22. Hukuk Dairesi 2017/6047 E. , 2018/1088 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı-karşı davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olduğunu belirte…
**22. Hukuk Dairesi 2017/6047 E. , 2018/1088 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı-karşı davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olduğunu belirterek, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 11.08.2006-31.08.2007 ve 11.04.2008-05.09.2012 tarihleri arasında servis şoförü ve makineci olarak çalıştığını, çalıştığı süre içerisinde hak etmiş olduğu fazla çalışma ile genel tatil günleri çalışmaları karşılığı zamlı ücretinin ödenmemesi ve sigorta bildirimlerinin gerçek ücreti üzerinden yapılmaması nedenleriyle iş sözleşmesini İş Kanunu’nun 24/II maddesi gereğince haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma, genel tatil, yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı-karşı davacı vekili, davacının ücret, izin ücreti, yemek ve tüm ekonomik ve sosyal haklarının süresinde yerine getirildiğini ve işten ayrılması için haklı bir sebebinin bulunmadığını, iş sözleşmesinin davacı tarafından haksız olarak feshedildiğini, haksız feshin sonucuna göre müvekkili şirketin ihbar tazminatı alacaklısı olduğunu belirterek davacı tarafından açılan davanın reddine, karşı davanın kabulü ile ihbar tazminatı alacağının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir. Kararı davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasındaki öncelikle çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için gerekli şartları taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesiyle, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak ve tespit davası kabul edilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine göre, "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.