1. Hukuk Dairesi 2024/3447 E. , 2025/3042 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1605 E., 2024/618 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Dava…
**1. Hukuk Dairesi 2024/3447 E. , 2025/3042 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1605 E., 2024/618 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davacıların murisi ...'in 2550 parsel sayılı taşınmazını kızı ... ...'nun eşi olan damadı davalı ...'na mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak devrettiğini, murisinin işlem tarihinde böyle bir satıştan umabileceği bir çıkar bulunmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına miras payları oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; resmi şekilde düzenlenen taşınmaz satış işleminin geçerli bir işlem olduğunu, murisin eşinin ölümünden sonra dava konusu taşınmazda tek başına yaşadığını, davalı ve eşinin uzun yıllar murisin ihtiyaçlarının karşılanması, elektrik ve su faturalarının ödenmesi, kışın sobasının yakılması, alışveriş ve temizliğinin yapılması ve sağlık sorunları için hastaneye götürülerek tedavilerinin yaptırılması gibi konularda bakımı ile ilgilendiklerini, bakıcı ücretini ödediklerini, murisin evine 2019 yılında doğalgaz tesisatı döşettiklerini, önceki yıllarda sobanın yakılması için de ödeme yaptıklarını, murisin ölümünden 6 ay önce yatılı bakıcı tutulduğunu, bunun ücretini karşıladıklarını, murisin hem bakım masrafları hem de minnet duygusu ile taşınmazı temlik ettiğini, iddianın doğru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; murisin taşınmazı satma ihtiyacı içinde olmadığı, satıştan herhangi bir gelir elde etmediği, taşınmazın tapudaki satış bedeli ile satış tarihindeki gerçek güncel değerleri arasında fahiş bir fark bulunduğu, dinlenen tanık anlatımları, incelenen hastane kayıtları ve tüm dosya kapsamından muris ...'in bakımının uzun yıllar sürmediği, özel bakımın yalnızca son 2-3 ay gerektiği, bakım karşılığının murise ait malvarlığının tamamını karşılayacak bir ivaz olarak belirlenmesinin hakkaniyet içermeyeceği, murisin kendi evinde yaşamaya devam ettiği ve ölüm aylığının da bulunduğu, davalı vekili tarafından davalının bakım yükümlülüğü karşılığının ivaz olarak değerlendirilmesi yönündeki savunmalarının tapu kayıtları ve tanık anlatımları nazara alındığında gerçeği yansıtmadığı, satış işleminin gerçek iradeye uygun olmayıp mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu sonucuna varıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; murisinin uzun yıllar yalnız yaşadığı, kızı ... ile onun eşi olan davalı damadıyla aynı mahallede yaşamaları nedeniyle beşeri ilişkilerinin iyi olduğu, murisin ölümünden bir kaç ay öncesine kadar özel bir bakıma ihtiyaç duymadığı, davalı ve eşinin, murise maddi ve manevi olarak destek olmalarının ahlaki yükümlülük kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, murisin dava konusu taşınmazın çıplak mülkiyetini davalıya temliki işleminde iradesinin satış olmayıp bağış olduğu, temlikin davalı ve eşinin üstün tutularak gerçekleştirildiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların muris ile ilgilenmediklerini, bilirkişi raporuna yapılan itirazların değerlendirilemediğini, murisin eşinin ölümünden sonra tüm bakımının davalı ve eşi tarafından sağlandığını, murisin bakımı için yardımcı bulduklarını, davalı ve eşinin muris ile ilgilenmesinin ahlaki bir yükümlülük olarak değerlendirilemeyeceğini, murisin bakıcı masraflarının ve taşınmazın iç tesisatı gibi tadilat masraflarının da davalı tarafından karşılandığını, yapılan işlemin bütünüyle iptali yerine sadece davacıların payları yönünden iptaline karar verilmesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptal - tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...’in 31.12.2019 tarihinde öldüğü, geride kızları olan davacılar ... ve ... ile dava dışı ...’ın mirasçı olarak kaldığı, davalının dava dışı mirasçı ...’ın eşi olduğu, murisin dava konusu 2550 parsel sayılı, arsa vasıflı taşınmazının kuru mülkiyetini lehine intifa hakkı tesis ederek 29.04.2015 tarihinde davalıya satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 19.740,73 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.