12. Ceza Dairesi 2021/2611 E. , 2025/5209 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/369 E., 2016/243 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkem
**12. Ceza Dairesi 2021/2611 E. , 2025/5209 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/369 E., 2016/243 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 51/1-3-7-8, 54 maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının aynı süreyle ertelenmesine ve müsadere kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davaya konu yargılamayı yapma görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğundan bahisle bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği, ceza miktarına ve kararın usul yasaya aykırılığına, sanık müdafiinin temyiz isteği, saçmaların hangi silahtan çıktığının tespit edilemediğinden müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin ve 5237 sayılı TCK'nın 25. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü, sanığın, ...'a ait mısır tarlasındaki domuzları tarladan çıkarmak için ateş ettiği sırada, elinde bulunan av tüfeğinden çıkan saçma tanelerinin, bahse konu tarlaya komşu tarlasında çalışmakta olan ...'a isabet etmesiyle, ölümüyle sonuçlanan olayda, mahkemece, tali kusurlu şekilde neticeye sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yukarıda mahkemenin kabulüne yer verilen olayda; Erzurum Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 08.10.2015 tarih ve B.03.1.ATK.425.00.00.00/2015/504 sayılı otopsi raporuna göre; ölen kişide; kanda alkol(etanol-metanol) bulunmadığı, kanda ve idrarda sistematikte aranan maddelerin (uyutucu-uyuşturucu-uyarıcılar dahil) bulunmadığı, cesedin vücudunda göğüs sol yanda ve batın sol yanda olmak üzere iki adet ateşli silah yarası mevcut olup, tek başlarına ya da birlikte ölüm oluşturacak nitelikte oldukları, cesetten makroskobik görünümüne göre yaklaşık 9 mm çapında kısmen deforme iki(2) adet iri saçma tanesi elde edildiği, kişinin ölümünün ''ateşli silah iri saçma taneleri yaralanmasına bağlı büyük damar ve iç organ hasarından gelişen kanama'' sonucu meydana gelmiş olduğunun bildirildiği görülmüştür. Jandarma Genel Komutanlığı Van Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 2015/4092 sayılı uzmanlık raporunda, sanığın kullandığı 07 A 6913 numaralı, 12 kalibre av fişeği istismal eden, Huğlu av tüfekleri kooperatifi yapısı tek namlulu, namlusu yiv set ihtiva etmeyen, fişek hazneli, yarı otomatik tüfeğin, yapılan muayenesinde ateş etmesinde mani mekanik herhangi bir arızasının bulunmadığı, yapılan deneme ve mukayese atışlarda kaliblerine uygun av fişekleri patlattığının görüldüğü, altı adet 12 kalibre av tüfeği kartuşunun bu silahtan atıldığı tetkik edilmiştir. Iğdır İl Jandarma Komutanlığı Olay Yeri İnceleme Tim Komutanlığı görevlilerince olay yerinde yapılan inceleme sonucunda, olay anında şüphelinin bulunduğu noktada 6 adet av tüfeği kartuşu ve olay anında şüphelinin bulunduğu nokta ile maktülün bulunduğu nokta arasındaki 62 metrede farklı uzaklıklarda 3 adet av tüfeği kartuş tapasının tespit edildiği bildirilmiştir. Jandarma Genel Komutanlığının 14.12.2015 tarihli 2015/870387-277379 evrak kayıt numaralı uzmanlık raporunda sanığa ait olduğu belirtilen tüm svaplar üzerinde atış artığına rastlandığı belirtilmiştir. Jandarma Genel Komutanlığının 08.01.2016 tarihli 2015/940161-278329 evrak kayıt numaralı uzmanlık raporunda maktulün üzerinde bulunan giysiler üzerinde yapılan incelemede giysilerdeki deliğin uzak atış sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.07.2019 tarihli ve 2019/1-121 Esas-2019/518 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere: ''Bilinçli taksirde gerçekleşen sonuç, fail tarafından öngörüldüğü hâlde istenmemiştir. Gerçekten neticeyi öngördüğü hâlde, sırf şansına veya başka etkenlere, hatta kendi beceri veya bilgisine güvenerek hareket eden kimsenin tehlikelilik hâli, bunu öngörememiş olan kimsenin tehlikelilik hâli ile bir tutulamayacaktır. Neticeyi öngören kimse, ne olursa olsun bu sonucu meydana getirecek harekette bulunmamakla yükümlüdür. Öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kast, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği ahvalde bilinçli taksir söz konusu olacaktır. Diğer bir deyişle, failin neticeyi istememekle beraber neticenin meydana gelmesinin muhtemel olduğunu bilmesine rağmen duruma kayıtsız kalarak hareketini sürdürmek suretiyle muhtemel neticeyi kabullenmesi durumunda olası kast, failin neticeyi öngörmesine rağmen becerisine, şansına, tecrübesine ya da başka bir etkene güvenip neticenin meydana gelmeyeceğine inanarak gerektiğinde muhtemel neticenin gerçekleşmemesi için gerekli önlemleri de almak suretiyle hareketini sürdürmesi hâlinde ise bilinçli taksir söz konusu olacaktır.'' Tüm dosya kapsamından, akrabalıkları bulunan tarafların arasında husumet bulunmadığının anlaşıldığı, sanığın ölenin orada olduğunu bilmediğinin aksi ispatlanamadığı, olayın gelişim şekli, mevcut raporlar sonucu uzak atışın olayda mevcut olduğu, sanığın olaydan hemen sonra ölenin hastaneye ulaştırılmasını sağladığı hususları birlikte gözetildiğinde, sanığın maktulü kasten öldürdüğüne dair soyut iddialar dışında anılan suçtan mahkumiyetine yeter hiçbir kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediği, ancak; avcılık belgesine sahip olmayan, gerekli eğitimleri, uygun donanımları bulundurmayan, ikaz kurallarına uygun hareket etmeyen sanığın tarlalarda bulunan otların ve ekinlerin yüksekliği, tarlanın eğimi sebebiyle hasat zamanı bitişik tarlalarda yer alan insanların görülemeyebileceğini, bu sebeple atış yaparak eylemi sonucu bir kimseye isabet alabileceğini öngörmesine rağmen gerekli özeni göstermeyerek neticeye sebebiyet verdiği, bir başka deyişle bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek suçunu işlediğinin anlaşıldığı, anılan suçun da ceza miktarı gözetildiğinde görevli işbu mahkemenin karar vermesinde isabetsizlik görülmediğinden bu hususta bozma öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi gereği iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası tayin ve takdir etmek durumunda olan İlk Derece Mahkemesince, alt sınırdan uzaklaşılarak, hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun bir ceza hükmedilmesi yerine orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel cezanın 2 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanığa az ceza tayin edilmesi, 2.Kasten işlenen suçlarda uygulanması mümkün olan 5237 sayılı TCK'nın 54.maddesi gereğince müsadere hükümlerinin uygulanması, 3.Yukarıda değinildiği üzere bilinçli taksir düzeyindeki eylemleriyle kazaya sebebiyet veren sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan hükümlerin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eksik ceza tayini yapılması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Tuzluca Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2025 tarihinde karar verildi.