11. Ceza Dairesi 2021/3204 E. , 2024/2389 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/26 E., 2016/55 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde …
**11. Ceza Dairesi 2021/3204 E. , 2024/2389 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/26 E., 2016/55 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2016 tarihli ve 2014/26 Esas, 2016/55 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil olmadığından beraatine karar verilmesi gerekir iken delillerin takdirinde hataya düşülerek eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'nın katılan adına kayıtlı kaza yapmış aracı çalıştığı firmada tamir ettirip sigortadan bedelini alabilmek için suça konu altında katılanın ismi ve imzası olan Aksigorta Bölge Müdürlüğü İzmir'e hitaben yazılmış 35 EA 2530 plakalı aracın 13.000,00 TL' ye yapılmasını kabul ettiğine dair belgeyi temyiz dışı sanık ... ile birlikte düzenledikleri, akabinde bu belgeyi kullanarak temyiz dışı sanık ...'a katılana ait vekaletle tahsil ettirip bedelini aldıkları, ancak çalıştıkları firmaya tamir masrafının tamamını ödememeleri nedeniyle olayın ortaya çıktığı, bu suretle sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Sanık, temyiz dışı sanık ...'dan takas suretiyle alıp bir arkadaşına verdiğinde kaza yaptığı katılanın aracı için kaskoya başvuru aşamasında görevlinin araç sahibi adına dilekçe yazılması gerektiğini söylediğinden sigorta işlerini takip eden temyiz dışı sanık ...'e dilekçeyi yazdırdırıp imzalatması için sanık ...'a verdiklerini, onun da bir gün sonra imzalı halde getirdiğini beyanla suçlamayı kabul etmemiştir. 3. Temyiz dışı sanık ..., suça konu belgeyi kendisinin yazdığını, ancak imzayı atmadığını, katılana imzalatması için aşamalarda sanık ... veya ...'a verdiği şeklinde çelişkili beyanlarda bulunmuştur. 4. Temyiz dışı sanık ..., suça konu belgeden haberi olmadığını, sigortadan gelen paranın hepsini sanık ...'ya verdiğini beyan etmiştir. 5. Katılan, suça konu belgeden icra takibi gelmesi sonrası yaptığı araştırma ile haberi olduğunu beyan etmiştir. 6. Bilirkişi raporlarına göre, dilekçe üzerindeki yazıların temyiz dışı sanık ...'e ait olduğu yazı ve imzanın katılana ait olmadığı, imzanın ... e ait olabileceği, ancak kesin olarak kanaat belirtilmediği, belgedeki yazıların sanık ...'e ait olması, imza bloku ve altındaki imzanın ise kendi aralarında uyum gösteren ancak yukarıdaki bölümden daha açık mürekkep, renk tonu ve daha küçük kalem ucu kalibresi bulunan başka bir bilya uçlu tükenmez kalemle ilk gruptan farklı bir zeminde ve daha düşük presyonla yazılmış olması, bu iki bölümünün yazılması ve imzalanması bakımından gerek kalem, gerekse metinlerin yazıldığı zemin farklılığı nedeniyle aralarında zaman farkının bulunduğu ve aynı anda yazılmamış oldukları, belgedeki el yazıları ile imzanın tamamının kaligratik ve grafolojik özellikler bakımından tek bir şahsın eli ürünü olduğu, belgenin aldatıcılık niteliğinin olduğu belirlenmiştir. 7. Mahkemece tüm dosya kapsamı ile birlikte sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilerek sübut bulan suçtan mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Tekerrüre esas alınan ilama konu tehdit suçunun uzlaşma kapsamında bulunması karşısında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve hükümde 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uygulanmamış ise de, sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının, kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmasının kanuni sonucu olması nedeniyle, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri nedenleri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2016 tarihli ve 2014/26 Esas, 2016/55 Karar sayılı sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2024 tarihinde karar verildi.