3. Hukuk Dairesi 2016/1074 E. , 2017/10716 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; halen zilyetliğinde bulunan evi dava…
**3. Hukuk Dairesi 2016/1074 E. , 2017/10716 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; halen zilyetliğinde bulunan evi davalı babası, annesi ve kardeşlerinin rızasıyla davalının ait arsaya kendi para ve emeği ile yaptığını, davalı babasının taşınmazın tapusunu belediyeden kötü niyetli aldığını, davacı bu evin vergilerini ve kaçak yapım cezasını ödediği, kaçak yapı olmaktan çıktığı, davalıya ait arsada bulunan bu ev nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiğini belirterek, evin tapuya şerh edilmesini, şimdilik 40.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; talebin zamanaşımına uğradığını, söz konusu evin davalının yardımıyla inşa edildiğini, dava konusu evin yapım masraflarının aslen davalı tarafından karşılandığını belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 39.600,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Dava, alacağın sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği tahsiline ilişkindir. 02.02.1991 gün 1990/1 E.-1991/1 K.sayılı YİBK'da vurgulandığı gibi iade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerekir. Sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade isteminde bulunabilmek için bir tarafın mal varlığının diğer tarafın mal varlığı aleyhine çoğalması gerekir. Bu azalma ve çoğalmanın dava konusu taşınmazın davacı tarafından davalılara teslim edildiği tarihte gerçekleştiğinin kabulü zorunludur. Somut olayda; davacı, taşınmazda zilyet olduğunu açıklamış, zilyetliğin sona erdiğine ilişkin de delil sunulmamıştır. Davacının evin bedelinin iadesine ilişkin talebi yönünden; davacının evin bedelini isteyebilmesi, kullanımında bulunan taşınmazı geri vermesi ile mümkündür. Dava tarihi itibariyle, davacının, taşınmazı kullandığı, zilyetliğinin devam ettiği, dosya kapsamı ile anlaşıldığına göre dava tarihi itibariyle henüz dava hakkı doğmadığının ve henüz iktisabın da oluşmadığının kabulü gerekirken, talebin kabulüne dair hüküm kurulması isabetli olmamış, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.