11. Ceza Dairesi 2025/5899 E. , 2026/3023 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/3649 Değişik iş SUÇ :Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.202…
11. Ceza Dairesi 2025/5899 E. , 2026/3023 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/3649 Değişik iş SUÇ :Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2024 tarihli ve 2024/18218 Soruşturma, 2024/15108 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.05.2024 tarihli ve 2024/3649 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 22.05.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.11.2025 tarihli ve 2024/32889 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.12.2025 tarihli ve KYB-2025/143307 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.12.2025 tarihli ve KYB-2025/143307 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde özetle; facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde ... markalı... ilanı görmesi üzerine ilan sahibi ile iletişime geçtiğini, yüz yüze görüşme neticesinde 27.500, 00... .000,00 Amerikan doları kaporaları farklı tarihlerde makbuz karşılığı verdiğini, ancak anlaştıkları tarihte ürünlerin kendisine teslim edilmediğini, şüphelilerin kendisini oyaladığını bir süre sonra da parasını iade edeceklerini söylediklerini ancak iade etmediklerini beyanla şikayetçi olduğu, müştekinin şüphelilere yönelik dolandırıcılık iddiasıyla başlatılan soruşturmada, şüphelilerin özetle; müştekiden ürünlerin karşılığında kapora ödemesi aldıklarını ancak tedarik sırasında müştekinin ödemesi gereken tutarları ödememesi nedeniyle ürünleri teslim edemediklerini savundukları, şüphelilerin eyleminin basit yalan niteliğinde olduğu, müşteki ile şüpheliler arasındaki ihtilafın hukuki mahiyette olduğu gerekçeleriyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Tüm dosya kapsamına göre, müştekiyi hileli hareketlerle kandırıp haksız menfaat temin eden şüpheliler hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin olduğu, bu şekilde tüm delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçinin ... ....Ltd.Şti.'nin yetkilisi olup 2012 yılından beri ... ile iştigal ettiğinin, ticari faaliyeti kapsamında internet üzerinden araştırma yaparken şüpheliler ile tanıştığının ve şüphelilere ait olduğu söylenen ...... Ltd.Şti.'nin ofisinde yüz yüze görüşme sağlandığının, burada paketlemiş çeşitli gıda ürünleri ile depoda muhafaza edildiği söylenen ürünlerin video görüntülerinin izletildiğinin, bunun üzerine şüpheliler ile anlaşmaya varıldığının ve tahsilat makbuzu karşılığında 42.500 USD ödendiğinin, ancak şüphelilerin ürünleri teslim etmedikleri gibi aldıkları parayı da iade etmediklerinin, benzer şekilde başka mağdurların da olduğunun iddia edilmesi karşısında; ... sicil kayıtlarının celbi ile şirketin kurulduğu tarihten itibaren tüm yetkili ve ortaklarının tespit edilmesi, şirketin belirtilen işle iştigal edip etmediğinin, ticari hacminin ne olduğunun, taşınır ya da taşınmaz malı ile deposunun bulunup bulunmadığının araştırılması, şikayetçi ile şüpheliler arasında yazılı sözleşme yapılıp yapılmadığının, şüpheliler tarafından fatura düzenlenip düzenlenmediğinin kuşkuya yer bırakmayacak bir şekilde belirlenmesi, şikayetçinin irtibat kurduğu 531 (...) (..) (72) numaralı hat sahibinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile beyanına başvurulması, şüphelilere ait diğer soruşturma ve kovuşturma dosyalarının getirtilerek incelenmesi, bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı suretlerinin dosya arasına alınması, sonucuna şüphelilerin hukuki durumlarının ve suç vasfının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...eylemin basit yalan niteliğinde olduğu, dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı, şikayetçinin basiretli tacir gibi davranmasının gerektiği, anlaşmazlığın hukuk mahkemelerinde çözüme kavuşturulabileceği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi belirtilen nedenlerle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.05.2024 tarihli ve 2024/3649 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.