8. Hukuk Dairesi 2014/25637 E. , 2015/1139 K. "" İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Sair temyiz itirazları yerinde d…
**8. Hukuk Dairesi 2014/25637 E. , 2015/1139 K.** **"İçtihat Metni"** İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklılar ..ve .. tarafından borçlu aleyhine ..Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 04.05.2000 tarih ve 2000/273 Esas-2000/224 Karar sayılı boşanma ilamına dayalı olarak başlatılan ilamlı takipte; borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; diğer şikayet ve itiraz sebeplerinin yanında müşterek çocuğun velayetinin anneye verilmesi sebebiyle, çocuğun reşit olmadan önce tahakkuk eden nafakaları ilam alacaklısı olarak anne ..'nin takibe koyması gerektiğini açıklayarak takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu aldırılarak, müşterek çocuk .. için iştirak nafakasının 5.800,00TL davalı ... için bağlanan yoksulluk nafakasının 12.000,00 TL, toplam birikmiş nafakanın 17.800,00TL, işlenmiş faizin 11.474,91 TL, toplam alacak miktarının 29.274,91 TL olduğuna, bu miktar üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin alacak taleplerinin iptaline karar verilmiştir. Boşanma veya ayrılık vukuunda, çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf, gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür.(TMK. md. 182) Bu madde uyarınca, ilamda hüküm altına alınan iştirak nafakasının alacaklısı, müşterek çocuk olmayıp, velayet hakkı kendisine verilen eştir. Velayet hakkı küçüğün reşit olması ile sona ereceğinden, bu tarihte iştirak nafakasının da sona ereceği tabidir. Ancak çocuğun reşit olduğu tarihe kadar ödenmeyerek biriken nafaka alacağı bulunduğu takdirde, velayet hakkı kendisine verilmiş olan eş tarafından çocuğun reşit olduğu tarihten sonra da bu alacak takibe konu edilerek ödenmesi istenebilir. TMK'nun 328. maddesine göre de, babanın çocuğuna bakma mükellefiyeti onun reşit olmasıyla sona erer. Küçük reşit olduktan sonra da eğitimine devam ediyorsa bu takdirde, kendisinden yeni bir dava açarak yardım nafakası talebinde bulunabilir. Bu nedenle küçük reşit olduğu tarihte, hükmedilen iştirak nafakası kendiliğinden sona erer.