21. Hukuk Dairesi 2007/14986 E. , 2008/3709 K. "" MAHKEMESİ : Trabzon İş Mahkemesi TARİHİ : 18/05/2007 Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra iş…
**21. Hukuk Dairesi 2007/14986 E. , 2008/3709 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Trabzon İş Mahkemesi TARİHİ : 18/05/2007 Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. Dava, davacı işçinin iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma geldiği iddiasına dayalı maddi ve manevi zararlarının tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davacının 6.4.2006 tarihli ibranameyle maddi ve manevi tazminat istemlerinden feragat ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosyadaki belgelerden davacının davalıya ait işyerinde 17.09.2005 tarihinde sol gözüne taş sıçramasıyla yaralandığı, 6.4.2006 tarihinde düzenlenen belgede davacının kaza nedeniyle oluşan bütün masraflarının işverence karşılandığını ayrıca davacıya 15.000,00 YTL ödeme yapıldığı, kaza sebebiyle işverenden başkaca herhangi bir hak ve alacak talebinin (maddi ve manevi tazminat vs) bulunmadığını işvereni ibra ettiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır. 506 sayılı Yasa’nın 27. ve müteakip maddelerinde işverenin iş kazasını engeç iki gün içinde Sosyal Sigortalar Kurumuna bildirilmekle yükümlü olduğu, haber verme kağıdındaki bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında gerekirse Kurumca soruşturma yapılabileceği ve varılan sonucun en geç üç ay içinde ilgililere yazı ile bildirileceği, ilgililerce yetkili mahkemeye başvurularak kurum kararına itiraz olunabileceği, itiraz halinde Kurum kararının ancak mahkeme kararının kesinleşmesiyle kesin hale geleceği bildirilmiştir. Öte yandan Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Diğer yandan, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir.