5. Ceza Dairesi 2010/669 E. , 2010/867 K. Gürcistan Adli Makamlarının 16 Kasım 2007 günlü tutuklama emri nedeniyle iadesi talep edilen ... ...'nın yapılan yargılanması sonunda; 5237 sayılı TCK.nun 18/1-8. maddesi gereğince zimmet suçundan iade talebinin kabul edilebilir olduğuna dair, ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.12.2009 gün ve 2009/553 Değişik İş karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı …
**5. Ceza Dairesi 2010/669 E. , 2010/867 K.** **"İçtihat Metni"** Gürcistan Adli Makamlarının 16 Kasım 2007 günlü tutuklama emri nedeniyle iadesi talep edilen ... ...'nın yapılan yargılanması sonunda; 5237 sayılı TCK.nun 18/1-8. maddesi gereğince zimmet suçundan iade talebinin kabul edilebilir olduğuna dair, ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.12.2009 gün ve 2009/553 Değişik İş karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Anayasa'nın 90/son, 141/3, CMK.nun 34, 230/1-b ve TCK.nun 18/4. maddelerine göre sırayla “usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir, bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır, hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır. Gerekçenin yazımında 230 uncu madde gözönünde bulundurulur, hükmün gerekçesinde delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin gösterilmesi gerekir, kişinin bulunduğu yer ağır ceza mahkemesi, geri verme talebi hakkında bu madde ve Türkiye'nin taraf olduğu ilgili uluslararası sözleşme hükümlerine göre karar verir”. İadesine karar verilen sanık ve müdafiilerin yargılama sırasında ve temyizlerinde özetle “suçlamaların tamamen siyasi olduğunu, siyasi ilişkileri nedeniyle yargılamak için iade talebine konu suçların uydurulduğunu iadeyi talep eden ülkede adil yargılama yapılmayacağını ve insanlık kurallarının ihlal edildiğini bildirmeleri karşısında, her iki ülkenin de taraf olduğu Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesinin 3/1-2. maddesinin “ İade talebine sebep olan suç kendisinden iade talep edilen tarafça siyasi bir suç veya böyle bir suç ile murtabit bir fiil olarak telakki edildiği takdirde suçlu iade edilmeyecektir. Kendisinden iade talep edilen taraf, adi bir suç için vaki iade talebinin bir şahsı ırk, din, milliyet veya siyasi kanaat cihetinden takip veya cezalandırmak gayesiyle yapıldığına veya bu şahsın vaziyetinin bu sebeplerden biri dolayısı ile ağırlaşabileceğine dair ciddi sebepler mevcut olduğuna kanaat hasıl ettiği takdirde de aynı kaide tatbik edilecektir” ve TCK.nun 18/3. maddesinin “Kişinin, talep eden devlete geri verilmesi halinde ırkı, dini, vatandaşlığı, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi görüşleri nedeniyle kovuşturulacağına veya cezalandırılacağına ya da işkence ve kötü muameleye maruz kalacağına dair kuvvetli şüphe sebepleri varsa, talep kabul edilmez” hükümleri ile yukarıda belirtilen kurallar gözetilerek sanığa bu konudaki iddia ve kanıtlarını duruşmada ortaya koyma olanağının verilmesi, bunların ayrı ayrı tartışılıp değerlendirilmesi, ulaşılan kanaatle birlikte karara esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi yerine noksan araştırma ve yetersiz gerekçeye dayanılarak yazılı biçimde geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.