T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/866 - 2025/1123 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/866 KARAR NO : 2025/1123 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/03/2024 NUMARASI : 2023/250 Esas - 2024/218 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25/09/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 07/10/2025 Mahalli mahkemesince ve…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/866 - 2025/1123 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/866 KARAR NO : 2025/1123 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/03/2024 NUMARASI : 2023/250 Esas - 2024/218 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25/09/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 07/10/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı sigorta şirketine ZMM Sigorta Poliçesiyle sigortalı, davalı ...'in maliki olduğu ... plakalı aracın, 27/08/2016 tarihinde diğer davalı ...'in sevk ve idaresinde iken, 2009 doğumlu 7 yaşında olan davacı ...'ya çarpması sonucu davacının yaralanmasına neden olduğunu, bu kaza nedeniyle davacıda kalıcı olarak iş gücü kaybı meydana geldiğini belirterek, 100.000,00TL manevi tazminat ile, ileride arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 02/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limitleri dahilinde tahsiline, diğer davalılar yönünden ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, maddi tazminat talebinin 900,00TL'sinin kalıcı iş göremezlik, 100,00TL'sinin ise geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin olduğunu açıklamış, 21/09/2023 tarihli ve12/12/2024 tarihli celselerde söz alarak, maddi tazminat taleplerinin sigorta şirketi tarafından karşılandığını, bu nedenle tüm davalılar yönünden maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini, manevi tazminat talebinin ise sigorta şirketi dışındaki davalılara karşı devam ettiğini bildirerek, maluliyet tespiti işlemlerinden vazgeçilmesini ve dosyadaki mevcut durum itibariyle manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; maddi tazminat talepli davanın feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat talepli davanın kısmen kabulüne, 25.000,00TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karar davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı tarafça, davaya konu kaza nedeniyle yaralanmaya ilişkin hiçbir delil sunulmadığını, mahkemece bu konuda hiçbir araştırma yapılmaksızın, yalnızca davacının beyanları esas alınarak hüküm kurulduğunu, davacı tarafça, davaya konu kaza sonrasında, davacının Türkiye'de tedavi gördüğüne ilişkin hiçbir kayıt sunulmadığını, davacı tarafça sunulan beyan dilekçesinde, davacının, Sincan Dr. Nafiz Körez Devlet Hastanesine kaldırıldığı ve ilk tedavisinin orada yapıldığı, sonrasında davacı Fransa'da yaşadığı için tedavisine Fransa'da devam edildiğinin belirtilmesi üzerine mahkemece Sincan Dr. Nafiz Körez Devlet Hastanesine yazılan müzekkere yanıtında davacının yalnızca 2023 yılına ilişkin kayıtların gönderildiğini, kaza tarihi itibariyle herhangi bir hastane kaydına rastlanılmadığının bildirildiğini, davacı tarafça, davacının yurt dışında tedavi gördüğüne ilişkin sunulan hastane kayıtlarının kabul edilemeyeceğini, kazanın, 27.08.2016 tarihinde gerçekleştiğini, davacı tarafça, davacının yurt dışında tedavi gördüğüne ilişkin sunulan hastane kayıtlarının ise, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği şekilde bir yaralanma olması halinde, 2016 yılından 2018 yılına kadar davacının mutlaka bir hastane kaydının olması gerektiğini, davacı tarafça, söz konusu yıllara ilişkin hiçbir kayıt sunulamadığını, davacı tarafça, tercüme ettirilerek mahkemeye sunulan doktor raporuna bakıldığında, doktor beyanının "... ile Ocak 2021 yılında tanıştım" şeklinde başladığını, kaza tarihinin 2016 yılı olduğu, rapor tarihinin ise 2021 yılı olduğu dikkate alındığında söz konusu raporun değerlendirmeye esas alınamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının yurt dışı raporlarında, davacının tedavisinin, davaya konu kaza nedeniyle gerçekleştiğine ilişkin hiçbir beyan bulunmadığını, kaza tarihi ile sağlık raporları arasında uzun bir zaman dilimi olması nedeniyle, davacı ile davalılar arasındaki kaza nedeniyle illiyet bağının koptuğunu, mahkemece, davacının yaralanma ve tedavi iddialarına ilişkin alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırılması gerekirken, uzmanlık gerektiren bir alanda evrak üzerinden karar verildiğini, dosyada davacının hangi tarihlerde 5 ay tekerlekli sandalye kullandığı ve yine hangi tarihlerde ne kadar süre ile 2 koltuk değneği kullandığına ilişkin hiçbir delil bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde dahi böyle bir beyanı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, bu konuda delil bulunsa dahi, bu hususların davaya konu kaza neticesinde mi gerçekleştiği ya da davaya konu kaza nedeniyle böyle bir hususun olup olmayacağının araştırılması ve bu konuda alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırılması gerekirken, mahkemece uzmanlık gerektiren bir konuda evrak üzerinden inceleme yapılarak karar verildiğini, davalıların kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmadığını, davaya konu kazanın, yaya olan çocuğun aniden araç yoluna fırlaması nedeniyle meydana geldiğini, yaya ve ailesinin tam kusurlu olduğunu, çocuğun ailesi tarafından gözetim ve denetim yükümlülüğünün de ihmal edildiğini, mahkemece hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda kaza tespit tutanağı tutulmadığı, polis tutanağı uyarınca 27.08.2016 tarihinde olay yeri terk araç dışı yaralanmalı trafik kazası olayı ile ilgili olarak ... plakalı araç sürücüsü ... isimli şahsın refakate alınarak olay yerine intikal edildiği ve yapılan görgüde; bahse konu Zafer Sokağın 7.40 metre genişliğinde olduğu ve 1/C Blok tarafından bulunan kaldırıma 3 metre olduğu, yolun kuru ve yolda fren izinin olmadığı, yolda kırık parça ve kaza izinin olmadığı,... plakalı aracın sol ön çamurluk lastik üzerinde eziklik olduğu, olay yerini görür herhangi bir kamera kaydının da olmadığının belirlendiği, mahkemece alınan kusur raporunda, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı olup, davalı ...'in de işleteni olduğu ... plakalı otomobil sürücüsü davalı ...'in meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK'nın 52/b. maddesi kural ihlalini işlemiş olmakla %25 oranında kusurlu olduğu, davacı çocuk yaya ...'nın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK'nın 68/b. ve KTY’nin 138/b-3. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Ankara Batı CBS’nin 2016/26617 Soruşturma sayılı dosyasında şikayet yokluğundan takipsizlik kararı verildiği, davacı tarafa yargılama sırasında kesin süre verilmesine rağmen maluliyet için davacı asılın muayene ettirilmediği, davacı vekili tarafından dosyada mevcut tedavi evraklarından davacının yaralanmasının niteliğinin mahkeme tarafından takdir edilmesinin talep edildiği, mahkemece davacının kazadan sonraki 5 ay tekerlekli sandalye ve ardından 2 koltuk değneği kullanımı olduğu, bacakta 1.2 cm uzunluk anormalliği bulunduğu belirlemesi ile yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına, delillerin toplanıp değerlendirilmesine ve mahkeme kararının gerekçesine göre, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluşu ile uyumlu bulunmasına buna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ...'in %25 oranında, davacı çocuk yaya ...'nın %75 oranında kusurlu olduğunun belirlenmesine, maddi tazminata yönelik davadan feragat edilmiş olması nazara alındığında eldeki istinaf incelemesine manevi tazminat talebine ilişkin olarak bakıldığında, dosya kapsamında yer alan davacı küçüğe ait kaza tarihinde düzenlenen adli muayene raporunun ortopedi uzmanı tarafından düzenlenen kısmında ‘sağ pro…mal tibia ve fibula kırığı…’ ibareleri ile davacının kaza neticesi bu bölgeden anılan şekilde kazaya bağlı olarak yaralandığının açıkça anlaşılmasına, davacının kaza nedeniyle çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, ödenecek tazminat miktarı, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacının uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının usul ve yasaya uygun bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, yerel mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 3531-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 3531-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalılar ... ve ... tarafından yatırılması gereken 1.707,75 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.280,15 TL harcın istinaf eden davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf eden tarafça yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.