8. Hukuk Dairesi 2011/7891 E. , 2012/4702 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil ... ile Hazine ve ... aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 18.10.2011 gün ve 20/583 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; mevkii ve hudutlarını yazdığı dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından…
**8. Hukuk Dairesi 2011/7891 E. , 2012/4702 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil ... ile Hazine ve ... aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 18.10.2011 gün ve 20/583 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; mevkii ve hudutlarını yazdığı dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından davasız, aralıksız 30 yıldır ekilip biçilerek zilyet edildiğini açıklayarak TMK.nun 713/1. maddesine göre müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmaz 1975 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında 766 sayılı Tapulama Kanununun 2. maddesine göre Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğundan tespit dışı bırakılmıştır. Davacının tescil talep ettiği yer tespit dışı bırakılan alan içerisinde 6 parça yerden ibarettir. Fen memuru bilirkişinin belirlemesine göre krokide; A harfi ile 5559.54 m2, B harfi ile 6.375,83 m2, C harfi ile 3.303,84 m2, D harfi ile 19.534,87 m2, E harfi ile 42.491,38 m2 veF hrfi ile 21.040,14 m2 olarak gösterilen yerlerin adına tapuya tescilini istemektedir. Toplam tescil talep edilen yer 98.305,6 m2'dir. Dava konusu yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve mahallinde yapılan keşifte dinlenen bilirkişilerin beyanıyla genellikle taşlık nitelik gösterdiği anlaşıldığına göre, öncelikle zilyetlikle kazanılabilmesi için emek ve masraf harcanarak imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesi, imar ve ihya işlemleri tamamlandıktan sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesiyle iktisabı mümkündür. Bir arazinin kullanım süresi ve niteliği ile üzerine imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihin en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın tespit dışı bırakıldığı 1975 yılından sonra dava tarihinden geriye doğru 20 yıl öncesine ait 1985 tarihli hava fotoğrafları uygulanmışsa da; bu hava fotoğrafları aynı yer Asliye 1. Hukuk Mahkemesince getirtilen ve 2008/756 Esas sayılı dosyada uygulanan hava fotoğraflarıdır. Dava konusu yeri gösterip göstermedikleri şüphelidir. Ayrıca hava fotoğrafı uygulamasını yapan bilirkişi jeodezi ve fotoğrametri uzmanı (harita mühendisi) değildir. Elde edilen hava fotoğraflarının stereoskopik hava fotoğrafı olduğu belli olmadığı gibi stereoskop aleti ile de incelenmemiştir.