Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/2491 E. , 2024/5310 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/2491 Karar No : 2024/5310 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Ajans Reklam Medya Organizasyon Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/2491 E. , 2024/5310 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/2491 Karar No : 2024/5310 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Ajans Reklam Medya Organizasyon Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirketin tek ortağı ve kanuni temsilcisinin 07/12/2018 tarihine kadar kanuni temsilcisi olduğu ... İnşaat Hırdavat Taahhüt İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında 2018 ila 2021 yıllarında komisyon karşılığında sahte fatura düzenlediği yolunda vergi tekniği raporu bulunduğundan bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında değinilen şirketin tüm vergi borçlarının ödenmesi ve teminat verilmesi gereğini duyuran ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin ortağı ve kanuni temsilcisi olan ...'in, münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirildiği yönünde hakkında inceleme raporu düzenlenen ... İnşaat Hırdavat Taahhüt İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 14/02/2018 ila 29/11/2018 tarihleri arasında ortak ve kanuni temsilcisi olduğu, 03/12/2018 tescil tarihli hisse devrine ilişkin genel kurul kararı ile şirketle organik bağının kalmadığı, sahte belge düzenlendiği kanaatinin oluşmasında ağırlıklı olarak 2019 ila 2021 yıllarındaki olumsuz saptamaların etkili olduğu, ...'in incelenen şirketteki ortaklık ve temsilcilik dönemlerine ilişkin tespitlerin, bu şahsın şirket unvanı altında sahte belge düzenleme fiilini gerçekleştirdiğini kabule yeterli ve somut olarak kabul edilemeyeceği, şirketin mükellefiyet tesis ettirmekteki amacının münhasıran sahte fatura düzenlemek olduğu hususu ortaya konulamadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin, kanuni temsilcisi ve şirket hisselerinin tamamının sahibi olan ...'in kanuni temsilcisi olduğu ... İnşaat Hırdavat Taahhüt İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunu done alan takdir komisyonu kararlarına istinaden adına 2018 yılına ilişkin olarak yapılan kurumlar vergisi ve geçici vergi tarhiyatlarının kaldırılması istemiyle açılan ...Vergi Mahkemesi Mahkemesinin ... tarih ve E:... ve K:... sayılı davada, davacı şirketin söz konusu yıllarda münhasıran komisyon karşılığı sahte belge düzenleme faaliyetiyle iştigal ettiğini somut olarak ortaya koymaya yeterli olduğu sonucuna varılmak suretiyle verilen karara taraflarca yöneltilen istinaf başvurularının ise ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... ve K:...sayılı kararıyla kesin olarak reddedildiği görüldüğünden sözü edilen firmanın münhasıran sahte belge düzenlediği hususunun somut olarak ortaya konulduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : ... İnşaat Hırdavat Taahhüt İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindeki tüm hisselerini 29/11/2018 tarihli genel kurul kararı ile tüm aktif ve pasifiyle birlikte devrederek şirketten ayrıldığı, bahsi geçen şirkete ilişkin vergi tekniği raporunun 2021 yılında düzenlendiği, raporda belirlenen olumsuzlukların hisse devrinden sonraki dönemlere ilişkin olduğu, raporun 2018 ila 2021 yıllarına ilişkin olduğu kendisinin sadece 2018 yılında kısa bir süre kanuni temsilciliği bulunduğu, 2018 yılı Aralık dönemine kadar olan tespitlerin şirketin mevcut ticari potansiyeli ile uyumlu ve makul düzeyde olduğu, yoklamalarda faal olduğu, işyerinde faaliyet konusuna uygun emtia bulunduğu, işçi çalıştırdığı tespitlerine yer verildiği, sahte fatura düzenlendiğinden bahisle yapılan tarhiyatın tamamından sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... İnşaat Hırdavat Taahhüt İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin sahte belge düzenleme fiili nedeniyle incelenmesi neticesinde tanzim edilen vergi tekniği raporunda, kuruluş tarihinden itibaren gerçek bir ticari faaliyeti bulunmaksızın, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği, ortağı ve kanuni temsilcisi olan ...'in, davacı şirketin de ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu tespit edildiğinden, 213 sayılı Kanun'un 153/A maddesi kapsamında değinilen şirketin tüm vergi borçlarının ödenmesi ve 2.679.628,82 TL teminatın istenmesi, belirlenen süre içinde verilmemesi hâlinde teminat tutarının teminat alacağı olarak tahakkuk ettirileceğine ve 6183 sayılı Kanun uyarınca gecikme zammı tatbik edilerek takip ve tahsil edileceğine dair dava konusu işlemin tebliğ edildiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin birinci fıkrasında; başkaca bir ticari, zirai ve mesleki faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi üzerine işi bırakmış addolunan ve mükellefiyet kayıtları vergi dairesince terkin edilenlerden, serbest meslek erbabının, şahıs işletmelerinde işletme sahibinin, adi ortaklıklarda ortaklardan her birinin, ticaret şirketlerinde; şirketin, kanuni temsilcilerinin, yönetim kurulu üyelerinin, şirket sermayesinin asgari %10’una sahip olan gerçek veya tüzel kişilerin ya da bunların asgari %10 ortağı olduğu veya yönetiminde bulundukları teşebbüslerin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlerin veya düzenlenen raporda fiillerin işlenmesinde bilfiil bulundukları tespit edilenlerin işe başlama bildiriminin alınması halinde, bunlar adına mükellefiyet tesis edilebilmesi için işe başlama bildiriminde bulunanların ve mükellefiyeti terkin edilenlerin tüm vergi borçlarının ödendiği ve 6183 sayılı Kanun'un 10. maddesinin birinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan nev’iden 150.000 Türk Lirasından ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın %10’undan az olmamak üzere teminat verilmiş olmasının şart olduğu, üçüncü fıkrasında ise birinci fıkrada sayılanların, mükellefiyeti bulunan adi ortaklık, ticaret şirketleri ve tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin kanuni temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, idarecisi, asgari %10 ortağı olması, bunları devralması, kısmen veya tamamen bunlara devrolunması halinde, keyfiyetin vergi dairesinin ıttılaına girdiği tarihten itibaren bir ay içinde birinci fıkrada yer alan şartların yerine getirilmesinin bu mükelleflerden yazılı olarak isteneceği, otuz günlük süre içinde şartların yerine getirilmemesi ve sayılan kişilerin statülerinin devam ettirilmesi halinde, istenilen teminat tutarının verilen sürenin son günü vade tarihi olarak kabul edilmek suretiyle mükellef adına teminat alacağı olarak tahakkuk ettirileceği, tahakkuk ettirilen teminat alacağının, gecikme zammı tatbik edilerek mükelleften, birinci fıkrada sayılan kişilerin teminat isteme tarihi itibarıyla tahakkuk etmiş tüm vergi borçları ise mükellef müşterek ve müteselsil sorumlu olmak üzere, bu kişilerden 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsil edileceği kurala bağlanmış olup Anayasa Mahkemesinin, 20/07/2023 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 22/03/2023 tarih ve E:2022/108, K:2023/55 sayılı kararıyla sözü edilen maddenin üçüncü fıkrasının, ikinci ve üçüncü cümleleri ile dördüncü fıkrasının üçüncü ve dördüncü cümleleri iptal edilmiş ve söz konusu iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasanın 153. maddesinin beşinci fıkrası ile Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümeyeceği kurala bağlanmış ise de Anayasa Mahkemesince bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilinmesine karşın görülmekte olan davaların, Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görülüp çözümlenmesinin, Anayasanın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerine aykırı düşeceğinin kabulü gerekir. Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliğine ilişkin kural ile iptal edilen hükümlere göre kazanılmış olan hakları ve kamu düzeninin istikrarını korumak amaçlanmıştır. Aksi halde, Anayasanın 152. maddesinde yer alan "Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır....Anayasa Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar.... Anayasa Mahkemesi kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, Mahkeme buna uymak zorundadır" yolundaki hükümlerin anlamı ve uygulanma olanağı kalmaz. Bu durumda, Anayasada bu konudaki düzenlemeden Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararlarının, bu kararın verilmesinden önce açılmış ve bakılmakta olan davaların çözümünü kararın gerekçesi ve iptal nedeni doğrultusunda etkileyeceği sonucuna ulaşıldığından, Anayasa Mahkemesinin sözü edilen iptal kararı dikkate alınarak yeniden karar verilmek üzere yazılı gerekçeyle davayı reddeden Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 14/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.