T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1297 Esas KARAR NO: 2026/235 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 04/04/2024 NUMARASI: 2022/48 E. - 2024/72 K. DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini KARAR TARİHİ: 12/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1297 Esas KARAR NO: 2026/235 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 04/04/2024 NUMARASI: 2022/48 E. - 2024/72 K. DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini KARAR TARİHİ: 12/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu eserin müvekkiline ait ... isimli hikaye ve dizi projesi olduğunu, ... isimli dizinin müvekkilinin hiçbir bilgisi ve onayı olmadan intihal oluşturmak suretiyle ..... ekranlarında yayınlandığını, müvekkilinin eserlerinde töre mağduru kadınları, ..., berdeli, göç sorunlarını işleyen ödüllü bir yazar olduğunu, ... dizisinin giriş bölümündeki çıkış hikayesinin '' ...'' kitabındaki yine yazara ait ... isimli öykü olduğunu, müvekkilinin bu hikayesinin ... .... Noterliğinin .../09/2005 tarih ve ...yevmiye numaralı tasdikname ile tasdiklenmiş olduğunu, müvekkilinin öyküsünün ....../2005 yılında ...internet dergisinde .. sayfalık uzun özeti ile yayınlandığını, ..../2011 yılında müvekkiline ait olan "...'' isimli öykü kitabında ... adıyla kısa öykü tarzında yayınlandığını, 2012 yılında müvekkilinin ...'da düzenlendiği öykü atölyesine ait ortak kitap olarak yayımlanan ... isimli kitapta müvekkilinin ... isimli hikayesinin de yayımlandığını, müvekkilinin ... isimli hikayesinin ...de yayınlanan ... dizisinin ana hikayesini oluşturduğunu, iş bu davaya konu öykü ve projenin daha önce ... ve... dizilerinde kullanıldığını, müvekkilini bu iki yayına karşı ikame ettiği davaları kazandığını ve her iki davanın da kesinleştiğini, ... ve... dizileri çok iyi gelir getirdiği için aynı öykünün üçüncü kez kullanıldığını, yapımcı ve tv kanallarının bile bile intihal etmelerinin nedeninin denenmiş ve başarılı olmuş bir projenin yüksek gelirinin olması olduğunu, elde edilecek kazancın eser sahibinin uzun sürecek dava süreci ve dava donucu elde edilecek küçük tazminat bedelleri de göze alınabilecek riskler kapsamında görüldüğünü, ... dizisinin ......bölümünün ......'da 2.5 milyonun üzerinde izlendiğini, davaya konu olayda ...de ... ve ... imzası ile başlayan dizide öykünün ve ana karakterlerin adı bile değiştirilmeksizin birebir kopyalanarak, olay akışı ile birlikte yapılmış ve dizide bahsi geçen ... ve... dizilerindeki intihal oranını çok daha fazla aştığını, intihalin dışında hayatın olağan akışına uymayan sıkı benzerlikler ve tesadüflerin mevcut olduğunu, müvekkiline ait öykü ile yayınlanmakta olan dizi arasında müvekkilinin hikayesinin başkarakterinin adının ... olduğunu ve dizide de bu ismin değiştirilmediğini, dizinin müvekkilinin ... hikayesi ile başlayıp, ....... metaforu ile çıkış yaptığını, hikaye, olay akışı, konu bütünlüğü, hikaye bütünlüğü, çatışma, içerik karakterler açısından kısmen ayniyet ve benzerlikler gösterdiğini, izleyiciler ve köşe yazarlarının ... dizisi hakkında ... dizisi ile aynı olduğuna dair pek çok yorum yapıldığını, müvekkilinin davaya konu intihal ile ilgili olarak ........ Noterliğinin .../08/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tüm davalılara ihtarname keşide etmiş olup, ... Şirketi'nin de ihtarnameye konu taleplerin karşılanmayacağını bildirdiğini, müvekkilinin eserinden yola çıkarak hazırlanan söz konusu dizi izinsiz işleme mahiyetinde olup, bu durumun müvekkilinin 5846 sayılı Kanundan doğan adın belirtilmesi ve umuma iletim manevi hakları ile işleme, çoğaltma, yayma ve sair tüm mali ve manevi haklarına tecavüz niteliği taşıdığından ve dizinin halen davalı kanalda yayınlanmakta olması dolayısıyla, öncelikle müvekkilinin zararının daha da büyümemesi için tedbir kararı verilmesini, FSEK'ten doğan mali ve manevi hakları ihlal edilen müvekkili lehine 30.000,00 TL manevi tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'nin FSEK md. 68 uyarınca üç katına tekabül eden 3.000,00 TL nin müvekkili tarafından keşide edilen ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAPLAR: Davalı ... Hizmetleri A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde iddialarının hiçbirini kabul etmediklerini, müvekkili şirket ile yapımcı ... arasında akdedilmiş "..." isimli diziyi konu alan ........ Yapım Sözleşmesi'nin "Üçüncü Kişi Talepleri" başlıklı 4.6. maddesinde; "Dizi’ye ilişkin tüm eser ve/veya hak sahiplerin ve/veya diğer tüm üçüncü kişilerden gelebilecek her türlü taleplerden ve bu kişilerin başlatacağı her türlü hukuki ve cezai takiplerden münhasıran diğer davalı ... sorumludur." hükmü kapsamında, hiç bir surette davacının taleplerini kabul anlamına gelmemek üzere, dizinin hikaye (öykü) ve senaryosunun yayınlanmasından doğan talepler bakımından müvekkili şirketin hukuki ya da cezai hiç bir sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle tüm taleplerin tamamen diğer davalı ...’e yöneltilmesi gerektiğini, "..." isimli televizyon dizisinin oluşturulmasına ilişkin her şeyin dış yapıma ait olup, müvekkili şirketin bu yapım sürecine hiç bir katkısı bulunmadığını, dizinin tamamen diğer davalı ... tarafından hazırlanmış olup, yayına hazır halde müvekkili şirkete kaset teslimi olarak sunulduğunu, davacı tarafından müvekkili şirket ve diğer davalılara keşide edilen ihtarname üzerine, müvekkili şirketin derhal diğer davalılardan dizinin yapımcısı olan ve Sözleşme çerçevesinde taleplerin muhatabı olan ... ile iletişime geçerek, konunun detayları hakkında bilgi talep ettiğini, diğer davalı ...'in ise, üçüncü kişi taleplerinin tek muhatabı olarak davacının ihtarnamesine karşılık olarak.... .... Noterliği tarafından keşide ettiği ....08.2020 tarih ve ......yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap vererek, söz konusu cevabı bilgilendirme amacıyla müvekkili şirkete de gönderdiğini, davacının davasına dayanak gösterdiği öykülerin, daha önce hiç işlenmemiş ve tamamen kendisinin düşünce gücüne dayanan özgün eserler olmadığını, nitekim, davacının dilekçesinde sözünü ettiği ve maalesef ülkemizin acı bir gerçeği olan töre, ....... ve göç sorunlarını işleyen bir çok kitap, sayısız sinema filmi ve televizyon dizisi mevcut olduğunu, hali hazırda dahi bir çok televizyon kanalında bu konuları işleyen televizyon dizilerinin yayınlandığını, Türkiye için genel bir hikaye olan ..., ......kavramlarından bahsedilen her içeriğin davacının söz konusu hikayeleri ile benzerlik taşıdığını ileri sürmenin abesle iştigal olduğunu, müvekkili şirkete ait televizyon kanalında yayınlanan "..." isimli dizinin davacının iddia ettiği gibi, hikayelerinin işlenmesi suretiyle meydana getirilmiş olmasının mümkün olmadığını, diğer davalılar arasında yer alan ...'in de dava konusu dizinin öykü ve ilk ... bölümün senaryosunun kendisine ait olduğunu ve kendisinden izin alınmadan yayınlandığını iddia ederek müvekkili şirket ve diğer davalı ... aleyhine dava açtığınu, bu davanın da Mahkemenin 2020/135 E. Sayılı dosyası halen derdest olduğunu, bu dava sonucunda verilecek kararın bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini, mahkeme aksi takdirde ise davacı tarafın müvekkili şirkete karşı haksız olarak ikame etmiş olduğu davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. Cevap dilekçesinde özetle; öncelikle diğer davalı tarafından mahkemeye açılmış olan 2020/135 Esas sayılı davanın bu dava açısından bekletici mesele yapılması ile davaya konu ... isimli dizinin ana senaristi olan ...'a davanın ihbarını talep etmiş, esas yönden ise; davacının kitapları, FSEK hükümleri doğrultusunda eser koruması altında olsa da, hikayelerin içinde yer alan her unsurun, her temanın, her ismin eser koruması kapsamına sokulmasının mümkün olmayacağını, davacının, ... ve töre gibi Türkiye açısından sosyal bir gerçeklik üzerinde, müvekkilinin ticari markası olan, ayrıca çoğu sanat eserinde başlık olarak sıklıkla kullanılan "..." ismi üzerinde ve ....metaforu gibi çoğu efsanalerden gelen anonim unsurlar üzerinde tekel hakkı olduğunu düşündüğünü, anılan unsurlar, davacının hususiyetini taşıyan özgün unsurlar olmadığı için FSEK kapsamında eser koruması şemsiyesi altına dahil edilemeyeceklerini, bu nedenle intihalden bahsedilmesi mümkün olmayıp, haksız gelir elde etme amacı taşıyan işbu davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Davalılardan ...'e usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olmakla; dava dilekçesine karşı cevap dilekçesini yasal süresi içerisinde mahkememiz dosyasına ibraz etmediği anlaşılmıştır.BİRLEŞTİRME VE TEFRİK KARARI: İstanbul 2. FSHHM 2020/.. Esas, 2021... Karar sayılı, .../01/2021 tarihli kararı ile işbu davanın İstanbul ...FSHHM 2020/135 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş olup, birleşen dosya İstanbul ......FSHHM'ye devrolmuş, İstanbul ......FSHHM 2021/165 Esas sayılı dosyasının .../03/2022 tarihli duruşmasında, birleşen işbu davanın yeniden tefrik edilerek yeni bir esas üzerinden devam olunmasına karar verilerek, yargılamaya 2022/48 Esas numarası üzerinden devam olunmuştur. MAHKEME KARARI:İstanbul .....Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ..../04/2024 tarihli 2022/48E. - 2024/72 K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça sunulan dava dilekçesinde davalı ...'in senaristi, davalı ... Ltd. Şti.'nin yapımcısı olduğu, diğer davalı ... Hizmetleri .......... ait televizyon kanalında yayınlanan "..." isimli televizyon dizisinin, kendisine ait "..." isimli hikaye ve dizi projesi ile "..." adlı hikayeden intihal yapılarak oluşturulduğunun beyan edilerek tecavüzün tespiti, meni, durdurulması, maddi ve manevi tazminat talepli bu davanın açıldığı, dosyada tefrik kararından önce ve sonra olmak üzere iki farklı bilirkişi heyetinden rapor alındığı, alınan bilirkişi raporlarının uyumlu oldukları, raporlar arasında bir çelişkinin bulunmadığı, raporlarda davacıya ait "..." isimli hikaye ve dizi projesi ile "..." adlı hikaye ile davalı ... Ltd. Şti.'nin yapımcısı olduğu, diğer davalı ... Hizmetleri A.Ş. ait televizyon kanalında yayınlanan "..." isimli televizyon dizisinin hikayeleri, olay örgüleri, konuları ve karakterleri yönünden karşılaştırıldığı, ikinci heyetten alınan raporda ilk heyetten alınan rapor ile uyumlu olarak davacı tarafın ..., ... (öykü), ... (TV dizi projesi) ile davalı tarafın eseri ... isimli TV dizisi arasında; karakterlerin gelişimi, düğüm, ana olay örgüsü, yan karakterlerin hikayeye katkıları, çatışma gibi dramatik yapı unsurları dikkate alınarak yapılan incelemede eserlerin birbirlerinden farklı yapılarda olması, “...” konusunun herkesin kullanımına açık olduğu, yapısı gereği aynı coğrafi bölgeyi içerdiği ve yine yapısı gereği bir de başka bir çiftin olmasının gerekmesi, isim ve husumet konularındaki benzerliğin olay örgüsüne yansımadığı, davacı eserin özgünlüğünün davalı esere geçmemesi, ana karakterlerin birbirlerinden sosyolojik, fizyolojik ve psikolojik olarak farklı olması, karakterlerin dramatik yapı unsurlarından “amaçları'nın, motivasyon kaynaklarının farklı olması dikkate alındığında FSEK anlamında mali veya manevi hak ihlaline sebebiyet verecek bir hususa rastlanmadığının tespit edildiği, raporların denetime elverişli ve yeterli olduğu, mahkememizce hükme esas alındığı, davacıya ait "..." isimli hikaye ve dizi projesi ile "..." adlı hikaye ile davalı ... Ltd. Şti.'nin yapımcısı olduğu, diğer davalı ... Hizmetleri A.Ş. ait televizyon kanalında yayınlanan "..." isimli televizyon dizisinde kullanılan töre ve ... konularının aynı coğrafi bölgeyi içeren eserlerde kullanılan genel ve anonim konular olduğu bu nedenle bu konuların taraflara ait eserler yönünden tek başına hususiyet katan nitelikte olmadığı, davacıya ait eserler ile davalı tarafa ait davaya konu dizi filmi hikayeleri, olay örgüleri, konuları ve karakterleri yönünden tüm unsurlarıyla birlikte karşılaştırıldığında davacıya ait eserlerin bütünündeki hususiyetin, davaya konu dizi filmde baskın unsur ve hak ihlali oluşturacak nitelikte kullanılmadığı, bulunmadığı ve davalı tarafça yapılmış hak ihlalinin bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, hukukun doğru uygulanmadığını, müvekkilinin hikayesinin kan davasını maksatlı ... evlenmesi ile kurgulandığın ve özgün olduğunu,Mahkemece hatalı bilirkişi raporlarına dayanılarak davanın reddedilmesinin doğru olmadığını, dosyaya sundukları iki adet uzman görüşünde bilirkişi raporlarından farklı görüş bildirildiği halde bu çelişkinin giderilmediğini, Yargıtay'ın mütekar uygulamalarına göre bu durumun bozma nedeni olduğunu,Uzman görüşü delillerinin Mahkemece yok sayıldığını, gerekçede bu delillere yer verilmediğini, Hatalı bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazlarının Mahkemece reddedilerek sürpriz niteliğinde bir karar verildiğini, bu durumun HMK'nın 353/b-2 maddesine aykırı olduğunu,Müvekkilinin eserinde FSEK kapsamında eser tespiti yapılmadan ve eserin objektif unsurları değerlendirilmeden, müvekkilinin hususiyeti tartışılmadan rapor düzenlendiğini, eksik ve hatalı raporların hükme esas alındığını,Müvekkilinin daha önce "..." dizisine karşı İstanbul 1. FSHHM'nin 2008/.... Esas, 2011/... Karar saylı ve İstanbul ... FSHHM'ne "......." dizisiyle ilgili açtığı 2014/... Esas, 2017/... Karar sayılı davaların delil değerlerinin yok sayıldığını,Dosyada yer alan iki kusurlu raporda, genel hikaye ile bölümü senaryolarının kıyaslandığını, oysa müvekkilinin bölüm senaryoları üzerinde değil, iki öykü ve dizinin genel hikayesi/projesi üzerinde hak iddia ettiğini, bu karmaşanın itirazlarına rağmen giderilmediğini,Kök hikaye tretman, genel öykünün sektörde başka bir iş ve ürün, bunlardan (sahibinin izni ile işleme yoluyla) üretilen ve sonra vücuda getirilen bölüm senaryosu ve diyaloğun başka bir iş ve eser olduğunu, müvekkilinin bölüm senaryolarının bu genel hikayeden işlendiği iddiasının yanlış anlaşıldığını, bu yanlış anlaşılmanın varlığının, bölüm hikayelerinin genel hikaye ile kıyaslanmasından da açıkça belli olduğunu, Müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, sürpriz karar yasağının ihlal edildiğini,Bilirkişi raporlarında hatalı olan ilk kısmın, bölüm senaryolarının dizi genel hikayesi ile çarpıştırılması olduğunu,Dava konusu TV dizisi ile müvekkilinin öykülerindeki mağdur-zalim-kurtarıcı üçgenine bakıldığında, mağdur kişinin ..., zalim kişi yakın çevre ve kayınvalide, kurtarıcı ise gerek berdelle kavgayı sonlandırmayı öneren yaşlı zat, gerekse ... verilenin evlendiği kişi olduğunu, davalıların genel hikayesinin bu bakımdan özgün olmadığını, dizinin orijinal eser olmadığını, müvekkilinin eserinden izinsiz işleme olduğunu,Bilirkişilerin hangi kıstasla özgünlük değerlendirmesi yaptıklarının belli olmadığını,Dava konusu dizinin "..." dizisi ile büyük ölçüde benzediğinin sosyal medya sitelerinde sıkça paylaşıldığını,Davalının prodüksiyonunun gerçekleştirdiği dizide yönetmen dava dışı ... ile ... dizisinin koordinatörü ve müvekkilinden ... dizi projesini alan ...'ın soyadlarının aynı olduğunu,Davaya konu düzünün "..." dizisi ile de karşılaştırılması gerektiği halde, bu karşılaştırmanın yapılmamasının müvekkilinin delillerinin bilirkişilerce gözetilmemesi anlamını taşıdığını,Kendileri tarafından tespit edilen 23 adet benzerliğin ve uzman akademisyenlerden alınan görüşlerin dikkate alınmadığını ve yok sayıldığını,Bilirkişi raporlarında, intihal olmadığı, olsa olsa esinlenme olduğu belirtilmişse de, esinlenme sınırını aşacak derecede benzerlik bulunduğunu,Eserlerin anonim olduğuna dair Mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, bu durumun davalı savunmalarını da aştığını, davalı tarafa ait esere de zarar verdiğini,Dosyaya sundukları 23 adet benzerliğe ilişkin karşılaştırmalı tablonun bilirkişiler tarafından incelenmediğini, yalnızca ..., isim ve husumet noktalarında değerlendirme yapıldığını belirterek, hak sahipliğine ilişkin delilleri toplanmadan verilen kararın kaldırılmasına, duruşma yapılmaksızın yeniden esas hakkında karar verilmesini, takdiren yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına, kararın bozularak dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine, "Sanatın ve sanatçının korunması" başlıklı Anayasa'nın 64. maddesi hükmünden doğan "Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır." hükmü gereğince eksik inceleme aynı zamanda kamu düzeninde olması nedeniyle re'sen araştırma yapılmasına, gerekli görülürse duruşma açılarak yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İlk derece mahkemesince senarist ..., FSEK uzmanı ... ve TV-sinema sektöründen ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan .../09/2021 bilirkişi raporunda; ülkemizde ve dünyada birçok konunun tema, fikir, olay binlerce farklı biçimde işlendiği, bunun yanında bazı konular, temalar ve olayların kendi gerçekçiliği içinde belli benzerlikleri ve kalıpları olduğu, bu açıdan bakıldığında davacının başarılı bir yazar duyarlılığı ve diliyle anlatı yanı sıra karakterin iç dünyalarını derinlemesine işleme biçimiyle hususiyet kazandırdığı, ancak intihal iddiasında bulunduğu konular bağlamında irdelendiğinde ülkemizde, Ortadoğu coğrafyasında, hatta klasik edebiyat ve bir çok film ve kitapta işlenmiş ve artık klişeleşmiş konular olduğu, bu konuların kendi doğası içinde var olan neden sonuç ilişkisi içinde bir gelişimi, akışı, bütünlüğü içerdiği, bu bağlamda kan davası olan iki ailenin çocuklarının kaçmasının tehditler, yeni pazarlıklar, şantajlar ve saldırganlıklar içermesinin bazı kan davalarının ... ile çözüme bağlanmasının da bu klişe bütünün bir parçası olarak mevcut olduğu, davacı... dizi projesinin de yine klişe olan kumalar arası rekabetin ve çatışmanın kumaların birbirlerine karşı kurduğu kumpaslara dönüşmesi ( ki bu tarafların eseri arasındaki temel bir farklılık oluşturmaktadır ) klişesi ve bu klişeye sahte bir kan davasıyla perdelenmesi ve ardından ... olayına bağlanmasının da önemli ölçüde klişe olduğu, ancak bu klişe bütününün doğal bir parçası olan kan davası, ... gibi benzeri unsurları eserin yarattığı kahraman ve anti kahramanlar, bu iki yapı arasındaki ana çatışması ve özellikleri açısından işlemesinin davacının eserinden hususiyeti farklı bir biçimde kurgulandığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince FSEK uzmanı ..., Senarist ... ve TV-sinema sektöründen ...'tan oluşan bilirkişi heyetinden alınan ..../12/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davaya konu ... isimli öykü, ... isimli öykü ve ... dizi projesi özeti incelendiğinde; olayı, karakteri, örgüsü ile kendine ait uslüp barındıran, hususiyet taşıyan bir metin olmakla FSEK 2/1 anlamında dil ve yazı ile ifade olunan ilim ve edebiyat eseri olduğu, davacının davaya konu yaratımların FSEK 11'deki karine çerçevesinde eser sahibi olduğu, davacı tarafın ..., ... (öykü), ... (TV dizi projesi) ile davalı tarafın eseri ... isimli TV dizisi arasında; karakterlerin gelişimi, düğüm, ana olay örgüsü, yan karakterlerin hikayeye katkıları, çatışma gibi dramatik yapı unsurları dikkate alınarak yapılan incelemede, eserlerin birbirlerinden farklı yapılarda olması, "..." konusunun herkesin kullanımına açık olduğu, yapısı gereği aynı coğrafi bölgeyi içerdiği ve yine yapısı gereği bir de başka bir çiftin olmasının gerekmesi, isim ve husumet konularındaki benzerliğin olay örgüsüne yansımadığı, davacı eserin özgünlüğünün davalı esere geçmemesi, ana karakterlerin birbirlerinden sosyolojik, fizyolojik ve psikolojik olarak farklı olması, karakterlerin dramatik yapı unsurlarından amaçlarının, motivasyon kaynaklarının farklı olması dikkate alındığında FSEK anlamında mali veya manevi hak ihlaline sebebiyet verecek bir hususa rastlanmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.İlk derece mahkemesince FSEK uzmanı ..., radyo-tv sektöründen ... ve ...'tan oluşan bilirkişi heyetinden alınan .../12/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacının öykü ve dizi projesi çalışmalarının "eser" niteliği bulunduğunun kök raporda tespit edildiği, diğer yandan davalının TV dizisinin de hususiyet taşıyan bir eser oluşturduğu, davalı kullanımı, davacının eserinin dayandığı konu ve olgulardan esinlenme içerebilirse de, benzerliğin intihal düzeyinde olmadığının tespit edildiği, davalının, davacı eserinden bir işleme eser oluşturduğunun da söylenemeyeceğini, zira işleme eserin, işlenilen ana eseri temel alarak yeni bir eser türetilmesini içerdiğini, oysa yapılan karşılaştırmalardan da görüleceği üzere davacının öyküsünden bir dizi oluşturulduğunu söyleyecek bir benzerlik düzeyi olmayıp, tam aksine pek çok farklılık bulunduğu, davalının dizisini başlı başına bir eser olarak ortaya koyduğunu, zira olayda davacının öyküsünden ya da projesinden çekilmiş bir dizi değil, farklı bir eserden çekildiği tespit edilen bir TV dizisi olduğunu, yukarıda da ifade edildiği gibi "..." konusunun herkesin kullanımına açık olduğu, yapısı gereği aynı coğrafi bölgeyi içerdiği ve yine yapısı gereği bir de başka bir çiftin olmasının gerekmesi, isim ve husumet konularındaki benzerliğin olay örgüsüne yansımadığı, davacı eserin özgünlüğünün davalı esere geçmemesi, ana karakterlerin birbirlerinden sosyolojik, fizyolojik ve psikolojik olarak farklı olması, karakterlerin dramatik yapı unsurlarından amaçlarının, motivasyon kaynaklarının farklı olması... ifadelerinin durumu net olarak ortaya koyduğunu, konunun ait olduğu coğrafi bölgeyi temel alan ve ana konusu insan ilişkileri olan birçok dizi ve sinema filminde onlarca ortak nokta ama yine bir o kadar da ayrışan noktayı görmenin mümkün olduğunu, Karadeniz Bölgesi, Balkanlar veya Ege Bölgesi'nin ana coğrafya olarak seçildiği birçok yapımda karakterlerin isimlerinden profillerine, şivelerinden kıyafetlerine, mesleklerinden çekim mekanlarına, çatışma konularından bir araya geldikleri olaylara baktığımızda benzerlikleri ve konunun akışına bağlı olarak bir o kadar da ayrışan noktayı görmenin mümkün olduğunu, her hakkın kutsal olduğunu, özellikle de düşünce ürünlerinin korunması ve hak ettiği şekilde takdir görmesi gerektiğini, ancak davacının söz konusu öyküsü ile ilgili yine yukarıda da açıkça ifade edildiği gibi yapılan karşılaştırmalardan da görüleceği üzere davacının öyküsünden bir dizi oluşturulduğunu söyleyecek bir benzerlik düzeyi olmadığını, tam aksine pek çok farklılık, davalı dizisini başlı başına bir eser olarak ortaya koyduğunu, davalının marka tescili ayrı bir hukuki kisve oluşturmakta olup, işbu davadaki telif haklarına bir dayanak teşkil etmeyeceğini, işbu sebeplerle kök raporda da davalının böyle bir hakka dayalı yetkilerinden söz edilmediğine dair görüş ve kanaat bildirilmiştir. G E R E K Ç E : Dava, davacıya ait olan eserlerin, davalı ...’in yapımcılığını yaptığı, davalı ...’in senaryosunu yazdığı ve davalı ...’ye ait televizyon kanalında gösterilen "..." isimli dizi senaryosunda izinsiz olarak kullanıldığı iddiasıyla açılan FSEK’ten kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve maddi ve manevi tazminat davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.Davacı kendisine ait eserden davalıların intihal yaptıklarını iddia ederek dava açmışsa da, intihal için, davacının hikayesinde somut ifadeye dönüşen temel unsurların, davalı şirketin yapımcılığını yaptığı dizide izinsiz olarak kullanılması gerekir. Yapılan incelemede, her iki eserin konusunun da aynı bölgede yaşanan kan davası ve ... gibi konulara ilişkin oldukları, doğal olarak ... yoluyla istemediği halde evlendirilen kadın ve aralarında husumet bulunan iki ailenin bulunmasının kaçınılmaz olduğu, Mahkemece konusunda uzman bilirkişilerden alınan her üç bilirkişi raporunda da, davacının eseri ile davaya konu dizi senaryosu arasında benzerlik bulunmadığı, her iki senaryoda da, pek çok öyküde kullanılan ve anonim olan ..., .... gibi olaylar ortak unsur olarak yer almışsa da, "..." konusunun herkesin kullanımına açık olduğu, yapısı gereği aynı coğrafi bölgeyi içerdiği ve yine yapısı gereği bir de başka bir çiftin olmasının gerekmesi, isim ve husumet konularındaki benzerliğin olay örgüsüne yansımadığı, davacı eserinin özgünlüğünün davalı esere geçmemesi, ana karakterlerin birbirlerinden sosyolojik, fizyolojik ve psikolojik olarak farklı olması, karakterlerin dramatik yapı unsurlarından amaçlarının, motivasyon kaynaklarının farklı olması, kahramanların ve anti kahramanların kişilik özelliklerinin, sosyal durumlarının, yaşadıkları çevrelerin farklı olması, ayrıca olay örgüsünde de anonim özellikler dışında bir benzerlik bulunmaması nedeniyle, esinlenme sınırlarını aşan benzerlik ya da işlenme eserden söz edilemeyeceğine dair görüş bildirilmiştir. Raporlar ayrıntılı ve denetime uygun olduğundan, Mahkemece raporlar doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Davacı tarafından dosyaya sunulan iki adet uzman görüşünde bilirkişi raporlarına aykırı görüşler bildirilmişse de, senaryoların birebir karşılaştırılmadığı, yalnızca anonim olan kan davası, ..., kötü kayınvalide gibi benzerlikler dikkate alınarak görüş bildirildiği ve yapılan değerlendirmelerin eserlerin benzer olduğunu ispata yeterli olmadığı anlaşılmakla, uzman görüşleri ile bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmemesi sonuca etkili değildir. Tüm bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.