Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. İşçinin işverene bir hizmeti kısmi süreli olarak düzenli biçimde yerine getirmeyi üstlendiği sözleşmeler de hizmet sözleşmesidir. Genel hizmet sözleşmesine ilişkin hükümler, kıyas yoluyla çıraklık sözleşmesine de uygulanır; özel kanun hükümleri saklıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ımo no'lu ...'a izafeten kendi adına asaleten işleteni/ işvereni ... A.Ş aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile müvekkillinin alacaklarını tahsili amacıyla menkul rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız olarak borca itiraz ettiğini, her ne kadar borçlu .. AŞ vekilince yapılan itirazda ... gemisi donatanı ...'u temsil etme yetkisi olmadığını, geminin işleteni-işvereni olmadıklarını iddia etmekte ise de kayıtlardan anılan şirketin geminin hem ... Manageri hem de gemi yöneticisi olarak göründüğünü, müvekkilinin gemide makine lostromosu olarak aylık 1.600 USD maaş karşılığı çalıştığını, müvekkiline ödenmeyen alacaklarının gemi adamı alacağı niteliğinde olduğunu, hizmet sözleşmesinin altı ay olarak belirlendiğini, 30/12/2013 -05/02/2014 tarihleri arasında müvekkilinin fiili çalışması olduğunu, hizmet akdinin davalı tarafından tek taraflı feshedildiğini, müvekkilinin doğmuş ve tarafına ödenmemiş alacak kalemlerinin ödenmeyen maaş alacakları, prim ve izin alacakları ile tek taraflı ve haksız fesih nedeniyle doğan bakiye süre alacağı olduğunu, belirli süreli hizmet akdinin işveren sıfatı ile ... ile imzalandığını, ayrılış ordinosunu da imza altına aldığını, Shıp Management sözleşmesinin temsile yönelik bir acentalık sözleşmesi olduğunu, bu nedenle donatana karşı izafeten husumet yöneltilebileceğini, müvekkilinin çalıştığı dönemde hizmet akdinden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiğini, müvekkilinin alacağı gemi adamı alacağı olduğu için gemi ve teferruatı üzerinde kanuni rehin hakkı bulunduğunu, TBK'nun 393. Maddesinde hizmet sözleşmesinin düzenlendiğini, aynı Kanunun 438. Maddesinde ise haksız fesih halinin düzenlendiğini, bu maddeler kapsamında müvekkilinin sözleşme süresine uyulmuş olsa idi kazanabileceği alacağa hak kazandığını belirterek ilgili takip dosyasına itirazın iptaline, takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürcü süre içerisinde açılmadığını, tebligatın usulsüz yapıldığını, davanın müvekkiline değil takip tarihinde gemi maliki olan tüzel kişiye karşı yöneltilmesi gerektiğini, davacının kendi ağır kusuru ve gemi mürettabatına zarar verici eylemleri nedeni ile haklı sebeple sözleşmenin feshedildiğini, dava konusu geminin Malta bayraklı ve ... limanına bağlı bir gemi olduğunu, müvekkilinin ... şirketini temsil yetkisinin bulunmadığını, Türk Gemi Siciline kayıtlı olmayan bir gemi hakkında TTK gemi rehni hükümlerinin uygulanamayacağını, davacı tarafa çalıştığı dönemden doğan hak ve alacaklarının ödendiğini, fazlaya dair olan tüm taleplerinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacının üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmekte ağır kusurlu davrandığını, kaptanın emir ve talimatlarının dışına çıktığını, davacının kendisine verilen talimatların aksine davranışlar sergilediğini, davacının keyfi hareket etmesi sonucu 300 Litre Fuel Oil'in taşarak ... gemisinin baca içerisine tazyikli olarak aktığını, tazyik nedeniyle bu maddenin makina dairesine kadar indiğini, gerek gemi gerekse gemi mürettebatının tümünü tehlikeye attığını, müvekkilinin yaşanan vurdumduymazlıklar sonucunda iş akdini tek taraflı, tazminatsız ve bildirimsiz fesih hakkına dayanarak feshettiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine, davacı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi Mahkemesinin 15/04/2019 tarih, 2016/104 Esas, 2019/191 Karar sayılı ''Davanın KISMEN KABULÜ ile, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 6.320,99 USD asıl alacak bakımından devamına, fazlaya ilişkin talebin Reddine'' ilişkin kararı davalı tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkemece dosyadaki delillerinin dikkate alınmadığını, buna dair herhangi bir gerekçe göstermediğini, davalı tarafın dosyaya cevap dilekçesi ve delilleriyle birlikte 08/01/2014 tarihli kaptan raporunu ibraz ettiğini, bu raporun gerek bilirkişi gerekse mahkemece yok sayıldığını, davacının iş akdi kendi haksız fiil sebebiyle test edildiğini o tarihte gemi yurt dışında ve açık denizde seferde olduğundan ve davalının davacıyı Türkiyeye getirme yükümü altında bulunduğundan fesih işlemi daha sonra yapıldığı, ancak olaydan sonra davacının gemide çalıştırılmadığını, mahkemece davacının açık kötü niyetine rağmen herhangi bir takdiri indirim uygulamadığını, davacının başka gemide çalıştığı hususunu gizlediğini, mahkemeyi yanılttığını, usul ve yasaya aykırı olan mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep ederek kararı istinaf etmiştir.