2. Hukuk Dairesi 2020/5146 E. , 2020/5751 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak görülen karşılıklı boşanma davasında, yerel …
**2. Hukuk Dairesi 2020/5146 E. , 2020/5751 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak görülen karşılıklı boşanma davasında, yerel mahkemece, asıl dava yönünden davacı asılın 07/05/2015 tarihli celsede boşanmak istemediğini, barışmaya hazır olduğunu beyan ettiği anlaşıldığından, asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar vermesine karşın tazminatların gerekçesinde ise davacı-karşı davalı kocanın eşine karşı şiddet uyguladığı ve ailesinin geçimi ile maddi olarak ilgilenmediği, davalı-karşı davacı kadının ise müşterek çocuğa şiddet uyguladığı, evi terk ettiği, eşine hakaret ettiği ve evin temizliğiyle ilgilenmediği anlaşıldığından, her iki eşin de eşit kusurlu olduğu kanaatine varıldığına karar vermiş, bu karara karşı davacı-karşı davalı erkek tarafından her iki dava yönünden temyiz kanun yoluna başvurulmuş olup, Dairemizce, kadının affedildiği gerekçesiyle erkeğin davasının reddine karar verilir iken tazminatların gerekçesinde her iki tarafı eşit kusurlu bulunmasının çelişki oluşturduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada yerel mahkemece, “Davacı kocanın eşine karşı şiddet uyguladığı ve ailesinin geçimi ile maddi olarak ilgilenmediği, davalı kadının ise müşterek çocuğa şiddet uyguladığı, evi terk ettiği, eşine hakaret ettiği ve evin temizliğiyle ilgilenmediği anlaşılmışsa da davacı erkeğin 07/05/2015 tarihli celsede boşanmak istemediği, barışmaya ve bütün kusurlarını affetmeye hazır olduğu beyanı nedeniyle davalı-karşı davacı kadına yüklenen kusurlu davranışları affettiği, en azından hoşgörüyle karşıladığı, affedilen ya da hoşgörüyle karşılanan vakıaların kadına kusur olarak yüklenemeyeceği” gerekçesi ve erkeğin davasının reddi ile kadının davasının kabulü ile ferilerine hükmetmiştir. Yukarıda da açıklandığı üzere mahkemece verilen ilk iki hüküm sadece davacı-karşı davalı erkek tarafından temyiz edildiği için bozma sonrasında yapılan yargılamada, kazanılmış haklar dikkate alınarak davalı-karşı davacı kadına daha önce yüklenmiş kusurlar temyiz edilmeyerek kesinleştiği gözetilmeksizin mahkemece kadının kusurlarının affedildiği gerekçesi ile kusur yüklenilmeyerek erkeğin tam kusurlu olduğundan bahisle davasının reddi hatalıdır. O halde mahkemece erkeğin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.