Başvuru, başvurucunun WhatsApp adlı mesajlaşma programını kullanarak yaptığı yazışmaların işveren tarafından incelenmesi ve bu yazışmalar gerekçe gösterilerek iş akdinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkı kapsamındaki kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, başvurucunun WhatsApp adlı mesajlaşma programını kullanarak yaptığı yazışmaların işveren tarafından incelenmesi ve bu yazışmalar gerekçe gösterilerek iş akdinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkı kapsamındaki kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucu özel bir şirket çalışanı olup şirketin hizmet sağladığı Sağlık Bakanlığına bağlı bir devlet hastanesinde (Kurum) bilgi işlem sorumlusu olarak görev yapmaktadır. Başvurucunun bilgisayarını açık bırakması sonucunda sorumlu olan amiri tarafından kurum içerisinde görevini icra ettiği sırada mesajlaşma programı kullanarak çalışma arkadaşları ile firma ve kurum yöneticilerine karşı iftira ve hakaret ettiği tespit edilmiştir. İşveren şirket tarafından 16/11/2017 tarihli yazısında başvurucudan çalışma arkadaşları ile firma ve kurum yöneticilerine karşı iftira ve hakaret ettiği, çalışma arkadaşlarıyla birlikte örgütlü bir biçimde bilişim sistemini sekteye uğrattığı hususlarında savunması istenmiştir. Başvurucu, savunmasını 21/11/2017 tarihinde göndermiş ve 22/11/2017 tarihinde iş akdi bildirimsiz olarak feshedilmiştir. Başvurucu 20/12/2017 tarihinde Ordu İş Mahkemesinde (Mahkeme) işe iade istemiyle dava açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu; iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, feshe dayanak yapılan mesajlaşma programının çok yaygın olarak kullanıldığını, bu yazışmaların kişisel veri olarak korunması gerektiğini, bu yazışmaların elde ediliş şeklinin muğlak olduğunu ve hukuka aykırı delil niteliğinde olduğunu ifade etmiştir. Mahkeme 31/5/2018 tarihinde davanın kabulüne, feshin geçersizliğine ve başvurucunun işe iadesine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; fesih bildiriminin yazılı olarak yapılmadığı, bu nedenle şekil şartlarına uygun olmayan feshin geçersiz olduğu belirtilmiştir. Davalı vekillerinin anılan karara karşı yaptığı istinaf başvurusu Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin (Bölge Adliye Mahkemesi) 5/10/2018 tarihli kararıyla dava dosyasında eksikliklerin tamamlaması amacıyla dosyanın esası incelenmeden mahkemesine iade edilmesine kesin olarak karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; davalı işveren tarafından hizmet akdinin WhatsApp adlı mesajlaşma programında küfür ve hakaret yapılması nedeniyle haklı nedenle feshettiklerinin iddia olunduğu, ilk derece mahkemesince yazılı şekil şartına uyulmayarak sözleşmenin feshedildiğinden bahisle davanın kabulüne karar verildiği belirtilmiştir. Kararda ilk derece mahkemesinin davalı işverenin iddiası üzerinde durmadığı, haklı fesih nedenlerinin bulunup bulunmadığını tartışmadığı, haklı nedenle feshin varlığı halinde yazılı fesih bildirim şartının bulunmadığı hususunu dikkate almaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme yaptığı vurgulanmıştır. Mahkeme tarafından yapılan yeniden yargılama neticesinde 10/5/2019 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; işverenin kendisine yönelik hakaret içeren ve sunmuş olduğu hizmeti sekteye uğratmaya yönelik söylemlerde bulunan çalışan ile iş akdini devam ettirmesinin beklenemeyeceği, işverenin başvurucunun şirkete yapılan hakaret, tehdit ve küfürler ile sunmuş olduğu hizmetleri sekteye uğratmaktan dolayı yani ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sebebine dayanarak iş sözleşmesini feshettiği ifade edilmiştir. Kararda işverenin haklı nedenle derhal feshinde yazılı şekil şartı aranmadığı, başvurucunun eylemleri nedeniyle yapılan feshin geçerli olduğu, başvurucu tarafından söz konusu WhatsApp yazışmalarının hukuka aykırı şekilde ele geçirildiği iddia edilmiş ise de iş verence bu işlemin yapıldığı yönünden bir iddia ve tespit bulunmadığı vurgulanmıştır. Başvurucunun karara karşı istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 19/9/2019 tarihinde ilk derece mahkemesi kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile maddi delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar vermiştir. Başvurucu vekili nihai hükmü 14/10/2019 tarihinde tebliğ aldıktan sonra 8/11/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.