Büyük Genel Kurulu 2016/8 E. , 2016/8 K. "" MAHKEMESİ : Yargıtay Hukuk Genel Kurulu İlk Derece Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasında yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca; “Davacı yargısal faaliyet nedeniyle 6100 sayılı HMK’nun 46. maddesine dayanarak tazminat isteminde bulunmuştur. Davacı ... 23/12/2013 harç tarihli dava dilekçesinde; Resmi vasiyetname tanıklarının, T.M.K.’nun 535/2 1. cümlesi gereğince, “miras bı…
**Büyük Genel Kurulu 2016/8 E. , 2016/8 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Yargıtay Hukuk Genel Kurulu İlk Derece Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasında yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca; “Davacı yargısal faaliyet nedeniyle 6100 sayılı HMK’nun 46. maddesine dayanarak tazminat isteminde bulunmuştur. Davacı ... 23/12/2013 harç tarihli dava dilekçesinde; Resmi vasiyetname tanıklarının, T.M.K.’nun 535/2 1. cümlesi gereğince, “miras bırakanının beyanının kendi önlerinde yapıldığına” dair vasiyetnameye şerh vermeleri zorunlu olduğunu, birinci cümlede miras bırakanın “beyanından” kastedilenin, miras bırakanın vasiyetnamenin içeriğine ilişkin beyanı olduğunu, tanıkların onama şerhi, vasiyetnamenin 7. sayfasının 2. Paragrafında yer aldığını, tanıkların, vasiyetnamenin başka bir sayfasında her hangi bir beyanları da bulunmadığını, tanıklar “miras bırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığına” dair vasiyetnameye şerh vermediklerini, bu noksanlığın dava konusu vasiyetnamede sabit olduğunu, bu nedenle vasiyetnamenin iptali, dolayısıyla da kararın bozulması gerektiğini, ayrıca, vasiyetnamede, gerçeğe uygun olmayan kayıtlarda mevcut olduğunu, murisin 60 adet tapulu taşınmazı mevcut olup, okur yazar olmayan murisin taşınmazlarından bir tanesinin dahi parsel numarasını bilmesi mümkün olmadığını ancak vasiyetnamede murisin 41 adet taşınmazına ait tapu sicil bilgilerini en ince ayrıntısına kadar notere, şahsen ve bizzat sözlü olarak beyan ettiği belirtildiğini, resmi vasiyet senedindeki bu kaydın gerçeğe uygun olmadığını, iddia ederek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, 2.000 TL (İkibin) TL maddi tazminatın, faiziyle birlikte HMK 46/c maddesi gereğince davalı tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı cevap dilekçesinde; davacının yasal mirasçı sıfatını belgelemesi gerektiğini, davacıdan başka mirasçı varsa MK. 640 md. göre diğer mirasçılarla birlikte dava açılması ya da terekeye temsilci tayini gerektiğini, mirasçı sıfatıyla tek başına açılan davanın sıfat yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, 2802 ...93/A maddesine göre hükmün kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılabileceğini, mahkeme kararı Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 2013/12623 E. sayılı kararı ile 08.10.2013 tarihinde onandığı, yargılama faaliyetleri tamamlanıp tamamlanmadığı belirsiz olduğunu, vasiyetnamenin düzenlenmesinde herhangi bir şekil eksikliği bulunmamakta olduğunu iddia ederek davanın reddini savunmuştur. Dava dilekçesinin esasa kayıt edilmesini takiben dosya 15.01.2014 tarihinde gündeme alınmış, yapılan görüşmeler sonunda naip üye tayin edilmiş ve dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra 6100 sayılı HMK 138. maddesi gereğince dosya üzerinden dava şartları incelenmiş ve dava şartları bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. 6100 sayılı HMK’nun 116. maddesindeki ilk itiraz ileri sürülmediği için herhangi bir inceleme yapılmamıştır.