2. Hukuk Dairesi 2024/508 E. , 2024/7696 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1175 E., 2023/1455 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Artvin Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2021/77 E., 2023/306 K. Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kadının karşı davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, asıl davanın reddine karar verilmiştir. Kar
**2. Hukuk Dairesi 2024/508 E. , 2024/7696 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1175 E., 2023/1455 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Artvin Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2021/77 E., 2023/306 K. Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kadının karşı davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, asıl davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı-karşı davalı erkek ile davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı erkek tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı-karşı davalı erkek dava ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; kadının evlilik birliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmemek için sorunlar çıkartarak tartışma ortamı yaratmaya başladığını, önceki eşinden olan çocuğu ...'ı üç yaşından itibaren erkeğin kendisinin büyüttüğünü, ...'ın son dönemlerde tarafına saygısız davranışlar sergileyerek küfür ve tehdit ettiğini, kadının da onunla birlikte hareket edip erkeğe hakaretlerde bulunduğunu, erkeğin anne ve babası hasta olmasına rağmen kadının geçmiş olsun dahi demediğini, erkeğin ailesini ve yakın çevresini eve kabul etmediğini, kadının ilgisiz ve sevgisiz yaklaşımının evlilik birliğini temelden sarstığını, ...'ın saygısız ve tehdit dolu söylemlerinden dolayı eve gelmesini istemediğinden, kadının iftira atarak önceki yılbaşı gecesi psikolojik baskı uyguladığından bahisle uzaklaştırma kararı aldırdığını, kadının güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu, kadının gizli gizli ve sıklıkla komşuları U. G. isimli şahısla mesajlaştığı ve telefonda görüştüğü, şahsa son dönemlerde yemek vermeye, eve davet etmeye başladığını, bu durumun süreklilik kazanması nedeniyle karşı çıktığını, ancak kendisini ilgilendirmeyeceğini söyleyerek tarafının ikazlarını dikkate almadığını, kendisine uzaklaştırma kararı aldıktan sonra bu kişinin arabası ile babasının evine gittiğini öğrendiğini, ortak çocuğun annesinde ve eşinin eski çocuğunun yanında bulunmasının güvenli olmadığını, önceki eşinden olan oğlu ...'ın şiddete meyilli ve alkolik bir kişi olduğunu, bu nedenle ortak çocuğun velâyetinin kendisine bırakılması gerektiğini belirterek, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuk ...'nın velâyetinin yargılama sırasınca tedbiren, hükmen nihai olarak tarafına verilmesine, davacı-karşı davalı erkek lehine 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedillmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı-karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; erkeğin dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarının hiçbirini kabul etmediklerini, işbu boşanma davasını açtıktan sonra kadına davadan feragat edeceğini, kadından hiçbir zaman boşanmayacağını, kadının da boşanmasına asla izin vermeyeceğini, yalnız kaldıklarında ve tanıklar huzurunda birçok kez beyan ettiğini, erkeğin bu barışma girişimi davranışlarının af kapsamında sayılarak boşanma talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, tarafların ikinci evlilikleri olduğunu, ilk evliliklerinden kadının ..., erkeğin ... isimli ve işbu evlilikten ... isimli bir ortak çocuklarının bulunduğunu, kadının iki çocuğunu da birbirinden ayırt etmeden güzel bir şekilde büyüttüğünü, erkeğin ileri sürdüğü iddiasının gerçek dışı olduğunu, çalışkan bir genç olan ...'ın erkeğe iş hayatında da yardımcı olduğunu, ...'ın alkol aldığı, erkeğe kötü davrandığı iddialarının gerçek dışı olduğunu, kadının kayınvalide ve kayınpederini hasta ziyaretine gittiğini, kadının geçimsiz biri olduğu iddiasının gerçek dışı olup aksine erkeğin köyde birçok kişi ile tartışması nedeniyle şehre yerleştiklerini, kadının eşine karşı soğuk ve ilgisiz davrandığı hususunu kabul etmediklerini, kadının sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmadığını, erkeğin dilekçesinde bahsettiği U.G. isimli şahsın ... ile aynı yaşlarda olup ... ile ...'ın arkadaşı olduğunu, U. G.'nin çocukları ile sohbet amaçlı tarafların çocukları evdeyken ortak eve geldiğini, kadının telefonundan ... ve ... tarafından U.G.'yi görüşmek için sık sık aradıklarını ve mesaj attıklarını, erkeğe karşı evlilik birliğinin yüklediği yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, kadının, erkeğin kendisine hakaret ve iftiralarda bulunması sonucu uzaklaştırma kararı aldırdığını, uzaklaştırma kararı sonrası ortak çocuğun etkilenmemesi ve erkeğin yaptığı baskılar sonucu eve geri döndüğünü, erkeğin ...'a soğuk, ilgisiz, incitici davrandığını, hakaret ettiğini, ...'ın 5 ay önce bu sebeple ortak konuttan ayrıldığını, erkeğin, kadını evin kendisine ait olduğunu, onu evden atacağı tehdidiyle sindirmeye çalıştığını, erkeğin psikolojik şiddet uyguladığını, kadının namusu ve şerefiyle ilgili ağır hakaretlerde bulunması üzerine uzaklaştırma kararı aldırdığını, uzaklaştırma kararı sonrası ortak çocuğun etkilenmemesi ve erkeğin yaptığı baskılar sonucu eve geri döndüğünü, akabinde erkeğin Utku ile ilişkileri olduğuna yönelik iddialarını akrabalarına da anlatarak kadını aşağıladığını, hakarete ve iftiraya uğraması nedeniyle evlilik birliğini devam ettiremeyecek hale geldiğini belirterek, erkeğin davasının reddine, karşı davanın kabulüne, erkeğin pek kötü ve onur kırıcı davranışları sebebiyle tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 162 nci maddesi uyarınca boşanmalarına, kabul edilmezse, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuk ...'nin boşanma davası boyunca geçici, dava sonuçlandıktan sonra sürekli velâyetinin davalı-karşı davacı anneye verilmesine, aile konutunun kadına tahsisine, kadın lehine 2.000,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasına, ortak çocuk ... için 1.000,00 TL tedbir-iştirak nafakasına dönüştürülmesine, kadın lehine 60.000,00 TL maddî, 80.000,00 TL manevî tazminatın talebin kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte kadına verilmesine, ziynet eşyalarının aynen iadesine, mümkün değilse dava tarihi itibariyle maddî değerinin ve işleyen faizinin erkekten alınarak kadına ödenmesine karar verilmesini talep ve karşı dava etmiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı-karşı davalı erkek tarafından tanık bildirilmediği, davalı-karşı davacı kadının kusurlu olduğunu ispatlayan başkaca bir bilgi ya da belge bulunmadığı anlaşılmakla davasının reddine, davacı-karşı davalı erkeğin, davalı-karşı davacı kadının önceki eşinden olma oğluna kötü davrandığı, davalı-karşı davacı kadının başka erkeklerle duygusal yakınlık kurduğunu ima ettiği anlaşılmakla kusurlu olduğu, davalı-karşı davacı kadının ise kusurunun bulunmadığı, 4721 sayılı Kanun'un 162 nci maddesine dayalı davasının yasal koşulları oluşmadığından reddi gerekmişse de hükümde sehven yazılmadığı gerekçesi ile davalı-karşı davacı kadının davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocuğun velâyet hakkının davacı-karşı davalı babaya verilmesine, kadın lehine 15.000,00 TL maddî, 15.000,00 TL manevî tazminatın erkekten alınarak kadına verilmesine, kadın lehine 1.500,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmesine, davalı-karşı davacı kadının ziynet alacağı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı erkek ve davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı-karşı davalı erkek istinaf dilekçesinde özetle; HTS kayıtlarının getirtilmediğini, delillerin toplanmadığını, hükme esas alınan tanık ... ile aralarında husumet bulunması nedeniyle beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, kusurunun bulunmadığını, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile kusur belirlemesi, asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü, davalı-karşı davacı yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat ve yoksulluk nafakası yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2.Davalı- karşı davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat ve yoksulluk nafakası miktarlarının az olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile maddî ve manevî tazminat ve yoksulluk nafakası miktarları yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı erkek tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı-karşı davalı erkek temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar etmekle birlikte, karşı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, asıl davanın reddi, davalı-karşı davacı yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat ve nafaka yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak açılan boşanma davalarında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, kadının boşanma davasının kabulü kararının ve erkeğin davasının reddi kararının yerinde olup olmadığı, kadın yararına maddî ve manevî tazminat şartlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, miktarlarının uygun olup olmadığı, kadının boşanmakla yoksulluğa düşüp düşmeyeceği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 6 ncı maddesi, 166 ncı maddesinin birinci fıkrası, 174 üncü, 175 inci ve 330 uncu maddeleri. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı- karşı davalı erkek tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.