Başvuru, çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı verilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının, aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesi ile yürütülen yargılama süreci ve sonucu nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı verilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının, aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesi ile yürütülen yargılama süreci ve sonucu nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 27/9/2018 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu; Ege Bölgesi'nde çevreyi, kültürel ve doğal varlıkları korumak amacıyla çalışmalarda bulunmak, bunların bozulmasına sebep olabilecek faaliyetler konusunda kamuoyunu bilgilendirmek ve söz konusu faaliyetleri önlemek için gerekli hukuksal yollara başvurmak, demokratik baskı grubu işlevini görmek amacıyla kurulmuş, merkezi İzmir'in Konak ilçesinde bulunan bir özel hukuk tüzel kişisidir. Başvurucu İzmir'in Bergama ilçesinde altın ve gümüş işletmesi için K. Altın İşletmeleri A.Ş. lehine tesis edilen 18/2/2009 tarihli Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararının iptaline karar verilmesi istemiyle 20/4/2009 tarihinde dava açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu, bahse konu bölgede siyanür liçi yöntemiyle altın madeni işletilmesine ilişkin idari işlemlerin daha önce mahkemelerce iptal edildiğini, buna rağmen işletmeci firmaya ÇED olumlu kararı verildiğini belirtmiştir. İzmir İdare Mahkemesi (İdare Mahkemesi) 4/10/2011 tarihli kararıyla ÇED olumlu kararında mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Başvurucunun İdare Mahkemesi kararına yönelik temyiz talebi, Danıştay -kapatılan- Ondördüncü Daire tarafından 16/4/2014 tarihinde kabul edilmiş ve İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden İdare Mahkemesince işleme konu alanda gerçekleştirilecek projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi suretiyle ÇED olumlu kararının uygun olup olmadığının konusunda uzman bilirkişilere mahallinde yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucuna göre açıklığa kavuşturulması suretiyle karar verilmesi gerekirken keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın davanın reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı belirtilmiştir. Danıştayın anılan kararı üzerine İdare Mahkemesi tarafından keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve 25/4/2017 tarihinde dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; flora, fauna ve diğer canlı grupları bakımından tür çeşitliliği, popülasyon zenginliği, Türkiye'deki dağılışı, yok olma durumu belirlenmeden hazırlanan ÇED raporuna verilen ÇED olumlu kararında mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilmiştir. Bu kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay -kapatılan- Ondördüncü Daire, 26/4/2018 tarihinde İdare Mahkemesi kararının bozulmasına, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinin 2 numaralı fıkrasının (i) bendi uyarınca davanın reddine karar vermiştir. Kararda; ÇED raporunda flora ve fauna ile ilgili tür çeşitliliğine, popülasyon zenginliğine, Türkiye'deki dağılışına ve yok olma durumuna yeterince değinildiği belirtilmiş; bu rapor esas alınmak suretiyle verilen ÇED olumlu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan davalı idare lehine 090 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Nihai karar, başvurucuya 28/8/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. İlgili hukuk için bkz. Egeçep Derneği, B. No: 2015/17415, 17/4/2019, §§ 13,