T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1612 - 2026/370 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1612 KARAR NO : 2026/370 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/10/2025 NUMARASI : 2023/801 Esas 2025/633 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 12/03/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17/03/2026 Mahalli mahkemesince verilen …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1612 - 2026/370 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1612 KARAR NO : 2026/370 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/10/2025 NUMARASI : 2023/801 Esas 2025/633 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 12/03/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17/03/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 31/05/2018 tarihinde sevk ve idaresindeki araç ile seyrederken, davalı ...'in idaresindeki, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın hızlı ve kontrolsüz bir şekilde şerit değiştirmesi sonucu müvekkili idaresindeki araca sağ arka taraftan çarpması sonucu müvekkilinin ağır yaralandığını, 27/09/2018 tarihinde sigorta şirketine başvurulduğu halde zararlarının giderilmediğini, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000.00 TL maddi, 50.000.00 TL manevi tazminatın, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili yargılama sırasında talep artırım dilekçesi ile, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 27.798,10-TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 232.139,85-TL'ye yükselterek davalılardan tahsilini istemiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu aracın müvekkili tarafından ZMMS ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigorta limiti, kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacının davasını kanıtlaması gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olup, aracına davacının arkadan çarptığını, ZMMS sigortası kapsamında tüm sorumluluk ve teminatların ... Sigorta A.Ş'ye ait olduğunu ileri sürerek, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 31/05/2018 tarihinde, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı, davalı ... yönetimindeki ... plakalı aracın, davacı yönetimindeki ... plakalı araca çarpması sonucunda davacının, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 06/02/2025 tarihli rapora göre, özür oranı %13 olacak, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kalacak ve 1 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyacak derecede yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in olayda %85 oranında, davacı ...'ın %15 oranında kusurlu olduğu, 29/04/2025 tarihli aktüer bilirkişi ek raporuna göre, davacının geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararının 27.798,10 TL, sürekli işgücü kaybından kaynaklanan zararının 1.431.135,51 TL olduğu, ZMMS poliçesinde sakatlanma ve ölüm teminat limit tutarının 360.000,00 TL olması nedeni ile davalı sigorta şirketinin bu miktardan sorumlu olduğu, 01/10/2025 tarihli duruşma tutanağında belirtilen nedenlerle davalı sigorta şirketinin ıslaha karşı zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı anlaşıldığından, maddi ve manevi tazminat talebinin kabulü gerektiği kanaati ile; davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, 27.798,10 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 1.431.135,51 TL sürekli iş görmezlik tazminatının, 232.139,85 TL'sinden davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... müştereken ve müteselsilen sorumlu olacak, geri kalanından davalı ... sorumlu olacak şekilde, davalı sigorta şirketi yönünden 10/10/2018 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 232.139,85 TL'sine 31/05/2018 kaza tarihinden, 1.198.995,66 TL'sine 23/07/2025 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kabulüne, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...' den tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplanan tutarların hatalı olduğunu, hesap yönteminin kabulünün mümkün olmadığını, buna ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan KTK’nın 90. maddesindeki hükmün iptaline ilişkin kararın geriye yürümeyeceğini, sigortalı aracın kusurlu bulunması halinde hesaplamanın 1.8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, karara esas alınan geçici iş göremezlik tazminatını kabul etmediklerini, bu tazminatın sigorta kapsamında olmadığını, poliçe teminatı dışında olan taleplerin reddi gerektiğini ceza soruşturması esnasında uzlaştırma sağlanıp sağlanmadığı araştırılmadan karar verildiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 31/05/2018 günü saat 12:10 sıralarında Ankara ili, Etimesgut ilçesi, Ayaş yolu, Optimum köprüsü alt geçit çıkışında, sol şeritte seyretmekte olan davacı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracı ile seyir halinde iken davalı /sürücü ...’in sevk ve idaresindeki davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracı ile davacıya ait aracın sağından geçmek isteyerek şerit değiştirdiği sırada davacının aracının sağ arka kesimine çarpması neticesinde meydana gelen kaza sebebiyle davacının yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde davacının %15 oranında, davalının ise %85 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece kazada davacının %15, davalı tarafın %85 kusurlu olduğu ve kaza sebebiyle davacının özür oranının %13 olduğu kabul edilmek suretiyle yapılan hesaplama neticesinde, davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/11/2021 tarih ve 2018/935 Esas, 2021/851 Karar sayılı sayılı karara karşı davacı vekili ile davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 25/10/2023 tarih ve 2022/1377 Esas, 2023/1341 Karar sayılı ilamı ile; “….Tanzim edilen rapor davacının iyileşme süresi içerisinde çekilen bel omuru ve tomografileri incelenmek suretiyle tanzim edilmiş olup, rapor içeriğinde de yeni çekilecek bel omuru grafilerine göre mevcut maluliyet durumunun değerlendirilebileceği belirtildiğinden, davacının tedavi süreci sonunda maluliyetinde/engelinde değişiklik olup olmadığı, sürekli maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda son durumuna ilişkin grafiler dosyaya kazandırılmadan ve son durumunun bu kapsamda değerlendirilmediği, karar vermeye elverişli olmayan maluliyet raporuna istinaden eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiş, davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle yukarıda açıklandığı üzere davacının son durumuna yönelik grafiler temin edilerek, daha önce rapor alınan kurumdan ek rapor, yahut Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan maluliyet/engellilik raporu alınarak, davacının maddi tazminata yönelik karara ilişkin istinaf talebi olmaması da gözetilerek, davalının usuli kazanılmış hakları korunarak, davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair, davacı vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına….” gerekçesi ile kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Dairemizin yukarıda bahsedilen kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesi tarafından davacının dava konusu kazadan kaynaklanan maluliyet durumunun tespiti için A.Ü.T.F Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 06/02/2025 tarihli raporda; “Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının %13 (yüzde onüç) olduğu, 6 (altı) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı,1(bir) ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin 12. Maddesine (03.08.2013-28727 sayılı resmi gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı” mütalaa edilmiş olup, kişinin iyileşme süresi dolduktan sonra ve kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenen raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı ve istinaf sebeplerine göre; ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf kanun yolu başvuru sebepleri yerinde olmadığından, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılması gereken 16.532,42 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 29.355,00 TL'nin mahsubu ile bakiye fazla alınan 12.822,58 TL harcın talep halinde davalıya iadesine, 3-İstinaf talebinde bulunan tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.