9. Ceza Dairesi 2023/2199 E. , 2023/8895 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/236 E., 2022/291 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma KARARLAR : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, şikayetçi Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına gör…
**9. Ceza Dairesi 2023/2199 E. , 2023/8895 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/236 E., 2022/291 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma KARARLAR : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, şikayetçi Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Espiye Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2014 tarihli ve 2010/142 Esas, 2014/119 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin sanıklar tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.02.2022 tarihli, 2021/2579 Esas 2022/1593 Karar sayılı kararı ile hükümlerin "Sanık ...’a atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 103/1. maddesinde 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla bu suç ile bağlantılı şekilde işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarıyla ilgili davaya bakma, delilleri değerlendirme ve suç vasfının tayini ile buna göre lehe kanunu belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek 5235 sayılı Kanunun 12 ve 5271 sayılı CMK'nın 4. maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması," gerekçesiyle esası incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. 2. Espiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin bozma üzerine verilen 29.04.2022 tarihli ve 2022/199 Esas, 2022/293 Karar sayılı kararı ile verilen görevsizlik kararı üzerine yargılamayı yapan Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2022 tarihli, 2022/236 Esas ve 2022/291 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık ... hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, b) Sanık ... hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin, birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fırkası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, c) Sanık ... hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin, birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fırkası, 39 uncu maddesinin ikinci fırkasının (c) bendi delaletiyle 39 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2023 tarihli Tebliğnamesinde sanık ... hakkındaki hükümlerin "onanması", sanık ... hakkındaki hükmün "Mağdur ve sanıkların beyanları ve mahkemenin oluşa uygun kabulüne göre olay tarihinde sanıkların birlikte mağduru arabaya alarak sanık ...'in evine götürdükleri, orada mağdura yönelik ayrı ayrı çocuğun cinsel istismarı suçunu işledikleri anlaşılmakla sanık ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna doğrudan katılması nedeniyle TCK 37/1. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken TCK 39/1.maddesi uygulanarak eksik ceza tayini, " gerekçesiyle "bozulması" yönünde görüş bildirilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstekleri Sanık hakkında mahkumiyete yeter somut delil olmadığına, varsayıma dayalı olarak mahkumiyet kararı verildiğine, sanığa iftira atıldığına, mağdurenin beyanlarının aşamalarda çelişkili olduğuna, mağdurenin duruşmada eylemleri tam olarak hatırlamadığını ancak mahremine yönelik gerçekleşen eylemleri hatırlamamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığına, dosyada mağdure beyanı dışında delil yokken diğer sanık ... hakkında beraat kararı verilirken kendisi hakkında mahkumiyet kararının verilmesinin birbiri ile örtüşmediğine, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Süre tutum dilekçesi ile hükmün bozulması dileğiyle kararı istinaf ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemece, olay tarihinde sanıklar ile mağdurenin dere kenarında buluştukları, birlikte arabayla boş bir okula gittikleri, sanık ...’in “Burası uygun değil, bizim eve gidelim” demesi üzerine hep beraber sanık ...’in evine gittikleri, sanık ...'in anahtarın yerini sanık ...'a söylediği, sanık ...'in onları eve bırakıp olay yerinden ayrıldığı, sanık ... ile mağdurenin odaya geçtiklerinde sanığın mağdureye “Benim olmadan odadan çıkamazsın” dediği, mağdurenin “O zaman sabaha kadar beklersin” şeklinde yanıt vermesine rağmen sanık ...'un mağdureyi dudaklarından öptüğü, göğüslerine dokunduğu, öpmeye devam ettiği, ilişkiye girmediği için mağdure ile tartıştığı ve ardından dışarı çıktığı, daha sonra sanık ... ve arkadaşlarının geldiği, mağdure ve sanıkların hep beraber oradan ayrılıp bir müddet dolaştıktan sonra mağdureyi okula bıraktıkları şeklinde kabul edilen olayda; sanık ...'un çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık ...'in ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yardım eden olarak üzerilerine atılı suçları işlediklerinin anlaşıldığı belirtilmiştir. 2. Sanıkların, suçların işleniş şekli, suçun işlendiği zaman ve yer, failin kastının yoğunluğu, failin güttüğü amaç ve saiki nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir neden bulunmadığından takdiren sanıkların alt sınırdan cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 1. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. 2. Bakanlık vekilinin temyiz isteminin esastan incelenmesine yönelik Tebliğnamedeki görüşe açıklanan nedenle iştirak edilmemiştir. B. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Sanık ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Oluşa uygun kabule göre sanık ...'in diğer sanık ile birlikte mağdureyi boş okul binasına götürdükleri sonrasında da sanık ...'in kendi evine gitmeyi teklif edip birlikte bu eve gittikten sonra kendisinin ayrılıp bir müddet sonra eve gelmesi ve yine evden birlikte ayrılmaları şeklinde gerçekleştiği kabul edilen eylemlerinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun doğrudan fail durumunda olduğu anlaşıldığından, mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası anlamında doğrudan birlikte işlendiği gözetilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden sanık ... hakkında eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma konusu yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştirilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle, Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesi 08.11.2022 tarihli 2022/236 Esas 2022/291 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden anılan temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.