(Kapatılan)3. Ceza Dairesi 2020/21386 E. , 2020/16830 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Amasya 2. Asliye Ceza Mahkemesine ait, 2015/42 Esas ve 2015/249 Karar sayılı ilama konu suçun, 5237 sayılı TCK’nin 106/1-2. cümlesi kapsamında yer alan “Tehdit” suçuna ilişkin olmakla, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de…
**(Kapatılan)3. Ceza Dairesi 2020/21386 E. , 2020/16830 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Amasya 2. Asliye Ceza Mahkemesine ait, 2015/42 Esas ve 2015/249 Karar sayılı ilama konu suçun, 5237 sayılı TCK’nin 106/1-2. cümlesi kapsamında yer alan “Tehdit” suçuna ilişkin olmakla, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddelerinde yapılan değişiklikten önce de uzlaşma kapsamında olduğu anlaşılmakla, tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1) Sanığın eylemi neticesinde müştekide meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Amasya Üniversitesi, Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli, KBB uzmanı tarafından tanzim olunan ve hükme esas alındığı anlaşılan 13.01.2016 tarihli raporda, “Deplase nazal fraktür, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, hayat fonksiyorlarına etkisi orta (2) derecedir, yüzde sabit ize neden olmaz.” şeklinde görüş belirtilmesi karşısında, bahse konu deplase fraktürün yüz bölgesi dahilinde olup, yüzde sabit iz’e ya da yüzün sürekli değişikliğine neden olmaya elverişli yaralanmalardan olduğu, Adli Tıp kriterleri ile Dairemizin yerleşik ve süreklilik gösteren içtihatlarında belirtildiği üzere yüzde sabit iz hususunda tanzim olunacak raporların, olay tarihinin üzerinden en az 6 ay geçtikten sonra ve yüzün sürekli değişikliği hususunda tanzim olunacak raporların olay tarihinin üzerinden en az 18 ay geçtikten sonra Plastik Cerrahi uzmanı ya da Adli Tıp uzmanınca yapılacak fiziki muayene neticesinde düzenlenmesinin gerektiği, bu itibarla bahse konu inceleme hususunda uzman olmayan hekim tarafından, olayın ertesi günü düzenlenen ve yüzde sabit iz bulunmadığını içeren raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı gözetilerek, müştekinin tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile tüm adli muayene raporları ile birlikte en yakın adli tıp kurumu ilgili şube müdürlüğüne sevki sağlanarak, yapılacak fiziki muayenesini müteakip, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen tüm kriterleri kapsayan nihai rapor temini ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz rapora istinaden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule ve uygulamaya göre de; 2) Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 19/11/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.