygun bir adet Mutfak Evyesi, Mutfak Dolabı, Masa ve Sandalye bulunmaktadır.Odadan bağımsız 4 adet tekli odaya ait 69,18 m² Açık Havalandırma bulunmakta olup, günde İki buçuk saat faydalanması sağlanmaktadır.Banyo ve bulaşık İhtiyacı için odalara kişi başı günlük olarak 40 lt Sıcak su ve 120 lt soğuk su süre sınırlaması bulunmaksızın haftanın yedi günü sağlanmaktadır.Ceza İnfaz Kurumumuzda Günde iki kez Sabah saat. 00 'de veAkşam saat. 00 'de Odalarda sayım yapılmaktadır.Adı geçen Tutuklu hakkında tanzim edilen psikososyal raporları ekte sunulmuş olup, Sağlığı yönünden Ceza İnfaz Kurumuna getirilmesine müteakip 22/07/2016 tarihli ilk muayenesi ve kurumumuzda bulundurulduğu süre içerisinde tedavisinin takibine yönelik tüm belgeler ekte sunulmuştur.Adı geçenin kurumumuzda bulundurulduğu süre içerisinde yapmış olduğu Açık ve Kapalı görüş gün ve saatlerine ilişkin belgeler ile Telefonla görüşmesine ilişkin belgeler ekte sunulmuştur.Kurumumuzun 24/08/2016 tarih ve 2016/5215 sayılı idare ve gözlem kurulu kararınca;...... tutuklu hükümlülerin eğitim ve kütüphane talepleri ... karşılanmaktadır. Adı geçenin kurumumuzda bulundurulduğu süre içerisinde ailesi tarafından getirilmiş ve kurumumuz kütüphanesinden tarafına verilen kitap ve eserlere ilişkin belge ekte sunulmuştur.Yukarıda açıklanan hususlar ile adı geçen tutuklunun Kurumumuzda Acil Yardım Butonu bulunan Tek Kişilik Oda/Koğuşda Acil sağlık hizmetlerinden Yedi gün Yirmi Dört saat yararlanabildiği, içerisinde Tuvalet, Banyo, Mutfak Dolabı ve Tezgahının bulunduğu odasında TV. izleyebildiği günde iki buçuk saat havalandırma imkanından yararlandırıldığı, kurumumuzun Revir, Kantin, Telefon, Açık Görüş ve Avukatı ile Görüşme, Berber, Çamaşırhane gibi tüm hizmetlerden kurumumuzun güvenlik ve fiziki imkanları da dikkate alınarak faydalandırıldığı yapılan araştırmalar neticesinde anlaşılmıştır." 4/12/2014 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tutuklama kararı" kenar başlıklı maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:"Bu madde ile 100 üncü madde gereğince verilen kararlara itiraz edilebilir." 5271 sayılı Kanun'un "Şüpheli veya sanığın salıverilme istemleri" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir.Şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verilir. Ret kararına itiraz edilebilir." 5271 sayılı Kanun'un “İtiraz usulü ve inceleme mercileri” kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:"Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir." 5271 sayılı Kanun'un "Karar" kenar başlıklı maddesinin (4) numaralı fıkrası şöyledir:"Merciin, itiraz üzerine verdiği kararları kesindir; ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir." 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" kenar başlıklı maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:"Bu kanun, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlere yönelik şikâyetleri incelemek, karara bağlamak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere kurulan infaz hâkimliklerine ilişkin hükümleri kapsar." 4675 sayılı Kanun'un "İnfaz hâkimliklerinin görevleri" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:" (1) İnfaz hâkimliklerinin görevleri şunlardır: Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri ,yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak, ...Kanunlarda başka bir yargı merciine bırakılan konulara ilişkin hükümler saklıdır." 4675 sayılı Kanun'un "İnfaz hâkimliğine şikâyet ve usulü" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı olduğu gerekçesiyle bu işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir.Şikâyet, dilekçe ile doğrudan doğruya infaz hâkimliğine yapılabileceği gibi; Cumhuriyet başsavcılığı veya ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğü aracılığıyla da yapılabilir. İnfaz hâkimliği dışında yapılan başvurular hemen ve en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilir. Sözlü yapılan şikâyet, tutanağa bağlanır ve bir sureti başvurana verilir....Şikâyet yoluna başvurulması, yapılan işlem veya faaliyetin yerine getirilmesini durdurmaz. Ancak, infaz hâkimi giderilmesi güç veya imkânsız sonuçların doğması ve işlem veya faaliyetin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda işlem veya faaliyetin ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir." 4675 sayılı Kanun'un "İnfaz hâkimliğince şikâyet üzerine verilen kararlar" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"... Şikâyet başvurusu üzerine infaz hâkimi, duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir; ancak, gerek gördüğünde karar vermeden önce şikâyet konusu işlem veya faaliyet hakkında resen araştırma yapabilir ve ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir; ayrıca ceza infaz kurumu ve tutukevi ile ilgili Cumhuriyet savcısının da yazılı görüşünü alır. Disiplin cezasına karşı yapılan şikâyet üzerine infaz hâkimi, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını verir. Hükümlü veya tutuklu, savunmasını, hazır bulunmak ve vekâletnamesini ibraz etmek koşuluyla avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabilir. İnfaz hâkimi gerekli görmesi durumunda hükümlü veya tutuklunun savunmasını ceza infaz kurumunda da alabilir.İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir....İnfaz hakiminin kararlarına karşı şikayetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren bir hafta içinde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerine göre acele itiraz yoluna gidilebilir." İlgili hukuk için ayrıca bkz. Raşit Konya, B. No: 2017/26780, 28/6/2018, §§ 15-30; Timur Demir, B. No: 2018/33190, 9/5/2019, §§ 14-