11. Ceza Dairesi 2021/7357 E. , 2024/5800 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/37 E., 2016/97 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yü
**11. Ceza Dairesi 2021/7357 E. , 2024/5800 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/37 E., 2016/97 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Temyizin kapsamına göre, Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2016 tarihli ve 2015/37 Esas, 2016/97 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanığın eyleminin "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" kapsamında değerlendirilmesi gerekirken "resmi belgede sahtecilik" suçundan hüküm kurulması ... nedeniyle bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; samimi bir şekilde doğruları söylediğine, hayata tutunmak ve yaşam mücadelesini sürdürmek için böyle bir yalan söylediğine, kimseye zararı olmadığına, verilen cezanın asgariye indirilmesine veya hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'ın işitme kaybının bulunduğu, bu nedenle sürücü belgesini yeniletmek için her iki yılda bir sağlık kurulu raporu alması gerektiği, suç tarihinde Isparta Devlet Hastanesi Kulak Burun Boğaz Polikliniğine söz konusu raporu almak için başvurduğu, KBB uzmanı olan temyiz dışı sanık ...'in muayene sonrasında odyometri ölçümü için sanık ...'ı, odyometri teknikeri olan temyiz dışı sanık ...'a yönlendirdiği, ...'ın ...'ın odyometri testini yaptığı sırada ...'ın daha önce bir çok kez söz konusu testi yaptırması nedeniyle gerekli yerlerde tepki vererek odyometri testi sonucunun kendi fiziki durumuyla uyumlu olmayacak şekilde ve sürücü belgesi alabilecek durumda olacak şekilde çıkmasını sağladığı, söz konusu test sonucuna göre temyiz dışı sanık ...'in, sanık ... hakkında 13.02.2013 tarihli, işitme cihazı ile olmak şartı ile B sınıfı sürücü belgesi alabileceğini ve ticari araç kullanamayacağını belirtir suça konu raporu düzenlediği, bu şekilde sanık ...'ın kendi tecrübeleriyle odyometri testi sonuçlarına etki ederek suça konu raporun düzenlenmesini sağladığı, sahte olduğunu bildiği söz konusu raporu kullanarak Burdur Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'nden B sınıfı sürücü belgesini yeniletmek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilmiştir. 2. Yapılan yargılama neticesinde yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığından sanık hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmamıştır. 3. Suça konu belge akıbeti konusunda herhangi bir karar verilmemiştir. IV. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasına düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun, belgenin sahte olarak düzenlenmesi, başkasını aldatacak şekilde değiştirilmesi veya sahte olarak düzenlenen belgenin kullanılması eylemlerinden birisinin gerçekleştirilmesi ile oluşacağı cihetle; işitme kaybı bulunan sanığın, odyometri testini kendi fiziki durumuyla uyumlu olmayacak ve sürücü belgesi alabilecek şekilde çıkarttığı, bu şekilde kendi hilesi neticesinde düzenlenen rapora göre "13.02.2013 tarihli işitme cihazı ile olmak şartı ile B sınıfı sürücü belgesi alabileceği ve ticari araç kullanamayacağı" belirtilen gerçeğe aykırı belgeyi Burdur Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'ne ibraz ederek B sınıfı sürücü belgesini yenilettiği anlaşılmakla; sanığın eylemleri 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "zincirleme şekilde" resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğundan, Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, suçu konu gerçeğe aykırı raporun düzenlenmesini sağlayıp ayrıca bu belgeye istinaden B sınıfı sürücü belgesini de yeniletmek şeklinde gerçekleşen eylemleri nedeniyle hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen suça konu belge akıbeti hakkında bir karar verilmemesi dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle, Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2016 tarihli ve 2015/37 Esas, 2016/97 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına “... suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye ...'ın, sanığın eyleminin "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturacağına dair karşı oyu ile oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY (2021/7357 Esas-2024/5800 Karar) Sayın çoğunluk ile aramızda ki görüş ayrılığı "odyometri testi yapıldığı sırada sesleri duymadığı halde sanki sesi duyuyormuş gibi geçeğe aykırı işaret vermek sureti ile yalan beyanda bulunmak ve bu test sonucuna göre düzenlenen rapor ile sürücü belgesi yeniletme" eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 204/1 maddesinde düzenlenen "resmi belgede sahtecilik" suçu kapsamında mı? yoksa 206 maddesinde düzenlenen "resmi belgenin düzenlemesinde yalan beyan" suçu kapsamında mı değerlendirileceğine ilişkindir. I-Resmi belgede sahtecilik suçu TCK'nin 204/1 maddesinde "Bir resmî belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmî belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde neticesi harekete bitişik ve seçimlik hareketli bir suç olarak tanımlanmış olup buna göre resmi belgenin sahte olarak düzenlenmesi, gerçek bir resmi belgenin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi veya sahte resmi belgenin kullanılması durumunda suç oluşacaktır. 5237 sayılı TCK'nun 204/2. Maddesinde "Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde özgü suç olarak düzenlenen “Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçunun oluşması için ise sahte resmi belgeyi düzenleyen kamu görevlisinin belgeyi düzenlemeye yetkili olması, görevi sırasında ve kanuni yetkisine dayanarak bir belgeyi sahte olarak düzenlemesi ve düzenlenen belge ile kamu görevlisinin görevi arasında nedensellik bağının bulunması gerekmektedir. (11CD-23.03.2016-2014/14653-2016/2651) Maddenin ikinci fıkrasında düzenleme, değiştirme ve kullanma seçimlik hareketlerinin yanı sıra dördüncü bir seçimlik hareket olarak "gerçeğe aykırı belge düzenleme" kavramı karşımıza çıkmaktadır. Burada kamu görevlisi şahit olduğu ve gözlemlediği bir olayı gerçeğinden farklı şekilde belgelendirmekte ve gerçeğe aykırı belge düzenlemektedir. Yada huzurunda gerçekleşmeyen bir olayı gerçekleşmiş gibi yazmakta. Belgeyi düzenleyen olarak görünen kişi ile düzenleyen kişi aynıdır ve belgede değişiklik de yapılmamıştır (başka deyişle belge sahihtir) ve fakat sahtecilik eylemi; belgenin özüyle, fikri yapısı ve içeriği ile (tespit ettiği olgu veya vakıanın gerçekliğiyle) ilgilidir. İçerik sahteciliği olarak tanımlanan bu sahtecilik türünde belgenin maddi varlığında, düzenleyen kamu görevlisi ve imzada sahtecilik bulunmamaktadır. Maddi sahtecilikte ise belgenin maddi varlığında bir değişiklik yapılmakta (yada tümden sahte olarak üretilmekte) belgeyi düzenleyen görünen kişi dışında başka bir kişi olup belge sahih değildir. Tekrar belirtmek gerekir ise "gerçeğe aykırı belge düzenleme" şeklinde tarif edilen içerik sahteciliği eylemi yalnızca kamu görevlisi tarafından görevi gereği düzenleyeceği resmi belgelerde meydana getirilebilir. TCK'nin 204/1 ve 207/1 Maddelerinde "gerçeğe aykırı belge düzenleme" seçimlik hareketine yer verilmemiştir. Bu maddelerde yalnızca ‘belgeyi sahte olarak düzenleme, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirme ve sahte olarak düzenlenen belgeyi kullanma" seçimlik hareketlerine yer verilerek maddi sahtecilik eylemleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı TCK'nin 204/1 ve 207/1 Maddelerinde düzenlenen eylemler yönünden fail herkes olabilir iken 204/2. Maddesinde düzenlenen eylemler yönünden fail yalnızca kamu görevlisi ise de TCK' nin 40/2 maddesinde düzenlenen bağlılık kuralı gereğince özgü suçlarda iştirak hali de düzenlenmiş olup, buna göre resmi evrakta sahtecilik suçunun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde suça iştirak eden kamu görevlisi olmayan kişiler de azmettiren yada yardım eden sıfatıyla 204/2 maddesi uyarınca (kamu görevlisi gibi ) cezalandırılacaktır. Burada bireyin eylemi kamu görevlisinin suçuna katılmaktır. “doktor sanıkların düzenlediği reçetelerin sahteliğinin sabit olması halinde ise, eczacı sanıkların sahtecilik suçu yönünden eylemlerinin, TCK’nin 40/2. maddesindeki özgü suçlarda bağlılık kuralı uyarınca, zincirleme şekilde işlenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçuna iştirak kapsamında kalacağı” (11CD-01.10.2020-2017/6410-2020/5331) Ancak sahte belge düzenlenmesi sırasında belgeyi düzenleyen kamu görevlisi aldatılmış ise kamu görevlisi olmayan kişinin eylemi 204/1 maddesi kapsamında değerlendirilebilecek ve fakat 204/1 maddesinde " gerçeğe aykırı belge düzenleme yada bu şekilde düzenlenen belgeyi kullanma" seçimlik hareket olarak düzenlenmediği için kamu görevlisi olmayan kişi yalnızca sahte belge düzenleme veya gerçek bir belgede ekleme veya çıkarma suretiyle sahtecilik, başka bir deyişle maddi sahtecilik eylemlerinden cezalandırılabilecektir. Nitekim Dairemiz uygulamasında; başkasının kimlik bilgilerine düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanı talep belgesini muhtara düzenlettik den sonra nüfus müdürlüğüne müracaat ederek yine üzerinde kendi fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanı tanzim ettirmek eyleminin 204/1 maddesi kapsamında zincirleme resmi belgede sahtecilik suçunun oluşturacağı kabul edilmektedir. Bu gibi durumlarda kamu görevlisi muhtar yada nüfus memur aldatılmakta ve fakat kimlik bilgileri ile fotoğrafın farklı kişilere ait olduğu maddi sahteciliği ( bilgi ve imzalar sahih ancak fotoğrafın maddi varlığı sahte) kapsayan bir belge üretilmektedir. (11CD-27.03.2024-2021/10495-2024/4273) Buna karşılık fail A nın nüfus müdürlüğüne müracaat ederek kendisini kardeşi B olarak tanıtıp nüfus memurunu aldarak kardeşi B nin kimlik bilgileri ile yine üzerinde kardeşi B nin fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanı tanzim ettirmesi ve kullanması eylemi 204/1 maddesi kapsamında resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturmayacak. Çünkü burada belge içeriği, imzalar ve fotoğraf sahihtir. Ancak nüfus memuruna gerçek dışı beyanda bulunan Fail A nın eylemi 5237 sayılı TCK'nin 206 maddesine göre daha özel bir düzenleme olan 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 67/1. Maddesinde düzenlenen “Herhangi bir işlem sebebiyle nüfus müdürlüğüne gerçek dışı beyanda bulunmak" suçu kapsamında değerlendirilebilecektir. II-Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu 5237 sayılı TCK'nin 206. maddesinde “Bir resmî belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır” biçiminde düzenlenmiş olup, burada resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip kamu görevlisine yalan bildirimde bulunulması eylemi cezalandırılmıştır. Suçun oluşumu için kişinin beyanı üzerine düzenlenen resmî belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispatlayıcı nitelikte de olması, beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılmasının zorunlu olmaması şarttır. Bir başka ifadeyle yetkili kamu görevlisinin failin açıklamalarına dayanarak ve bu beyanı araştırma yükümlülüğü olmaksızın resmi bir belgeyi düzenliyor olması gerekir. Beyanın doğruluğu kamu görevlisi tarafından araştırıldığı durumlarda ise bu araştırma sonunda bildirimin gerçeğe uygun olmadığı belirlenecek ve kişinin beyanına itibar edilemeyeceğinden kişinin beyanını içeren belge ispat aracı olarak kullanılamayacak, anılan maddedeki suç oluşmayacaktır. Öte yandan kişinin yalan beyanda bulunması üzerine resmi belge düzenlenmesi nedeniyle eylemin resmi evrakta sahtecilik suçunu oluşturduğunun ileri sürülebilir ise de bu düşünce 5237 sayılı TCK'nin 206. maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu ile 268. Maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun işlenemez hale gelmesi sonucunu doğurur. " Her iki maddede tarif edilen eylemlerin resmi belge tanzim edilmesi sırasında işlenmesi şart olduğundan, eylemin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, kanunun amacına aykırı olarak 5237 sayılı Kanunun 206 ya da 268. madde hükümleri uygulanamaz hale gelir ki, bu görüşün kabulü mümkün değildir." (CGK-24.06.2014-2013/221-2014/214) III-Somut olay ve düşüncemiz; Sanık ...'in işitme kaybının bulunması nedeniyle sağlık kurulu raporu alması gerektiği sırada yerine başka birini sokarak raporu alıp ehliyetini yenilettiğinin ihbar edilmesi üzerine başlatılan soruşturma sonucunda düzenlenen Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 12/02/2015 tarih ve 2014/3088 soruşturma sayılı İddianamesinde özetle;" Şüpheli ...'ın 13/02/2013 günü Isparta Devlet Hastanesi kulak burun boğaz polikliniğine "sürücü adayları ve sürücüler için sağlık raporu" almak için başvurduğu. Şüpheli ...'in KBB uzman doktoru olarak görev yaptığı, diğer şüpheli ...'ın odiyometri teknikeri olduğu. ...'in, ...'ı muayene ettiği ve odiyometri ölçümü istediği, ...'ın ...'a ait olduğunu söylediği odiyometri sonuçlarını düzenlediği. ...'in muayene ve odiyometri sonuçları sonrası emanetin 2014/1158 sırasında kayıtlı 13/02/2013 tarihli ...'ın "B" sınıfı sürücü belgesi alabileceğine dair "sağlık raporu"nu düzenlediği. Söz konusu raporu ...'ın Burdur Trafik Şube Müdürlüğüne ibraz ederek "B" sınıfı sürücü belgesini 13/02/2015 tarihine kadar yenilettiği. 13/02/2013 tarihinde ...'ın düzenlediği odiyometri ölçümlerinin (odyogram formu) sahte olduğu, ...'ın kendisinde mevcut işitme kaybı ile ancak "H" sınıfı sürücü belgesi alabilecek olmasına rağmen ...'in 13/02/2013 tarihli sağlık raporunda ...'ın "B" sınıfı sürücü belgesi alabileceğini belirterek resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği. ...'ın, ... ve ...'i azmettirerek görevleri gereği düzenlemeleri gereken resmi belgeleri sahte olarak düzenlettiği ve sahte resmi belgeyi kullanarak "B" sınıfı sürücü belgesini yenilettiği." iddia edilerek sanık ... ile kamu görevlisi olan temyiz dışı sanıklar ... ve ... haklarında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan TCK'nin 204/2 maddesi uyarınca kamu davası açıldığı, Isparta 2.Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ise "sanık ...'in sürücü belgesini yeniletilmesi konusunda 11/02/2013 tarihinde Burdur Devlet Hastanesine başvurduğu, odiyometri sonuçları ile yapılan muayene sonucunda sürücü belgesi alamayacak olduğunun tespit edilmesi sebebi ile kendi işitme özelliği konusunda durumdan haberdar olduğu, olumlu sağlık kurulu raporu alamaması sebebiyle bu raporu ve akabinde sürücü belgesini yeniletme işlemini temini için bu raporları temin edebileceği hastane arayışına girdiği, bu amaçla Bucak Devlet Hastanesine bilahare başvurduğu, ancak buradan da odiyo testi istenmesi nedeniyle önceki gibi testi geçemeyeceğini düşünerek test yaptırmadan ayrıldığı, Isparta Devlet Hastanesi Kulak Burun Boğaz Polikliğindeki test sırasında ise sanık ...'ın daha önce bir çok kez işitme konusunda test yaptırması sebebiyle tecrübe sahibi olması nedeniyle teknisyenin el hareketlerini takip ederek butonla ona göre yönlendirme yaptığı, bu şekilde odiyometri sonuçlarına etki ettiği, savunması ile de eylemini ikrar ettiği, her ne kadar sanık ... hakkında kamu görevlisini resmi belgede sahtecilik suçunu azmettirme iddiası ile TCK'nun 38. maddesinin yollaması ile TCK'nun 204/2 maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de, bu gerekçelerle sanığın eyleminin resmi belgede sahtecilik suçu şeklinde sübuta erdiği," kabul edilerek temyiz dışı sanıklar ... ve ...'in beraatlerine, sanık ...'in ise TCK'nin 204/1 maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de ; İşitme kaybının bulunması nedeniyle her iki yılda bir sağlık kurulu raporu alarak B sınıfı sürücü belgesini yeniletmesi gereken sanık ...'in olay günü olan 13.02.2013 tarihinde Isparta Devlet Hastanesi Kulak Burun Boğaz Polikliğinde odyometri testi yaptırdığı sırada testin lehine sonuçlanabilmesi için göz ucu ile testi yapan teknisyen ...'ın el hareketlerini takip ederek ...'ın butona basması ile eş zamanlı olarak kendisinin de elinde tuttuğu butona basarak sanki sesi duyuyormuş gibi işaret vermek sureti ile gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu, sanık Emrahın gerçeğe aykırı bu beyanı doğrultusunda da temyiz dışı sanık ...'ın resmi bir belge olan odyometri testini düzenlediği, bu test sonucuna göre de temyiz dışı diğer sanık ...'in "işitme cihazı ile B sınıfı sürücü belgesi kullanabilir, ticari araçlar hariç" şeklinde düzenlediği rapor ile sanık ...'ın sürücü belgesini yenilettiği anlaşılan somut olayda; Sanık ...'ın resmi bir belgenin (odyometri testinin) düzenlenmesi sırasında gerçeğe aykırı beyanda bulunma eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 206 maddesi kapsamında kalan “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturacağı, Ancak kamu davası açan belge olan 12.02.2015 tarihli iddianame de sanık ...'ın kamu görevlisi olan temyiz dışı sanıklar ... ve ...'i azmettirerek görevleri gereği düzenlemeleri gereken resmi belgeleri sahte olarak düzenlettiği ve sahte resmi belgeyi kullanarak "B" sınıfı sürücü belgesini yeniletme eyleminin anlatıldığı, iddianamede resmi bir belgenin (odyometri testinin) düzenlenmesi sırasında gerçeğe aykırı beyanda bulunma eylemine yer verilmediği, İddianamede anlatılan kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik suçunun, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçuna dönüşmeyeceği gözetilerek Cumhuriyet Savcılığına bu hususta bildirimde bulunularak iddianame düzenlemesi halinde dava ile mevcut kovuşturma birleştirilip elde edilen tüm deliller birlikte değerlendirilerek hukuki durumun takdir ve tayini gerekir ise de 13.02.2013 tarihinde gerçekleşen olayda 5237 sayılı TCK'nin 206 maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu yönünden kanunun 66 ve devamı maddelerinde düzenlenen asli dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır Sayın çoğunluğun görüşünde olduğu gibi eylemin 5237 sayılı Kanununun 204/1 nci maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçu kapsamında kaldığının kabul edilmesi halinde ise sanık ...'ın odyometri testi düzenlenmesi sırasında belgeyi düzenleyen kamu görevlisi temyiz dışı sanıklar ... ve ...'i aldatmış ve kamu görevlileri tarafından düzenlenen raporlar doğrultusunda sürücü belgesini yeniletmiş ise de odyometri testi ve sürücü belgesindeki fotoğraf ve imzaların sahih olduğu, Türk Ceza Kanununun 204/1 maddesinde "gerçeğe aykırı belge düzenleme yada bu şekilde düzenlenen belgeyi kullanma" seçimlik hareket olarak düzenlenmediği ve bu anlamda fikri sahteciliğin cezalandırıldığına dair düzenleme bulunmaması nedeniyle 204/1 maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurları oluşmayacağından; Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına dair kararına katılmıyorum.30.04.2024