21. Hukuk Dairesi 2016/11146 E. , 2016/13649 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin ve borç tahakkukunun iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağı…
**21. Hukuk Dairesi 2016/11146 E. , 2016/13649 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin ve borç tahakkukunun iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının Kurum tarafından gönderilen sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı adına başlatılan takipte, davaya konu Kurum'un prim borçlarına ilişkin olarak düzenlenen sayılı ödeme emrinin en eski tarihli borç döneminin 2008/07.ay, en yeni tarihli borç döneminin 2009/02.ay dönemine ait olduğu, ödeme emirlerinin davacıya 07/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davanın süresinde açıldığı, davacının dava dışı Kurum borçlusu Ticaret Anonim Şirketi'nde şirket Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptığı, 06/08/2008 tarih ve sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nin no lu sayfasında şirketi temsil ve ilzamda 1.derece imza yetkisinin dava dışı kişilere bırakıldığı, 2.derece imza yetkisinin davacıya bırakıldığı hususunun da ilan olunduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, davacının prim borçlarının tahakkuk ettiği dönemde şirketi temsil ve ilzama yetkili olup olmadığı, şirketin pirim ve vergi işlemlerini doğrudan yürütme ve bu alanda emir ve direktif verme yetkisinin bulunup bulunmadığının tespitiyle şirketin pirim borçlarından sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davanın yasal dayanaklarını oluşturan, 506 sayılı Yasa’nın 80/12. maddesinde; sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkililerinin Kurum'a karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, 5510 sayılı Yasa'nın 88. maddesinde de Kurum'un sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanun'da belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin Kurum'a karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları bildirilmiştir. Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile öğretide kabul edildiği üzere "üst düzey yönetici" kavramından anlaşılan şirketin mali ve idari konularında tek başına emir ve tasarruf yetkisine sahip özel şekilde .../...