Ceza Genel Kurulu 2023/228 E. , 2025/63 K. KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi (Birleşen 3. Ceza Dairesi) MAHKEMESİ :Asliye Ceza SAYISI : 378-1103 I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk ...'ın katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucu, İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesince 29.01.2016 tarih ve 341-81 sayı ile; suça sürüklenen çocuğun eyleminin hukuka uygunluk sebeplerinden meşru…
**Ceza Genel Kurulu 2023/228 E. , 2025/63 K.** **"İçtihat Metni"** KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi (Birleşen 3. Ceza Dairesi) MAHKEMESİ :Asliye Ceza SAYISI : 378-1103 I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk ...'ın katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucu, İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesince 29.01.2016 tarih ve 341-81 sayı ile; suça sürüklenen çocuğun eyleminin hukuka uygunluk sebeplerinden meşru savunma kapsamında kaldığından bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-d maddesi uyarınca beraatine ilişkin hükmün, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesince 02.07.2020 tarih ve 5340-8451 sayı ile; "(...)Olay günü suça sürüklenen çocuk ... ile katılan ... tartışırken katılan ...'in plastikten yapılma oyuncak silahı cebinden çıkarırken suça sürüklenen çocuğun katılanın eline vurması ile silahın yere düştüğü, tanık ...'nın hemen tarafların yanına koşarak yerdeki silaha tekme atarak silahı olay yerinden uzaklaştırdıktan sonra suça sürüklenen çocuğun üzerindeki bıçak ile katılan ...'ı dört kez bıçaklayarak katılanı hayati tehlike geçirecek şekilde yaralaması karşısında, 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümleri de tartışılarak suça sürüklenen çocuk hakkında üzerine atılı katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan mahkumiyet karar verilmesi gerekirken, eylemin meşru müdafaa sınırları içerisinde kaldığından söz edilerek yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi(...)” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına direnen İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesince 23.12.2021 tarih ve 378-1103 sayı ile; “(...)SSÇ üzerine atılı basit yaralama suçu bakımından ise mağdurun elinde sonradan oyuncak olduğu anlaşılmakla birlikte tanık beyanlarına göre ve sanığın aksi ispatlanamayan savunmasına göre silah bulunduğu, suça sürüklenenin yaşı, silahlar konusunda her hangi bir uzmanlığının bulunmaması, arkadaşı olan tanıkların 'silah var!' diye bağırması karşısında suça sürüklenen çocuğun bu oyuncak silahın sanık ile mağdur arasında çıkan tartışmada yere düşmesi üzerine sanığın bu silahla kendisine yönelecek muhtemel bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre -mağdurun belinden düşen silah göz önüne alındığında suça sürüklenenin üzerinde taşıdığı bıçağı kullanması bakımından saldırı ile orantılı olacak biçimde- defetmek zorunluluğu ile hareket ettiği ve bu şekilde gerçekleştirdiği yaralama eyleminin meşru müdafaa sınırları içinde kaldığı(...)” gerekçesiyle sanığın önceki hükümle aynı şekilde CMK’nın 223/2-d maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. Direnme kararına konu bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2022 tarihli ve 27578 sayılı "Bozma" istemli tebliğnamesi ile dosya, CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 30.03.2023 tarih ve 13664-1511 sayı ile direnme kararının yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI, KONUSU VE ÖN SORUN Suça sürüklenen çocuk hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar itiraz edilmeksizin kesinleşmiş olmakla direnmenin kapsamına göre inceleme neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kurulan beraat hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; suça sürüklenen çocuğun katılan ...'e yönelik eyleminde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 25. maddesinde düzenlenen meşru müdafaa şartlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkin ise de; Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle, suça sürüklenen çocuğa isnat edilen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu yönünden dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. III. ÖN SORUNA DAİR BİLGİLER İncelenen dosya kapsamından; İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığınca 18.06.2015 tarihli ve 1436-1325 sayılı iddianameyle; suça sürüklenen çocuğun 16.05.2015 tarihinde katılan ...'e yönelik gerçekleştirdiği eylem nedeniyle TCK'nın 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son, 31/2 ve 54/1 maddeleri ile 6136 sayılı Kanun'un 15/1-1. maddeleri uyarınca cezalandırılmasının talep edildiği, İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 29.01.2016 tarih ve 341-81 sayı ile; suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK’nın 25. maddesinde düzenlenen meşru savunma hukuka uygunluk sebebi kapsamında kaldığından bahisle CMK’nın 223/2-d maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, Bu hükmün katılan vekili tarafından 01.02.2016 tarihinde temyiz edildiği, Yargıtay 3. Ceza Dairesince 02.07.2020 tarih ve 5340-8451 sayı ile; Yerel Mahkemece kurulan hükmün, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğinden bahisle yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle beraatine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulduğu, Bozma üzerine, İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesince 23.12.2021 tarih ve 378-1103 sayı ile; Yargıtay bozma ilamına direnilmesi ile suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verildiği, Bu hükmün de 23.12.2021 tarihinde katılan vekili tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 1. Ceza Dairesince 30.03.2023 tarih ve 13664-1511 sayı ile; direnme kararına konu hükmün, meşru savunmanın gerçekleştiğine dair gerekçenin yerinde görülmediğinden bahisle dosyanın Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verildiği, Anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Ön Soruna İlişkin Açıklamalar TCK’nın "Dava zamanaşımı" başlıklı 66. maddesinde; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi beş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, Geçmesiyle düşer. (2) Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup da on beş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer. (3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur. (4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır…" hükümlerine yer verilmiştir. TCK'nın 66. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça kamu davasının maddede yazılı sürelerin geçmesiyle ortadan kalkacağı düzenlenmiş, aynı maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda bu sürenin 8 yıl olacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı maddede, çocuklar hakkında yaş gruplarına göre kademeli olarak daha kısa zamanaşımı süreleri getirilmiştir. Bu kapsamda TCK’nın 66/2. maddesindeki; "Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının… geçmesiyle kamu davası düşer" şeklindeki düzenleme ile 12-15 yaş grubunda bulunan çocuklar açısından zamanaşımı yetişkin sanıklara göre yarı oranında kısaltılmış bulunmaktadır. Zamanaşımını kesen sebepler de TCK'nın 67. maddesinin 2. fıkrasında sayılmıştır. Buna göre, bir suçla ilgili olarak; a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi, Hâlinde, dava zamanaşımı kesilecektir. TCK'nın 67. maddesinin 3. fıkrası gereğince kesen bir nedenin bulunması hâlinde zamanaşımı, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeye başlayacak, dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması hâlinde ise son kesme nedeninin gerçekleştiği tarih esas alınacak, dördüncü fıkrası uyarınca da kesilme hâlinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacaktır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun süreklilik gösteren birçok kararında açıkça vurgulandığı üzere, yargılama yapılmasına engel olup davayı düşüren hâllerden biri olan zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi hâlinde, mahkeme ya da Yargıtay, resen zamanaşımı kuralını uygulayarak kamu davasının düşmesine karar verecektir. B. Ön Soruna Dair Hukuki Nitelendirme 24.11.2000 doğumlu olan suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen iddianamede, katılan ...'e yönelik suç tarihi olan 16.05.2015 tarihinde işlediği iddia edilen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan TCK’nın 86/1-3-e, 87/1-d-son maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğa isnat edilen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunun yaptırımının TCK’nın 87/1-d maddesi uyarınca 1 yıl 6 aydan 4 yıl 6 aya kadar takdir edilebilecek ceza miktarının bir kat artırılması suretiyle 3 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası olabileceği, ancak 87-son maddesi uyarınca bu cezanın 8 yıldan az olmayacağının öngörüldüğü, dolayısıyla dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-d ve 66/2 maddesi birinci cümlesi uyarınca suça sürüklenen çocukların yaşı da dikkate alındığında 7 yıl 6 aylık olağan ve 11 yıl 3 aylık kesintili zamanaşımına tâbi olduğu anlaşılmaktadır. Daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ve 16.05.2015 tarihinde gerçekleşen eylemle ilgili olarak açılan davada, zamanaşımını kesen en son işlemin suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı 13.11.2015 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla, TCK'nın 66/1-d ve 66/2. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 aylık asli dava zamanaşımının 13.05.2023 tarihinde gerçekleştiği kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yerel Mahkemece nitelikli kasten yaralama suçundan kurulan direnmeye konu mahkumiyet hükmünün gerçekleşen dava zamanaşımı (ön sorun) nedeniyle bozulmasına ve kamu davasının düşmesine karar verilmelidir. Ulaşılan sonuç karşısında, asıl uyuşmazlık konusu değerlendirilmemiştir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesince SSÇ Emirhan hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kurulan 23.12.2021 tarihli ve 378-1103 sayılı direnmeye konu beraat hükmünün, gerçekleşen dava zamanaşımı nedeni ile BOZULMASINA, Ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 322. maddesine göre karar verilmesi mümkün bulunduğundan, TCK'nın 66/1-d, 66/2 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının dava zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.