(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2010/3257 E. , 2010/5944 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava ve ıslah dilekçesinde 22.540 TL. ürün zararının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; 1/…
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2010/3257 E. , 2010/5944 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava ve ıslah dilekçesinde 22.540 TL. ürün zararının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; 1/9 payı dava dışı kişilere ait olup davalı idare tarafından kamulaştırılan taşınmaz malın davacı tarafından kiracı olarak kullanıldığını ve taşınmaza buğday ürünü ekilmiş olduğunu, Kamulaştırma Yasasının 27.maddesine dayalı olarak yapılan tespitte dikkate alınmayan buğday ürününe zarar verildiğini, itiraz üzerine davalı idarece verilen 3.145 TL.'nin kendilerine ödendiğini, bu paranın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak tahsil edildiğini ileri sürerek anılan yasanın 20.maddesine dayalı olarak ürün kaybından kaynaklanan zararın tazminini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya ekindeki bilgi ve belgelerden; Kuşkaya köyü 192 parsel sayılı taşınmazın 8/9 payı davacıya, 1/9 payı ise dava dışı kişiye ait olup davalı idare tarafından kamulaştırıldığı, davacının bu taşınmazın 8/9 payını mal sahibi, 1/9 payını ise kiracı sıfatıyla kullandığı, yasanın 27.maddesi uyarınca 2.1.2008 tarihinde yapılan tespiti takiben buğday ekili taşınmaza el konulduğu ve davacıya ürün zararı karşılığında 3.145 TL. ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Kamulaştırma Yasasının 20.maddesinin son fıkrasında ekili arazilerin boşaltılmasının hasat sonuna bırakılacağı, hasat sonuna bırakılması mümkün olmayan hallerde ise ekin bedelinin tazmini suretiyle taşınmazın boşaltılabileceği hükme bağlanmıştır. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; zararın, tazmin yükümlülüğü kapsamı içinde olduğunda şüphe yoktur. Yasanın 20. maddesinde hükme bağlanmış olan tazmin yükümlülüğü, ekili taşınmazın hasat zamanı beklenmeden boşaltılması gereken hallerde, boşaltma tarihinde gerçekleşmiş olan zarar miktarıyla sınırlıdır. Başka bir anlatımla kamulaştıran idarenin hasat zamanını beklemeden el attığı taşınmazda ekili olan ürün için ödeyeceği tazminat, boşaltma tarihine kadar fiilen yapılmış olan harcamalardan ibarettir. Ekili ürünün hasat sonunda getireceği net gelir, henüz gerçekleşmeyen, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği veya ne oranda gerçekleşeceği de bilinmeyen bir gelir olup, böyle bir gelirden yoksun kalındığından dolayı tazminat istenilmesi mümkün değildir. Bunun için de dava konusu anlaşmazlık ile ilgili olarak idarenin davacıya yapmış olduğu ödeme sırasında fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulması gerekir. Bu hususlar dikkate alınmadan ve araştırılmadan davanın kabulü yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.