13. Hukuk Dairesi 2013/11151 E. , 2013/21597 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalının borç para talep etmesi üzerine akrabalık samimiyetine dayanarak banka hesabından 23.000.00 TL parayı bor…
**13. Hukuk Dairesi 2013/11151 E. , 2013/21597 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalının borç para talep etmesi üzerine akrabalık samimiyetine dayanarak banka hesabından 23.000.00 TL parayı borç olarak davalının banka hesabına havale ettiğini, uzun bir süre sonra borç olarak alınan paranın geri ödenmesini talep etmesine rağmen davalının borcunu ödemediğini ileri sürerek 23.000.00 TL'sının ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının kendisine borç verdiğini yazılı delilerle ispatlaması gerektiğini, havalenin borç verildiğini ispata yeterli olmadığını ve davacıya borcunun olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalıya banka havalesi yoluyla ödünç para verdiğini ileri sürerek alacağının tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davalı ise borç verme iddiasının gerçek dışı olduğunu, havale dekontunun borç verildiğini ispata yeterli olmadığını ve davacıya borcunun olmadığını savunarak akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki havale ödeme vasıtası olup var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Bu durumda ödünç ilişkisini ispat etme yükümlülüğü bu iddiayı dile getiren davacıya aittir. Davacının delil olarak dayandığı havale dekontunda gönderilen paranın ne için gönderildiğine dair açıklama olmadığından söz konusu dekont, ödünç ilişkisini kanıtlamaya yeterli olmadığı gibi yazılı delil başlangıcı olarak da kabul edilemez. HMUK'nun 288. maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık dinlenmesi de mümkün değildir. O halde davacı iddiasını yasal delillerle ispat edememiştir. Ne var ki davacı, dava dilekçesinde "sair tüm deliller" demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan bu konuda davacıya karşı tarafa yemin yöneltme hakkı bulunduğu hatırlatarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece, yanlış değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.