T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1195 KARAR NO : 2026/243 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11.02.2025 NUMARASI : 2024/124 Esas 2025/19 Karar DAVANIN KONUSU : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12.02.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 12.02.2026 Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir Fikri ve Sı…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1195 KARAR NO : 2026/243 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11.02.2025 NUMARASI : 2024/124 Esas 2025/19 Karar DAVANIN KONUSU : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12.02.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 12.02.2026 Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11.02.2025 tarih ve 2024/124 Esas 2025/19 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacılar vekili, Davalı ... tarafından illegal yollardan oluşturulan " ....+..." nin müvekkili müvekkille ait “...” yapıştırıcısının SMK kapsamında korunan marka patent tasarım haklarına aykırılık teşkil ettiğini, “... .” ürününün 08.10.1997 tarih ... tescil no, 17.09.2004 tarih ... tescil marka no, 31.10.2008 tarih ... tescil marka no, 10.01.2012 tarih... tescil marka no, 15.11.2017 tarih... tescil no, 04.04.2012 tarih... patent tasarım no, 19.04.2013 tarih ...patent tasarım tescilleri ......’e ait olduğunu, marka patent ve tasarım tescili ....’e ait “....” ürününün 16.06.2017 tarihinden itibaren pazarlanması konusunda Türkiye’ deki tek yetkili firmanın .... . olduğunu, davalı ...' nun " ....+..." ibaresi ile tescil ettirdiği 2012/14957 tescil nolu markanın, 1997’ den bu yana.... tarafından tescilli olarak kullanılan “....” ibareli marka patent tasarım hakkına aykırılık oluşturduğunu, bununla birlikte davacı müvekkile ait “...” ibaresi için tescilli 19.04.2013 tarihli tüp tasarımı mevcut iken, davalı davalı ...' nun " ....+..." ibaresi yapıştırıcısına ait tüp tasarımı Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde bulunduğunu, davalıya İzmir 20. Noterliği’ nin 22.02.2018 tarih 03365 yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini ve 14.03.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının ihtarı dikkate almadığını ve hukuka aykırı davranışlarına devam ettiğini, iltibas oluşturduğunu, öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının " ....+..." ibaresi yapıştırıcısı ile sebep olduğu muhtemel tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması ve tecavüzün kaldırılmasını, hükümsüzlüğüne karar verilmesini, rapor sonrası ıslah edilmek ve şimdilik yoksun kalınan 1.000,00-TL kazanç ile 1.000,00-TL tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı tarafça süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığından davanın inkar çerçevesinde savunulduğu kabul edilmiştir. KALDIRMA İLAMINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı markaları ile davalı markası ve kullanımlarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu, davacı marka sınıfları ile davalı iştigal alanlarının benzer olduğu, aynı tüketici kitlesine hitap ettiği, davacı markaları ile davalı kullanımlarının tüketici nezdinde karıştırma ihtimalinin bulunduğu, davacıların tecavüze konu ürünlerin kullanıılması sonucu yoksun kalınan kazancın takdiren 20.000-TL olduğu, davacıların dava açarken faiz istemediği ancak 10/04/2021 tarihli ıslah dilekçesinde davacı ...'in faiz talep ettiği, faiz alacağı asıl alacağın eklentisi olup ayrı bir dava ile istenebileceği gibi ıslah yolu ile de istenebileceği, diğer davacı müflis ....'ın davasını ıslah etmediği, davacılar itibar tazminatı talep edilmiş ise de davalının tecavüze konu ürünlerin kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğradığına dair dosyaya net somut bir delil sunmadığından davacıların itibar tazminatı talebi yerinde olmadığı, belirtilerek; davacıların, davasının kısmen kabulüne, davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, davalıya ait ürünlerin davacı markasına tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına ve kaldırılmasına, 1.000,00-TL maddi tazminatın davacı ...'e ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile, diğer davacı yönünden faizsiz olarak davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 19.000,00-TL maddi tazminatın ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalıdan alınarak davacı ...' e verilmesine, itibar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı dosya taraflarınca ayı ayrı istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF İLAMINDA ÖZETLE ; Davacı tarafça tasarım tescil yönünden de davalıdan talepte bulunulmasına karşın bu yönden bir karar verilmediği, hükümsüzlük talebine yönelik kararda herhangi bir tartışma ve gerekçeye yer verilmediği, objektif dava birleşme şeklinde açılan marka ve tasarımdan kaynaklı işbu davada maktu başvuru ve peşin harcın yatırıldığı, ancak eldeki davada tasarıma yönelik talep bakımından eksik maktu harcın alındığı, bunun için davacı yana süre verilip sonucuna göre işlem yapılmasının gerektiği, bunun yanında kabule göre ise zararın fiili kaybın ve yoksun kalınan kazancın SMK 151/2-b maddesine göre talep edilmesi karşısında bilirkişiden bu yönde bir hesaplamayı içerir rapor alınarak sonuca gidilmesi, bilirkişi incelemesine esas olmak üzere net kazanç hesabı bakımından veri elde edilememesi halinde ise hakkaniyeti gereği tazminat miktarının belirlenmesinin de bilirkişilerden istenildiği, talep konusu markanın hükümsüzlüğü yönünden davalı yanın 17.05.2019 tarihli vazgeçme talebine istinaden davalı markasının sicilden silindiğinden davanın esası hakkında karar verilmesinin yerinde olmadığı, konusuz kalan bu talep bakımından bir değerlendirme yapılması gerektiği hususları kapsamında hükmün HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. KALDIRMA İLAMINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece istinaf kaldırma kararı kapsamında yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmak suretiyle dosya kapsamından rapor alınmasına karar verilmiş olmakla, sunulan bila tarihli rapor hükme esas alınmak suretiyle "davaya konu olan ürünlerde .... ve ... ibaresinin bulunmasından dolayı benzer kimyasal yapılarda oldukları benzer kullanım alanlarına sahip oldukları hava ile temas edilmesi durumunda hızlıca kürlenerek sertleştiği 2 ürününde benzerlik gösterdiği anlaşılmıştır. Davacıya ait markaların, kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar ve kırtasiye tipi yapıştırıcılar kapsayacak şekilde tescilli olduğu davalının ise piyasa sürdüğü kullanılmakta olan ürünlerin ise aynı emtiada yer aldıkları dolayısıyla sınıflarınında benzer olduğu görülmüştür. Davacıya ait .. nolu ... ve ..., ... (....) ibareli markalarında baskın unsurun ... ibaresinden oluştuğu davalının kullanımında yer alan ....+... ibareli kullanımlarında bir anlam ifade etmeyen harfler yanında .... ibaresinin orta kısmında yer alması ve bu ... kullanımı ile davacının markalarına yaklaştığı yine bu şekilde kullanımının tüketicinin yanılmasına sebebiyet verebilecek niteliktedir. Davacının ... numaralı şişe adlı perspektif görüntülü tasarımı ile davalıya ait kullanımlarının davacının tasarımına benzer nitelik taşıdığı bu haliyle kullanımının davacının tasarımına ihlal niteliği taşıdığı anlaşılmıştır. Davaya konu edilen ... nolu markanın davalı tarafından geri çekildiği anlaşıldığından hükümsüzlük talep edilse de TPMK kayıtlarında geri çekilmekte yer almadığından bu marka bakımından karar verilmesine yer olmadığı kanaati hasıl olmuştur. Davacının maddi zararlarının tespiti bakımından net kazanç yöntemine göre hesaplama yapılsa da davacının talebi doğrultusunda 1000 TL'nin davanın davacılardan iflas eden...şirketi ile birlikte talep edildiğinden bu miktarın davalıdan tahsiline ve davacılara verilmesine, yine davacı ...'in ıslah ettiği net kazanç yöntemine göre belirlenen 19.000 TL'nin ıslah tarihi olan 10/04/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile sadece.... tarafından ıslah edildiğinden davacı ... .e verilmesine, itibar tazminatının koşulları oluşmadığından itibar tazminatına yönelik talebin reddi kanaati dosyadaki tüm bilgi ve belgeler alınan bilirkişi raporu kapsamında anlaşılmış olup, davacının davasının kısmen kabulüyle davalının davacıya ait marka ve tasarıma tecavüzde bulunduğunun tespiti men'i ile.... ibaresinin fiziki ve sosyal mecralarından kaldırılmasına, net kazanç yöntemine göre yukarıda belirtilen maddi zararının davalıdan alınıp davacılara yukarıda belirlenen oranlara göre verilmesine, hükümsüzlüğe konu edilen ... nolu marka hakkında da karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekillerince ayı ayrı istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı ...... vekili, marka hükümsüzlüğü talebi yönünden dava tarihinde davalının markası sicile tescilli olduğundan karar verilmesine yer olmadığı kararının yasaya aykırı olduğu, itibar tazminatının reddi yönündeki gerekçenin yerinde olmadığı, zira davalı tarafça marka konusu ürünü uygun olmayan biçimde ürettiği ve piyasaya sürdüğünden marka değerine zarar verdiği, zararın somut olduğu, görmezden gelinemeyeceği ile kaldırma ilamında belirtilen eksikliklerin dikkate alınmadığı, tasarım yönünden harçlandırma yapılmadığı gibi bu yönden talebin gerekçesi ayrılmadan hükme bağlandığı, hükümsüzlük talebindeki önceki gerekçesizliği yeterince açıklanmadığı, hükme esas alınan raporun tek yönlü ve yetersiz olduğu, davalının kazancına değil davacının satışına odaklandığı hususlarını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. Davacı ...Şti. vekili, mahkemece itibar tazminatının reddi yönünde verilen kararın yerinde olmadığı, davalının kötü ve uygun olmayan üretim sonucu markanın müşteri nazarında itibarının düşmesi, markayı emek harcayarak belirli bir konuma getiren marka sahibinin ve işletmenin itibarına zarar vereceği, uygun olmayan şekilde kalitesiz ve ucuz malzemelerin kullanılarak ürünün piyasaya sürüldüğü, somut bu durum karşısında tazminat hesabının yapılmamasının yerinde olmadığı, hesap bilirkişisince gerekli görülen daha kötü üretim ve alanında uzman bilirkişiden rapor alınmasına, ardından tazminat hesabı yönünden hesap bilirkişisine tevdi edilmesi gerekirken bu yönde verilmeyen kararın yerinde olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, davacıya ait marka ve tasarımdan kaynaklı markanın hükümsüzlüğü, marka ve tasarıma tecavüzün önlenmesi, durdurulması ile itibar ve yoksun kalınan kazançtan kaynaklı tazminat istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, davalıya ait markanın hükümsüzlüğü yönünden talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacıya ait marka ve tasarıma davalının tecavüzde bulunduğunun tespitine, davacı markasına tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, itibar tazminatının reddine ve talep gibi yoksun kalınan kazanç kaybının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta yukarıdaki gerekçeler ile davalı aleyhine davacının davası marka patent tasarım tescilleri davacıya ait .... yapıştırıcısına benzer davalının markasının neden olduğu tecavüzün ölnemesi, durdurulması, kaldırılması, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile yoksun kalınan kazanç kaybı ve itibar tazminatı istemine ilişkin açılan davada kaldırma kararından evvel mahkemece bilirkişi heyetine tevdi ile alınan 01.03.2019 tarihli rapora itirazlarda bulunulması üzerine itirazların karşılanması ve itibar tazminatı talebi hakkında ek rapor alınmasına karar verildiği, bu kapsamda 01.08.2019 tarihli bilirkişi heyetince hazırlanan ek rapor dosyaya sunulmakla önceki rapor da varılan kanaatleri değiştirecek bir sebep olmadığı, itibar tazminatı yönünden ise bu yönden tazminat hesabı için dosyaya bilgi ve belge sunulmadığı anlaşılmakla ileri bir tespite gidilemediği yönünde kanaat bildirilmesi üzerine bilirkişi heyetinden ihlal olasılığı kapsamında tasarımın kötü, kalitesiz olup olmadığı, ürünler arası kalite farkının bulunup bulunmadığı, dolayısıyla davacı itibarının etkilenip etkilenmediği kanaatini bildirir şekilde yeniden rapor alınmasına karar verilmekle sunulan 01.10.2019 tarihli 2.ek raporda ambalaj kutularının ve plastik şişelerin fiziki karşılaştırılmasında görünür bir kalite farkı ve kalitesizlik tespitinin mümkün olmadığı, ürünlerin bu şekilde kötü kullanıldığı ve üretildiğinin tespitinin sağlanmasının mümkün olmadığı yönünde kanaat bildirildiği, daha sonra mahkemece talimat yoluyla dosyaya 26.04.2021 tarihli rapor kazandırılmakla yapılan değerlendirme neticesinde yukarıda belirtilen şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hükmün dairemizce kaldırıldığı, kaldırma üzerine mahkemece davalı yandan ticari defter ve belgelerin dosyaya ibrazına dair verilen süreye ilişkin oluşan durum kapsamında yeni bir bilirkişi heyetinden alınan bila tarihli raporda, kaldırma ilamından önceki davalı yan yönünden oluşan marka hakkına tecavüz niteliği yönünden benzer tespitlerin yapıldığı, ürünlerin yine aynı sınıfta olduğu tespitinin yanı sıra davacı aleyhine tasarım tescilinden doğan hakka tecavüz niteliğindeki eylem tespitinin varlığı yönünde kanaat bildirilmekle birlikte talep konusu edilen yoksun kalınan kazanca ilişkin net kazanç yöntemine göre davalı yanın 2018-2019 hesap dönemine ilişkin bilgi ve belgelerin üzerine dava tarihinden evvelki ihlal dönemi için yoksun kalınan kazanç miktarına dair 81.662,03 TL'lik net gelir hesabı göz önüne alınarak davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Az yukarıda da belirtildiği gibi dairemiz istinaf ilamında davacının marka talebi yanında tasarım talebi olmakla birlikte bu tasarım talebine ilişkin ayrıca harç yatırılması gerektiği yönünde istinaf kaldırma ilamında hüküm olmakla birlikte, mahkemece bu yönde işlem yapılmadığı gibi muhatap davacılar tarafından da gerekli harç ikmalinin sağlanmadığı göz önüne alındığında istinaf ilamının bu kapsamda yerine getirilmediğinde bir tereddüt yoktur. Buna göre önceki dairemiz ilamında da belirtildiği üzere davacının dava açılırken maktu başvuru ve maktu peşin harç yatırdığı, ancak objektif dava birleşmesi niteliğinde açılan işbu uyuşmazlık konusu davada tasarım ve markadan kaynaklı açılan iki dava olmakla birlikte her iki dava yönünden de ayrı ayrı harç yatırılması gerektiği, 492 sayılı Harçlar Kanunu harç alınması veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakılmadığı, mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini ve harcı yatırılmaması halinde de ne gibi bir mukteza tayin edileceğini 30. ve 32. maddelerinde hükme bağladığı, bu çerçevede tasarıma yönelik talep yönünden eksik maktu peşin harcın re'sen tamamlatılması için önel verilmesi gerektiği, dairemiz kaldırma ilamında belirtilmesine rağmen bu yönde bir işlem sonucu tesis edilmeden yeniden yapılan inceleme neticesi yukarıdaki karar verilmiş ise de, tasarıma yönelik talep yönünden eksik harcın Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca tamamlattırılmasından sonra tasarıma yönelik tecavüzün önlenmesi, durdurulması, kaldırılması bakımından da karar verilmesi gerekir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince verilen kararda, dava şartlarına aykırılık bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davacılar vekillerinin istinaf başvurularının ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN AYRI AYRI KABULÜNE, 2-İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 11.02.2025 tarih 2024/124 Esas 2025/19 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.