13. Hukuk Dairesi 2015/21447 E. , 2015/31574 K. "" MAHKEMESİ : Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) TARİHİ : 12/01/2015 NUMARASI : 2014/92-2015/3 Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı bankadan kullandığı kredi nedeniyle kend…
**13. Hukuk Dairesi 2015/21447 E. , 2015/31574 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) TARİHİ : 12/01/2015 NUMARASI : 2014/92-2015/3 Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı bankadan kullandığı kredi nedeniyle kendisinden haksız yere kesinti yapıldığını ileri sürerek, 4.215,00-TL kesintinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında bu talebini ıslah ile 6.633,50 TL ye çıkarmıştır. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile 4.215,83-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ayrıca 2.413,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.629,50 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-6100 sayılı HMK.nun 294.maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği celsede hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK.nun 297/2 maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. HMK.nun 298/2 maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HMK.nun yukarda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir görevdir.