Ceza Genel Kurulu 2021/260 E. , 2025/71 K. "İçtihat Metni" İtirazname No : 2016/133986 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 12. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Ceza SAYISI : 27-7 I. HUKUKÎ SÜREÇ Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 89/2-b, 62, 52/2-4 ve 53/6. maddeleri uyarınca 5.625 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ilişkin Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemes
**Ceza Genel Kurulu 2021/260 E. , 2025/71 K.** **"İçtihat Metni"** İtirazname No : 2016/133986 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 12. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Ceza SAYISI : 27-7 I. HUKUKÎ SÜREÇ Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 89/2-b, 62, 52/2-4 ve 53/6. maddeleri uyarınca 5.625 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ilişkin Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 07.01.2016 tarihli ve 27-7 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 25.11.2020 tarih, 7521-6386 ve oy çokluğu ile "...CMK'nın 251. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, 'Basit Yargılama Usulü' yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Çoğunluk görüşüne iştirak etmeyen Daire Üyeleri ... ve ...; "Sanık ...’un idaresindeki ticari otomobil ile gece, iki yönlü hafif virajlı eğimli yolda seyri sırasında ön ilerisinde seyreden sanık ... idaresindeki otomobili ve onun önünde seyreden aracı sollamak için karşı şeride geçtiği sırada sollama bitmeden ön ilerisinde seyreden sanık ...’in de sollamak için manevra yaptığı sırada çarpışmaları sonucu sanık ... hayati tehlike geçirecek şekilde, aracındaki yolcunun orta 3 kemik kırığı şeklinde yaralandığı, kaza tespit tutanağı ve trafik bilirkişi raporu ile sanık ...’in asli, sanık ...’un ise tali kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğinin tespit edildiği olayda; sanık ...’un TCK’nın 89/1, sanık ...’in TCK’nın 89/4. maddesi uyarınca cezalandırılmasına hükmedilmiş olup, sanık ...’un eyleminin 5271 sayılı CMK'nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan 'Basit Yargılama Usulü' başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; 'Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.' şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan '01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.' şeklindeki düzenleme karşısında, bu sanık yönünden basit yargılama usulünün uygulanması gerektiği gerekçesi ile sayın çoğunluk bozma düşüncesinde ise de 5271 sayılı CMK'nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile eklenen 251/8. maddesi uyarınca basit yargılama usulü kapsamına giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde bu usulün uygulanmayacağına ilişkin açık düzenlemesi karşısında sanık ... yönünden bozma kararı verilmesi yerinde değildir. Zira karşılıklı gerçekleşen yaralamalı trafik kazasında, delillerin birlikte değerlendirilmesi ve kamu davasının birlikte görülmesinde zorunluluk bulunması ve her iki sanık hakkında tek bir iddianame ile kamu davası açılmış olması nazara alındığında sanık ... hakkında CMK’nın 251/8. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanamayacağından sanık ... yönünden yasa bozmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir." görüşüyle karşı oy kullanmışlardır. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 14.01.2021 tarih ve 133986 sayı ile; "...Karşılıklı gerçekleşen yaralamalı trafik kazasında, her iki sanık hakkında aynı iddianame ile kamu davası açılmış olması ve sanıklar hakkında yapılan yargılamada delillerin birlikte değerlendirilmesinde hukuki yarar bulunması ve CMK’nın 251/8. maddesi uyarınca sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanamayacağının gözetilmeden, ... hakkında verilen mahkûmiyet kararının bozulmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu," düşüncesiyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesince 30.06.2021 tarih, 1512-5359 sayı ve oy çokluğuyla itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KAPSAMI, KONUSU VE ÖN SORUN İnceleme dışı sanık ... hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan verilen mahkûmiyet kararı Özel Dairece onanmak suretiyle kesinleşmiş olup itirazın kapsamına göre inceleme sanık hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne konu dosyada, basit yargılama usulünün uygulanma şartlarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle, dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir. IV. ÖN SORUNA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR İncelenen dosya kapsamından; Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığınca 09.01.2015 tarih ve 135-127 sayı ile; taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanığın TCK’nın 89/1, 89/2-b-e ve 53/6. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, Sanığın sorgusunun 07.04.2015 tarihinde yapıldığı, Yerel Mahkemece 07.01.2016 tarihinde sanığın taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Özel Dairece 25.11.2020 tarih ve 7521-6386 sayı ile bozulduğu, Anlaşılmaktadır. V. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Ön Soruna İlişkin Açıklamalar TCK'nın "Taksirle yaralama" başlıklı 89. maddesi; "(1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun; a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, b) Vücudunda kemik kırılmasına, c) Konuşmasında sürekli zorluğa, d) Yüzünde sabit ize, e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır. (3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun; a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine, b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine, c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına, d) Yüzünün sürekli değişikliğine, e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. (4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması hâlinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (5) Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz." şeklinde düzenlenmiş olup maddenin birinci fıkrasına göre, taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılacaktır. Maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında suçun nitelikli hâlleri belirtilmiş olup buna göre, mağdurun ikinci fıkrada gösterilen şekilde yaralanması durumunda birinci fıkra uyarınca belirlenen ceza yarı oranında, üçüncü fıkrada gösterilen şekilde yaralanması durumunda ise birinci fıkra uyarınca belirlenen ceza bir kat artırılacaktır. TCK’nın "Dava zamanaşımı" başlıklı 66. maddesi; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, Geçmesiyle düşer. (2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer. (3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur. (4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır…" şeklinde düzenlenmiştir. TCK'nın 66. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça kamu davasının maddede yazılı sürelerin geçmesiyle ortadan kalkacağı düzenlenmiş, aynı maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda bu sürenin 8 yıl olacağı hüküm altına alınmıştır. Zamanaşımını kesen sebepler ise TCK'nın 67/2. maddesinde sayılmıştır. Buna göre, bir suçla ilgili olarak; a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi, Hâlinde, dava zamanaşımı kesilecektir. TCK'nın 67. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince kesen bir nedenin bulunması hâlinde zamanaşımı, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeye başlayacak, dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması hâlinde ise son kesme nedeninin gerçekleştiği tarih esas alınacak, dördüncü fıkrası uyarınca da kesilme hâlinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacaktır. Ceza Genel Kurulunun süreklilik gösteren birçok kararında açıkça vurgulandığı üzere, yargılama yapılmasına engel olup davayı düşüren hâllerden biri olan zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi hâlinde, mahkeme ya da Yargıtay, resen zamanaşımı kuralını uygulayarak kamu davasının düşmesine karar verecektir. B. Ön Soruna İlişkin Değerlendirme Sanığa isnat edilen taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunun yaptırımı, TCK’nın 89/1. maddesinde üç aydan bir yıla kadar hapis cezası olarak düzenlenmiş, maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında suçun nitelikli hâllerine yer verilmiş olup mağdurun ikinci fıkrada gösterilen şekilde yaralanması durumunda birinci fıkra uyarınca belirlenen ceza yarı oranında artırılacağı belirtilmiştir. Buna göre TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca bu suçun asli dava zamanaşımı süresi sekiz yıl, aynı Kanun'un 67/4. maddesi göz önüne alındığında kesintili dava zamanaşımı süresi ise on iki yıldır. Daha ağır cezayı gerektiren başka suçları oluşturma ihtimali bulunmayan ve 30.08.2014 tarihinde gerçekleştirdiği iddia edilen eylemle ilgili olarak, sanık hakkında dava zamanaşımını kesen en son işlem 07.01.2016 tarihli mahkûmiyet hükmü olup bu tarihten sonra dava zamanaşımını kesen veya durduran başkaca bir neden olmadığı gözetildiğinde, TCK'nın 66/1-e maddesindeki sekiz yıllık asli dava zamanaşımı süresi, Ceza Genel Kurulunun inceleme tarihinden önce 07.01.2024 tarihinde dolmuş bulunmaktadır. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının değişik gerekçeyle kabulüne karar verilmelidir. IV. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının DEĞİŞİK GEREKÇE İLE KABULÜNE, 2- Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesince 07.01.2016 tarih ve 27-7 sayı ile taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün, gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda sanık hakkındaki kamu davasının TCK'nın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ve CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 3- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.