Başvuru, ruhsatsız olan binanın yıkılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ruhsatsız olan binanın yıkılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 18/2/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, Ankara'nın Altındağ ilçesi Yenidoğan Mahallesi'nde bulunan 6869 ada, 5 parsel sayılı taşınmazın müşterek sahipleridirler. Bu taşınmaz başvuruculara murislerinden miras yoluyla intikal etmiştir. Altındağ Belediyesi (Belediye) tarafından imar uygulaması sonucunda başvuruculara ait taşınmaz üzerinde bulunan ve konut olarak kullanıldığı belirtilen yapının imar uygulaması sonucunda toplu konut alanında kaldığı gerekçesiyle yıkımına karar verilmiştir. Bu karar gereğince bina Belediye tarafından yıkılmıştır. Binanın yıkım tarihi belirtilmemekle birlikte derece mahkemesine sunulan bilirkişi raporundan binanın 2007 yılında yıkıldığı anlaşılmaktadır. Başvuru formu ve eklerinde binanın hangi tarihte yapıldığına ilişkin açık bir bilgi yer almamaktadır. Ancak başvurucular murisleri tarafından bu binaya ilişkin imar affı müracaatı olduğu belirtilmektedirler. Başvuru formu ekinde buna ilişkin olarak başvurucuların murisi H.Ö. tarafından 15/4/1983 tarihinde Belediyeye yapılan imar affı müracaatına ilişkin başvuru formu ve bu başvuruya istinaden muris tarafından 000 TL ödendiğine ilişkin 25/4/1983 tarihli makbuz yer almaktadır. Başvurucular, imar uygulaması kapsamında yıkım nedeniyle oluşan zararının tazmin edilmemesi nedeniyle Belediye aleyhine tazminat davası açmışlardır. Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi 9/12/2010 tarihinde davanın idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermiştir. Başvurucular görevsizlik kararı üzerine 30/12/2010 tarihinde Ankara İdare Mahkemesinde (Mahkeme) yıkım nedeniyle oluşan zararının tazmini istemiyle tam yargı davası açmışlardır. Mahkeme 13/12/2012 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Kararda, başvuruculara ait taşınmazın imar uygulaması sonucunda toplu konut projesi içinde kaldığı ve binanın ruhsatsız olarak inşa edildiğine değinilmiştir. Kararda ayrıca Belediye Encümeni tarafından ruhsatsız ve kaçak yapılar için enkaz bedeli ödenmesi yolunda karar alındığı ancak başvurucuların yapı bedelinin tamamının ödenmesini talep ettikleri ifade edilmiştir. Mahkemeye göre 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun maddesi, kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması ve yıkılmasına olanak tanımaktadır. Diğer taraftan 20/7/1966 tarihli ve 775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun maddesi gereğince de ruhsatsız olan yapının yıkımı nedeniyle başvuruculara yapı bedeli ödenmemesine yönelik idari işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Danıştay Ondördüncü Dairesi 3/6/2015 tarihinde kararı onamıştır. Karar düzeltme isteminin de aynı Dairenin 3/12/2015 tarihli kararıyla reddedilmesi üzerine karar kesinleşmiştir. Nihai karar, başvurucular vekiline 21/1/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular 18/2/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Konu ile ilgili hukuk için bkz. Durali Gümüşbaş, B. No: 2015/6427, 10/10/2018, §§ 19- Diğer taraftan yıkıma ilişkin ihlal kararları yönünden ihlalin sonuçlarının nasıl giderileceği hususu da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) çeşitli kararlarında tartışılmıştır. Binanın yıkımı suretiyle mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçüsüz olduğu sonucuna varılan Keriman Tekin ve diğerleri/Türkiye (B. No: 22035/10, 15/11/2016) kararında, maddi tazminat yönünden kamulaştırma tazminatı ile ilgili içtihada atıfta bulunularak belirlenen miktara değer kaybına uğrayan tutar eklenip başvuruculara ödenen tutarlar da mahsup edildikten sonra tazminatın belirlenmesi gerektiği açıklanmıştır (Keriman Tekin ve diğerleri/Türkiye, § 79). Nitekim Öneryıldız/Türkiye ([BD], B. No: 48939/99, 30/11/2004) kararında da başvurucunun edindiği gecekondu yönünden ekonomik değerin maddi tazminatın hesabında dikkate alınacağı belirtilmiş, bu miktarın da başvurucunun gecekondusunun piyasa değerine göre hesaplanacağı açıklanmıştır. Ancak somut olay bağlamında başvurucunun bu gecekonduyu satış vaadi sözleşmesiyle satarak bedelini aldığı dikkate alınarak yalnızca zarar gören ev eşyaları yönünden tazminat ödenmesine karar verilmiştir (Öneryıldız/Türkiye, § 169).