Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/3469 E. , 2024/5870 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3469 Karar No : 2024/5870 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 2024 DGS Başvuru Kılavuzu’nun “TABLO-2. Önlisans Mezuniyet Alanlarına Göre Dikey Geçiş Yapılabilecek Lisans Programları” başlıklı kısmında yer alan “İç Mekan Tasarımı” programından dikey geçiş yapılabilecek lisans progra
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/3469 E. , 2024/5870 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3469 Karar No : 2024/5870 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 2024 DGS Başvuru Kılavuzu’nun “TABLO-2. Önlisans Mezuniyet Alanlarına Göre Dikey Geçiş Yapılabilecek Lisans Programları” başlıklı kısmında yer alan “İç Mekan Tasarımı” programından dikey geçiş yapılabilecek lisans programlarının yedi’den üç’e düşürülmesi nedeniyle Kılavuz’un ilgili bölümü’nün iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Önlisans bölümü olan ‘iç mekan tasarımı’ bölümünden mimarlık ve iç mimarlık gibi son derece fazla tercih edilen bölümler dahil çok çeşitli bölümlere dikey geçiş imkanı sağlanması ve bu geçiş imkanının da idarenin istikrar kazanmış uygulaması olması ve kamuoyunda bu uygulamanın devam edeceğine dair oluşan güven ve beklenti nedeniyle bu bölümü tercih ederek kayıt yaptırdığı, bölüm sayısının üçe düşürülmesi işleminin ancak ve ancak 2024 yılından sonra ilgili bölüme geçiş yapanları kapsaması gerektiği, mevzuatın davalı idareye kontenjan belirleme dışında bir yetki vermediği, bu şekilde bir bölüm kısıtlamasının DGS ile tercih edilecek alanlarda yığılmaya sebep olacağı ve haliyle de bölüme kaydolurken beklenilen faydanın artık bir nevi zarara dönüşerek tarafının herhangi bir lisans programına yerleşmesini engelleyecek sonuçlara neden olacağı, eğitim hakkının kısıtlandığı, ‘iç mekan tasarımı’ bölümü müfredatı ile ’mimarlık’ bölümü müfredatının oldukça benzer olduğu, önlisans programına kayıt olurken tercih edebileceği yedi lisans programı olduğunu düşündüğü ve bu konuda haklı beklentisi bulunduğu, düzenlemenin ileriye yürütülmesi gerektiği iddia edilmektedir. DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI : Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın Savunması : Mevzuat hükümlerinin verdiği yetki uyarınca ilgili kararın alındığı, istatistiki veriler incelendiğinde; davacının mezun olduğu “İç mekan tasarımı” ön lisans programının, ülkemizde 54 Üniversitede yer aldığı, 2023 YKS verilerine göre “İç mekan tasarımı” ön lisans bölümüne toplamda 3800 öğrencinin yerleştirildiği, bu kapsamda bahsi geçen bölümden mezun olan kişi sayısının her yıl ortalama 3700-3800 civarlarında olabileceği, bu bölüm mezun sayısının ciddi derecede fazla olduğu, 2023 yılı YKS verilerine göre “Mimarlık” lisans bölümüne toplamda 5172 öğrencinin yerleştiği, Mimarlık programı için kurumları tarafından en az 250.000. başarı sırasında olma koşulu getirildiği, dolayısıyla Mimarlık bölümü gibi önemli bir bölümde başvuru yapabilecek kişi sayısının kısıtlandığı ancak aynı zamanda söz konusu bölümde eğitim gören mezun ve öğrenci sayısında ciddi bir atış meydana geldiği, 2023 yılı YKS verilerine göre “Geleneksel Türk Sanatı” lisans bölümüne toplamda sadece 36 öğrencinin yerleştiği, “El sanatları” lisans bölümüne toplamda sadece 80 öğrencinin yerleştiği, dolayısıyla bu bölümlere yerleşen öğrenci sayısının son derece sınırlı olduğu, DGS ile yapılan yerleştirmelerin YKS’e başarı sıralaması şartı aranan Mimarlık, Mühendislik ve Hukuk gibi bazı lisans programlarına geçmenin istisnai bir yolu olduğu, fırsat eşitliği ve adalet ilkesinin korunması da esas olduğundan, istisnai imkanların bahse konu temel ilkeleri aşmanın bir yolu olarak düşünülemeyeceği, ayrıca en az lise mezunu olan her adayın, her yıl YKS ile şartları dahilinde istediği lisans programına yerleşme imkanına sahip olduğu, bu gerekçelerle 4 Nisan 2024 tarihli Yükseköğretim Genel Kurul toplantısında dava konusu düzenlemenin kabul edildiği, davacının mezun olduğu “iç mekan tasarımı” bölümünün hedef ve misyonlarının doğrudan Mimarlık, Geleneksel Türk El Sanatları, Tezhip Sanatı gibi bölümlerle olan ilişkisinin son derece sınırlı olduğu, bahsi geçen programların iç mekan tasarımı programının devamı niteliğinde olduğundan söz edilemeyeceği, “İç mekan tasarımı” bölümünün iç mekan tasarımı alanındaki projeleri çizen, okuyabilen, temel tasarım ve renk bilgisi ile bilgisayar destekli tasarım programlarını kullanabilen bireyler yetiştirmeyi amaçladığı, “Geleneksel Türk Sanatları” bölümünün hat sanatı, tezhip sanatı, cilt sanatı, halı-kilim ve geleneksel kumaş desenleri, çini tasarımı ve onarımı olmak üzere beş anasanat dalından oluştuğu, “El Sanatları” bölümünün geleneksel ve çağdaş sanat tekniklerini kullanarak öğrencilere el becerileri ve sanatsal yeteneklerini geliştirme fırsatı sunan 4 yıllık bir program olduğu, davacının mezun olduğu alanda görülen dersler ve bölümün amaçları ile 2024 DGS Kılavuzunda yer verilmeyen bölümlerde görülen ders müfredatı ve bölümlerin hedefleri noktasındaki ilişkinin son derece kısıtlı olduğu gibi önemli nitelikte farkların da olduğu, Mimarlık programı ile iç mekan tasarımı arasında sadece birkaç dersin (matematik, temel tasarım, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi gibi) uyuştuğu, Mimarlık gibi öğrenci sayısının son derec yoğun olduğu bölüme olan toplumsal ihtiyacın da azalmaya başladığı, YKS sonrası ayrılan kontenjanlar ile bahsi geçen bölümün yeterli doygunluğa ulaştığı, böylece DGS sonrası kontenjanların azaltılmasının da tabii olduğu, Geleneksel Türk Sanatları, Tezhip yada El Sanatları gibi bölümlerin de öğrenci sayılarının son derece kısıtlı olduğu, bu bölümler yönünden toplumsal ihtiyacın da sınırlı olduğu, davacının bahsi geçen bölümlere YKS ile her zaman yerleşebileceği, DGS ile lisans programlarına sınırlı geçiş imkanının tanınmasının, geçiş yapılabilecek programların değiştirilemeyeceği anlamına gelmediği, davacının hukuken kesinleşmiş bir hakkının bulunmadığı, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı'nın Savunması : DGS’ye yönelik ilkeler, kurallar ve kontenjanların Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından belirlendiği ve YÖK Genel Kurulu kararı doğrultusunda kılavuz haline getirildiği, kurumlarının uygulayıcı nitelikte olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin iptal edilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava; 2024 DGS Başvuru Kılavuzu’nun “TABLO-2. Önlisans Mezuniyet Alanlarına Göre Dikey Geçiş Yapılabilecek Lisans Programları” başlıklı kısmında yer alan “İç Mekan Tasarımı” programından dikey geçiş yapılabilecek lisans programlarının yedi’den üç’e düşürülmesi nedeniyle Kılavuz’un ilgili bölümü’nün iptali istemiyle açılmıştır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun "Yükseköğretim Kurulunun görevleri" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; "Yükseköğretim kurumlarının bu Kanunda belirlenen amaç, hedef ve ilkeler doğrultusunda kurulması, geliştirilmesi, eğitim-öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve yükseköğretim alanlarının ihtiyaç duyduğu öğretim elemanlarının yurt içinde ve yurt dışında yetiştirilmesi için kısa ve uzun vadeli planlar hazırlamak, üniversitelere tahsis edilen kaynakların, bu plan ve programlar çerçevesinde etkili bir biçimde kullanılmasını gözetim ve denetim altında bulundurmak," hususu ile (b) bendinde; "Yükseköğretim kurumları arasında bu Kanunda belirlenen amaç, ilke ve hedefler doğrultusunda birleştirici, bütünleştirici, sürekli, ahenkli ve geliştirici işbirliği ve koordinasyonu sağlamak," (h) bendinde; "Üniversitelerin her eğitim - öğretim programına kabul edeceği öğrenci sayısı önerilerini inceleyerek kapasitelerini tespit etmek; insangücü planlaması, kurumların kapasiteleri ve öğrencilerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda ortaöğretimdeki yönlendirme esaslarını da dikkate alarak öğrencilerin seçilmesi ve kabul edilmesi ile ilgili esasları tespit etmek," hususu Yükseköğretim Kurulu'nun görevleri arasında sayılmış, 'Yükseköğretime giriş ve yerleştirme' başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; "Yükseköğretim kurumlarına giriş ve yerleştirme işlemleri imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılır." hükmü, (e) fıkrasında; "Ön lisans mezunları için, ilişkili lisans programlarında belirlenmiş kontenjanın yüzde onunu geçmeyecek şekilde Yükseköğretim Kurulu kararı ile her yıl dikey geçiş kontenjanı ayrılabilir." hükmü düzenlenmiştir. 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanunun "Temel ilkeler" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında; "Sınav, ölçme, değerlendirme ve yerleştirme işlemleri, güvenilirlik, gizlilik, tarafsızlık, bilimsellik ilkeleri çerçevesinde ve adaylara fırsat eşitliği sağlayacak biçimde yapılır." hükmü, 7. fıkrasında; "Yükseköğretim ile ilgili sınavlar Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yapılır. " hükmü yer almıştır. Öte yandan, Meslek Yüksekokulları ve Açıköğretim Ön Lisans Programları Mezunlarının Lisans Öğrenimine Devamları Hakkında Yönetmeliğin "Kontenjan" başlıklı 5. maddesinde; meslek yüksekokulları ile açıköğretim ön lisans programlarından mezun olanların, bitirdikleri alanların devamı niteliğindeki lisans programlarına dikey geçiş yapmaları amacı ile lisans programlarında kontenjan ayrılacağı, bu kontenjanların, sınavsız olarak meslek yüksekokulları programlarına devam ederek mezun olan öğrencilerin yüzde onundan az olmayacağı, meslek yüksekokulu ve açıköğretim ön lisans mezunlarından örgün öğretim ve açıköğretim lisans programlarına dikey geçiş yapmak üzere başvurma şartlarını taşıyanlar için hangi lisans programlarının açılacağı, açılacak lisans programlarına meslek yüksekokulları ve açıköğretimin hangi programını bitirenlerin başvurabileceği, bu programların kontenjanları ve programlara yapılacak yerleştirmede kullanılacak puan türleri, dikey geçiş yapılacak üniversitelerin görüş ve önerileri de dikkate alınarak Yükseköğretim Kurulunca belirlenip ilan edileceği hükmüne, "Sınav Kılavuzu ve Başvuru İşlemleri" başlıklı 6. maddesinde ise; "Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) her yıl, meslek yüksekokulu ve açıköğretim önlisans mezunları ile o yıl son sınıfta olup staj dışındaki mezuniyet şartlarını yerine getirenlerin hangi lisans programlarına dikey geçiş için başvurabileceklerini, bu programların koşullarını ve bu programlara alınacak öğrenci sayılarını gösteren bir kılavuz hazırlar. Bu kılavuzda, adayların nasıl başvurabilecekleri, lisans programı tercihlerini nasıl yapacakları, sınav, değerlendirme ve yerleştirme işlemleri, meslek yüksekokulu müdürlükleri ve açıköğretim önlisans programlarının bağlı olduğu birimlerce yürütülecek işlemlerle ilgili ilke ve kurallar yer alır. Bu kılavuz, Yükseköğretim Kurulunun onayı ile yürürlüğe girer..." hükmüne yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; davacının 2022 yılında Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, Hendek Meslek Yüksekokulu, İç Mekan Tasarımı bölümüne kayıt yaptırdığı ve 04/07/2024 tarihinde mezun olduğu, 2024 tarihinden önce DGS Başvuru Kılavuzlarında “İç Mekan Tasarımı” bölümünden mezun olanların tercih edebileceği lisans programları; El sanatları, Geleneksel Türk Sanatları, Tezhip sanatı, Mimarlık, İç mimarlık, İç mimarlık ve çevre tasarımı, Kültür varlıklarını koruma ve onarım, olarak belirlenmiş iken 10/05/2024 tarihli DGS Başvuru Kılavuzu’nda bu sayı üç’e düşürülmüş ve tercih edilebilecek lisans programları; İç Mimarlık, İç mimarlık ve çevre tasarımı, Kültür varlıklarını koruma ve onarım, olarak belirlenmiştir. İdarenin takdir yetkisi, temel amacı faaliyetlerinde kamu yararını gerçekleştirmek olan idarenin belli bir konuda karar alıp almama yahut karar alma hususunda birden fazla seçenek arasında seçim yapma serbestisine sahip olması şeklinde tanımlanmaktadır. Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun düzenleme yapma konusunda takdir yetkisine sahip olduğu hallerde, yürürlüğe konulan kanunların Anayasa'ya uygunluk denetimi kapsamında verdiği kararlarda, kanun koyucunun kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerektiğini vurgulamaktadır (AYM, E:2015/109, K:2016/28, 7/4/2016). Hukuk devleti ilkesinin unsurlarından biri olan "hukuk güvenliği" ile, kişilerin hukukî güvenliğinin sağlanması amaçlanmakta olup, söz konusu ilke, yazılı hukuk kurallarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de kanunî düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır. İdare, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, her zaman yönetmelik, tebliğ, genelge ve diğer düzenleyici idarî işlemleri yürürlüğe koyma ve bu düzenlemelerle, değişen şartları gözeterek önceki düzenlemeler ile doğmuş olan objektif hukukî durumları, ileriye yönelik olarak yürürlükten kaldırma yetkisine sahip bulunmaktadır. Ancak idare, bu konudaki yetkilerini kullanırken önceki düzenlemeler kapsamında kişilerin kazanılmış haklarını ve haklı beklentilerini korumalıdır. Bu durum, hukuk devleti ilkesinden hareketle hukuk güvenliğinin ve hukukî istikrarın sağlanması açısından vazgeçilmez niteliktedir. Düzenleyici işlemler bakımından baskın bir kamu yararı olmadıkça haklı beklentilerin geçiş düzenlemeleri ile korunması gerekliliği de ayrı bir ölçüt olarak içtihatlarda varlığını sürdürmektedir. Davacının İç mekan tasarımı ön lisans programına kayıt olduğu sırada, o zamana kadar uygulanmasına devam edildiği haliyle, El sanatları, Geleneksel Türk Sanatları, Tezhip sanatı, Mimarlık, İç mimarlık, İç mimarlık ve çevre tasarımı, Kültür varlıklarını koruma ve onarım programlarına DGS ile lisans eğitimi için tercihte bulunabileceği yönünde davacı bakımından haklı bir beklenti meydana geldiği açıktır. Bu itibarla, uzun yıllar aynı şekilde uygulanan ve davacının ilgili programa kayıt olduğu yılda da DGS Kılavuzunda geçiş yapılabilecek lisans programları olarak yer alan düzenlemenin, herhangi bir geçiş hükmü öngörülmeden zamanından önce kaldırılarak haklı beklentilerin korunması ilkesinin ihlâl edildiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/B maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ : Davacı, 2022 yılında Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Hendek Meslek Yüksekokulu İç Mekan Tasarımı bölümüne kayıt olmuştur. 2024 tarihinden önce DGS Başvuru Kılavuzlarında “İç Mekan Tasarımı” bölümünden mezun olanların tercih edebileceği lisans programları; El sanatları, Geleneksel Türk Sanatları, Tezhip sanatı, Mimarlık, İç mimarlık, İç mimarlık ve çevre tasarımı, Kültür varlıklarını koruma ve onarım, olarak belirlenmiştir. 10/05/2024 tarihli DGS Başvuru Kılavuzu’nda bu sayı üç’e düşürülmüş ve tercih edilebilecek lisans programları; İç Mimarlık, İç mimarlık ve çevre tasarımı, Kültür varlıklarını koruma ve onarım, olarak belirlenmiştir. Davacı, 2024 DGS’ye 30/06/2024 tarihinde girmiş ve 04/07/2024 tarihinde önlisans programından mezun olmuştur. Tercih edebileceği lisans programlarının düşürülmesi nedeniyle, Kılavuz’un ilgili kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: İlgili Mevzuat: 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 'Yükseköğretim Kurulu' başlıklı 6. maddesinin (a) fıkrasında; "Yükseköğretim Kurulu, tüm yüksek öğretimi düzenleyen ve yükseköğretim kurumlarının faaliyetlerine yön veren, bu kanunla kendisine verilen görev ve yetkiler çerçevesinde özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, bir kuruluştur. Yükseköğretim Kuruluna; Yükseköğretim Denetleme Kurulu ile gerekli planlama, araştırma, geliştirme, değerlendirme, bütçe, yatırım ve koordinasyon faaliyetleri ile ilgili birimler bağlıdır." hükmüne yer verilmiş, 'Yükseköğretim Kurulunun görevleri' başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; "Yükseköğretim kurumlarının bu Kanunda belirlenen amaç, hedef ve ilkeler doğrultusunda kurulması, geliştirilmesi, eğitim-öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve yükseköğretim alanlarının ihtiyaç duyduğu öğretim elemanlarının yurt içinde ve yurt dışında yetiştirilmesi için kısa ve uzun vadeli planlar hazırlamak, üniversitelere tahsis edilen kaynakların, bu plan ve programlar çerçevesinde etkili bir biçimde kullanılmasını gözetim ve denetim altında bulundurmak," hususu ile (b) bendinde; "Yükseköğretim kurumları arasında bu Kanunda belirlenen amaç, ilke ve hedefler doğrultusunda birleştirici, bütünleştirici, sürekli, ahenkli ve geliştirici işbirliği ve koordinasyonu sağlamak," hususu Yükseköğretim Kurulu'nun görevleri arasında sayılmış, 'Yükseköğretime giriş ve yerleştirme' başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; "Yükseköğretim kurumlarına giriş ve yerleştirme işlemleri imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılır." hükmü, (e) fıkrasında; "Ön lisans mezunları için, ilişkili lisans programlarında belirlenmiş kontenjanın yüzde onunu geçmeyecek şekilde Yükseköğretim Kurulu kararı ile her yıl dikey geçiş kontenjanı ayrılabilir." hükmü düzenlenmiştir. 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 'Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı' başlıklı 25. bölümünde; Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı'nın teşkilat, görev ve yetkilerine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiş olup 346. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde; kılavuz; ölçme, seçme ve yerleştirme işlemlerine ilişkin uyulması gereken kurallar, duyurular veya yol gösterici açıklamalardan oluşan ve adaylar ile diğer ilgilileri bağlayıcı olan basılı veya elektronik ortamdaki bilgi paketi olarak tanımlanmış, 347. maddesinin 2. fıkrasının (i) bendinde ise; görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapmak ve kılavuzlar hazırlamak, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı'nın görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun'un 'Temel ilkeler' başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında; "Sınav, ölçme, değerlendirme ve yerleştirme işlemleri, güvenilirlik, gizlilik, tarafsızlık, bilimsellik ilkeleri çerçevesinde ve adaylara fırsat eşitliği sağlayacak biçimde yapılır." hükmü, 7. fıkrasında; "Yükseköğretim ile ilgili sınavlar Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yapılır. " hükmü yer almıştır. 19/02/2002 tarih ve 24676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Meslek Yüksekokulları ve Açıköğretim Ön Lisans Programları Mezunlarının Lisans Öğrenimine Devamları Hakkında Yönetmeliğin 'Kontenjan' başlıklı 5. maddesinde; "Meslek yüksekokulları ile açıköğretim ön lisans programlarından mezun olanların, bitirdikleri alanların devamı niteliğindeki lisans programlarına dikey geçiş yapmaları amacı ile lisans programlarında kontenjan ayrılır. Bu kontenjanlar, sınavsız olarak meslek yüksekokulları programlarına devam ederek mezun olan öğrencilerin yüzde onundan az olmaz. Meslek yüksekokulu ve açıköğretim ön lisans mezunlarından örgün öğretim ve açıköğretim lisans programlarına dikey geçiş yapmak üzere başvurma şartlarını taşıyanlar için hangi lisans programlarının açılacağı, açılacak lisans programlarına meslek yüksekokulları ve açıköğretimin hangi programını bitirenlerin başvurabileceği, bu programların kontenjanları ve programlara yapılacak yerleştirmede kullanılacak puan türleri, dikey geçiş yapılacak üniversitelerin görüş ve önerileri de dikkate alınarak Yükseköğretim Kurulunca belirlenir ve ilan edilir." hükmüne, 'Sınav Kılavuzu ve Başvuru İşlemleri' başlıklı 6. maddesinde; "Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) her yıl, meslek yüksekokulu ve açıköğretim önlisans mezunları ile o yıl son sınıfta olup staj dışındaki mezuniyet şartlarını yerine getirenlerin hangi lisans programlarına dikey geçiş için başvurabileceklerini, bu programların koşullarını ve bu programlara alınacak öğrenci sayılarını gösteren bir kılavuz hazırlar. Bu kılavuzda, adayların nasıl başvurabilecekleri, lisans programı tercihlerini nasıl yapacakları, sınav, değerlendirme ve yerleştirme işlemleri, meslek yüksekokulu müdürlükleri ve açıköğretim önlisans programlarının bağlı olduğu birimlerce yürütülecek işlemlerle ilgili ilke ve kurallar yer alır. Bu kılavuz, Yükseköğretim Kurulunun onayı ile yürürlüğe girer..." hükmüne yer verilmiştir. Hukuki Değerlendirme: Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden, Yükseköğretim ile ilgili sınav ve yerleştirme işlemlerinin imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde ÖSYM tarafından yapılacağı, yine Yükseköğretim Kurulu'nun, Yükseköğretim kurumlarının 2547 sayılı Kanun'da belirtilen amaç, hedef ve ilkeler doğrultusunda kurulması, geliştirilmesi, eğitim-öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve bu doğrultuda üniversitelerin her eğitim-öğretim programına kabul edeceği öğrenci sayısı önerilerini inceleyerek kapasitelerinin tespit edilmesi, insan gücü planlaması, kurumların kapasiteleri ve öğrencilerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda ortaöğretimdeki yönlendirme esaslarını da dikkate alarak öğrencilerin seçilmesi ve kabul edilmesi ile ilgili esasları tespit etmekle görevli olduğu anlaşılmaktadır. Hukukumuzda, takdir yetkisi, temel amacı faaliyetlerinde kamu yararını gerçekleştirmek olan idarenin belli bir konuda karar alıp almama yahut karar alma hususunda birden fazla seçenek arasında seçim yapma serbestisine sahip olması şeklinde tanımlanmaktadır. Düzenleyici işlemlerde idareye düzenleme yapma yetkisi veren üst normlarda düzenlemenin içeriği itibarıyla belli bir sınır çizilmemesi durumunda, idarenin takdir yetkisi söz konusu olmaktadır. Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun düzenleme yapma konusunda takdir yetkisine sahip olduğu hallerde, yürürlüğe konulan kanunların Anayasa'ya uygunluk denetimi kapsamında verdiği kararlarda, kanun koyucunun kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerektiğini vurgulamaktadır (AYM, E:2015/109, K:2016/28, 7/4/2016). Dolayısıyla, takdir yetkisi kullanılarak ihdas edilen düzenleyici işlemlerin yargısal denetiminde, başta normlar hiyerarşisi olmak üzere adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütleri gözetilerek düzenlemenin denetlenmesi gerektiği, takdir yetkisinin sınırsız olmadığı İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir. Hukuk devletinin önemli bir unsuru olarak hukukî güvenlik ilkesi, sadece bireylerin devlet faaliyetlerine duyduğu güveni değil, aynı zamanda yürürlükteki mevzuatın süreceğine duyulan güveni de içerir. Bu nedenle hukukî güvenlik ilkesi, yürürlükte bulunan hukuk kurallarına uygun olarak teessüs etmiş kazanılmış hakları korumanın yanında kazanılmış hakka dönüşmemiş beklentileri de belli ölçüde korumaktadır (AYM, E:2016/195, K:2017/158, 16/11/2017). Hukuk devleti ilkesinin unsurlarından biri olan "hukuk güvenliği" ile, kişilerin hukukî güvenliğinin sağlanması amaçlanmakta olup, söz konusu ilke, yazılı hukuk kurallarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de kanunî düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır. Haklı beklenti, idarenin ister bir düzenleyici işlem, ister bir taahhüt, isterse uzun süren bir uygulamasına güvenerek olsun, kişilerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmeleridir. İdare, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, her zaman yönetmelik, tebliğ, genelge ve diğer düzenleyici idarî işlemleri yürürlüğe koyma ve bu düzenlemelerle, değişen şartları gözeterek önceki düzenlemeler ile doğmuş olan objektif hukukî durumları, ileriye yönelik olarak yürürlükten kaldırma yetkisine sahip bulunmaktadır. Ancak idare, bu konudaki yetkilerini kullanırken önceki düzenlemeler kapsamında kişilerin kazanılmış haklarını ve haklı beklentilerini korumalıdır. Bu durum, hukuk devleti ilkesinden hareketle hukuk güvenliğinin ve hukukî istikrarın sağlanması açısından vazgeçilmez niteliktedir. Hukuk güvenliği ve haklı beklentilerin korunması ilkeleri idareyi, özellikle düzenleyici işlemler yaparken, değiştirirken ya da tamamen yürürlükten kaldırırken kişilerin bu düzenlemelerden beklenmedik bir şekilde olumsuz olarak etkilenmelerini önleyici tedbirler almaya iten ilkeler olarak ortaya çıkmaktadır (Erdoğan Bülbül, İdari İşlemlerin Yürürlükten Kaldırılması, İstanbul 2010, s. 46). Düzenleyici işlemler bakımından baskın bir kamu yararı olmadıkça haklı beklentilerin geçiş düzenlemeleri ile korunması gerekliliği de ayrı bir ölçüt olarak içtihatlarda varlığını sürdürmektedir. Davacı, 2022 yılında Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Hendek Meslek Yüksekokulu İç Mekan Tasarımı bölümüne kayıt olmuştur. Kayıt olduğu tarihte DGS Başvuru Kılavuzlarında “İç Mekan Tasarımı” bölümünden mezun olanların tercih edebileceği lisans programları; El sanatları, Geleneksel Türk Sanatları, Tezhip sanatı, Mimarlık, İç mimarlık, İç mimarlık ve çevre tasarımı, Kültür varlıklarını koruma ve onarım, olarak belirlenmiştir. 10/05/2024 tarihli DGS Başvuru Kılavuzu’nda bu sayı üç’e düşürülmüş ve tercih edilebilecek lisans programları; İç Mimarlık, İç mimarlık ve çevre tasarımı, Kültür varlıklarını koruma ve onarım, olarak belirlenmiştir. Davacı, 2024 DGS’ye 30/06/2024 tarihinde girmiş ve 04/07/2024 tarihinde önlisans programından mezun olmuştur. İç mekan tasarımı ön lisans programına kayıt olduğu esnada, o zamana kadar aynı şekilde devam eden programlara DGS ile lisans eğitimi için tercihte bulunabileceğine ilişkin davacı bakımından haklı bir beklenti meydana geldiği açıktır. İdarenin kamu hizmetlerinin değişkenliği ilkesi gereği ucu açık ve ileriye dönük belirsiz süreyle aldığı ekonomik kararları kaldırabileceği veya yeni kararlar alabileceği konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Ancak bu şekildeki karar değişikliklerinde idarenin geçiş hükümleri öngörmek suretiyle yararlanıcıların idarî tasarrufların devamına duydukları güveni en az ölçüde ihlâl edecek nitelikte tedbirler alması gerekmektedir. Uzun yıllar aynı şekilde uygulanan ve davacının ilgili programa kayıt olduğu yılda da DGS Kılavuzunda geçiş yapılabilecek lisans programları olarak yer alan düzenlemenin, herhangi bir geçiş hükmü öngörülmeden zamanından önce kaldırılarak haklı beklentilerin korunması ilkesinin ihlâl edildiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu düzenlemenin İPTALİNE, 2. Davacının kabul edilen adli yardım istemi kabul edildiğinden ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam 2. ...-TL yargılama giderinin davalı idarelerden tahsili için 6100 sayılı Kanun'un 339. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tahsil dairelerine müzekkere yazılmasına, 3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un 20/B maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 5 (beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 13/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.