T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/389 - 2025/1627 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/389 KARAR NO : 2025/1627 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14.12.2023 NUMARASI : 2022/439 Esas 2023/765 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 18.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİH…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/389 - 2025/1627 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/389 KARAR NO : 2025/1627 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14.12.2023 NUMARASI : 2022/439 Esas 2023/765 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 18.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25.12.2025 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili, 22.12.2019 tarihinde davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı çekili ve bağlı yarı römork ile davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu konumunda olan davacıların desteği ...’ın vefat ettiğini, kaza tespit tutanağında araç sürücülerinin kusurlu olduğu, müteveffanın kusursuz olduğunun belirtildiğini, sürücü ...’ın kullandığı aracın lastik kaplamasından kaynaklandığında ihtilaf bulunmayan olayın sürücünün bakım ve onarımı yapmamasının neden olduğunu, olaydan sonra gerekli tedbirleri almadığının aşikar olduğunu, desteğin yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsü ...’in de kural ihlali bulunduğunu, müteveffanın annesi, eşi ve çocukları olan davacıların destekten yoksun kaldığını, davalı sigorta şirketlerine başvuru ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her davacı için ayrı ayrı 100,00 TL maddi tazminatın davalılardan temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davalı ... Sigorta AŞ yönünden talebini davacı ... için 128.012,60 TL, davacı ... için 25.493,99 TL, davacı ... için 1.321,01 TL, davalı ... Sigorta AŞ yönünden talebini davacı ... için 291.818,89 TL, davacı ... için 51.568,53 TL, davacı ... için 2.675,09 TL ve davacı ... için 43.940,48 TL olarak artırmıştır. Davalı ... Sigorta AŞ vekili, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kusura ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, kaza sırasında sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmadığını, ölüm nedeninin kafa travmasına bağlı beyin kanaması olarak tespit edildiğini ve müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, ayrıca hesaplanacak tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, indirim yapıldığında ödemenin yeterli olduğunun görüleceğini, müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Sigorta AŞ vekili, hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresinin doğlduğunu, davacıların başvurusu üzerine 24.02.2021 tarihinde davacı ... ve ... için 24.02.2021 tarihinde toplam 178.295,98 TL ödeme yapıldığını, davacı ... destekten çıktığı için ödeme yapılmadığını, davacı tarafça davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, müteveffanın yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, sorumluluklarının poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, 10.05.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda teknik arıza sebebiyle çekicinin lastik kaplamasının yerinden çıkarak kaplama alanı üzerinde bulunmasının olayın meydana gelmesinde % 50 oranında etken olduğu, kamyonet sürücüsü ...'in % 50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, müteveffanın yolcu konumunda olup kusuru bulunmadığı, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 05.09.2022 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davacının ... Sigorta AŞ yönünden açmış olduğu davanın kabulü ile ... için 128.012,60 TL, ... için 25.493,99 TL, ... için 1.321,01 TL destek yoksun kalma tazminatının 08.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak davacılara verilmesine, davacının ... Sigorta AŞ yönünden açmış olduğu davanın kabulü ile ... için 291.818,89 TL, ... için 51.568,53 TL, ... için 2.675,09 TL, ... için 43.940,48 TL destek yoksun kalma tazminatının 04.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde, davacı tarafça davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, mahkemece hükme esas alınan kusur raporuna katılmadıklarını, kazanın meydana gelmesinde çekicinin % 100 oranında kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, bu hususun 23.11.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda belirtildiğini, kazanın çekicideki teknik arıza nedeniyle meydana geldiğini, araçtaki teknik arızanın mücbir sebep olarak kabul edilmesi durumda dahi araç işleteni ve sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep ettiklerini, sigortalı araçta yolcu olarak bulunan müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmadığını ve ölüm nedenine göre müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, Anayasa mahkemesi iptal kararının uyuşmazlık bakamından dikkate alınmaması gerektiğini, tazminat hesabının Genel Şartlara göre yapılması gerektiğini, progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması ve teknik faizin hesaba katılmamasının gerçek zarar ilkesine aykırı olduğunu, hesaplamada 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, davacıların zararın tespiti için elde edilen kazanımlarının belirlenmesi ve tazminattan mahsubu gerektiğini, aktüer bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, müteveffanın anne ve babasının hayatta olup olmadığının araştırılması ve gerekirse pay ayrılması gerektiğini, hüküm altına alınan tazminata 04.06.2020 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin doğru olmadığını, davacı tarafça usulüne uygun başvuru olmadığından temerrüde düştüğünün kabulünün haksız olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, davalı sigorta şirketlerine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araçların karıştığı trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu konumunda olan davacıların desteği ...'ın vefat ettiğini, desteğin annesi, eşi ve çocukları olan davacıların destekten yoksun kaldığını belirterek tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen hükme karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 1-Dosya içeriğinden 22.12.2019 tarihinde kaza tespit tutanağına göre sürücü ... idaresindeki çekici ve yarı römork ile seyir halinde iken çekicinin ön sol lastik kaplamasının tekerlekten koparak yolun üzerinde kalması ile yolun sağında durmasından sonra aynı istikamette sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonet ile yol üzerinde bulunan kaplama lastik parçasına çarpmamak için manevra yaptığında aracının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile yarı römorkun arka kısmına çarpması sonucunda meydana gelen kazada sürücü ...'ın 2918 sayılı Kanun'un 30/1-a, 47/1.d maddesi kuralını, sürücü ...'in 2918 sayılı Kanun'un 52/1.a maddesi kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, yargılama sırasında İTÜ öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10.05.2023 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde teknik arıza sebebiyle çekicinin lastik kaplamasının yerinden çıkarak kaplama alanı üzerinde bulunmasının olayın meydana gelmesinde % 50 oranında etken olduğu, sürücü ...'in aracının kontrolünü kaybederek emniyet şeridinde durmakta olan çekici ve yarı römork ikilisine arkadan çarparak ölümlü kazanın meydana gelmesinde % 50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, kusur durumuna ilişkin raporun kaza ile ilgili daha önce düzenlenmiş raporlar da değerlendirilerek kaza tespit tutanağı, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, davalı sigorta şirketi vekilinin kusur durumuna ilişkin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 2-6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. Maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 2020/40 sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40 - 2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün değildir. Somut olayda davalı ... Sigorta AŞ şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'nın oğlu, davacı ...'ın eşi ve diğer davacıların babası olan ...'ın vefat ettiği, 05.09.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay uygulamalarına uygun olarak TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama sonucunda destekten yoksun kalma tazminatının 1.819.770,60 TL olarak hesaplandığı, gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davalı ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğu poliçe limitine çekilmek suretiyle davacılar için yazılı şekilde destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 3-Davalı ... Sigorta AŞ vekili müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiği yönünde istinaf başvurusunun incelenmesinde, Türk Borçlar Kanunu'nun "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması, bu anlamda kusurlu olması gerekmektedir.Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Somut olayda, hesaplanan tazminattan TBK’nın 52. maddesi gereğince sigortalı araçta yolcu olarak bulunan müteveffanın emniyet kemeri tedbirine başvurmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; kaza tespit tutanağına göre emniyet kemeri durumunun belirsiz olduğu, kazanın meydana geliş şekli, 01.04.2020 tarihli ölü muayene tutanağındaki müteveffanın ölüm sebebi, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre desteğin vefatı ile emniyet kemerinin takılı olmaması arasında illiyet bağı bulunduğunun ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmamasında bir isabetsizlik yoktur. 4-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde; 26.04.2016 tarihinde 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." düzenlemesi gereğince, sigortanın temerrüdü için Genel Şartlarda belirtilen belgeler ile sigorta şirketine müracaat zorunludur. Somut olayda davadan önce davacı tarafça 2918 sayılı Kanun'un 99. maddesi uyarınca davalı ... Sigorta AŞ'ye başvuru tarihine göre faiz başlangıç tarihinin 04.06.2020 olarak belirlenmesinin doğru olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı ... Sigorta AŞ vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalı davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 26.640,90 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 6.232,63 TL'nin mahsubu ile kalan 20.408,27 TL harcın davalı davalı ... Sigorta AŞ tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 18.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.