Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/2120 E. , 2024/2613 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/2120 Karar No : 2024/2613 DAVACI :... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER : 1- ... Pilotaj ve Denizcilik Faaliyetleri A.Ş. 2- ...Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş. 3- ... Denizcilik Faaliyetleri ve Ticaret A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU : Davacı Dernek tarafından, imtiyaz sözleşmesine istinaden ... Ulusla…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/2120 E. , 2024/2613 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/2120 Karar No : 2024/2613 DAVACI :... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER : 1- ... Pilotaj ve Denizcilik Faaliyetleri A.Ş. 2- ...Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş. 3- ... Denizcilik Faaliyetleri ve Ticaret A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU : Davacı Dernek tarafından, imtiyaz sözleşmesine istinaden ... Uluslararası Liman İşletmeciliği Anonim Şirketine 36 yıl süreyle verilen TCDD Mersin Limanı işletme izninin, kılavuzluk ve römorkörcülük faaliyetlerinde bulunmak üzere verilen teşkilat izninin, ... Pilotaj ve Denizcilik Faaliyetleri Anonim Şirketine verilen kılavuzluk faaliyet lisansı ve hizmet izni ile ... Denizcilik Anonim Şirketine verilen römorkörcülük faaliyet lisansı ve hizmet izninin iptali istemiyle Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğüne yapılan 10/09/2020 tarihili başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı görev yönünden davanın reddi yolundaki kararıyla dosyanın Danıştay'a gönderilmesi üzerine Dairemiz esasına kaydedilen dosya öncelikle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendi, Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı yönünden inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, davacının, iptali istenen işlem yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 56. maddesinde, derneklerin, gerçek veya tüzel en az yedi kişinin kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi toplulukları olduğu; 90. maddesinde ise, derneklerin, amaçlarını gerçekleştirmek üzere, tüzüklerinde belirtilen çalışma konuları ve biçimleri doğrultusunda faaliyette bulunacakları hükmüne yer verilmiştir. 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun "Dernek Tüzüğü" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Derneğin amacı ve bu amacı gerçekleştirmek için dernekçe sürdürülecek çalışma konuları ve çalışma biçimleri ile faaliyet alanı"nın dernek tüzüğünde yer alacağı belirtildikten sonra, 30. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, "Tüzüklerinde gösterilen amaç ve bu amacı gerçekleştirmek üzere sürdürüleceği belirtilen çalışma konuları dışında faaliyette bulunamayacakları" hüküm altına alınmıştır. Davacı Deniz Pilot Kaptanlar Derneği Tüzüğü'nün "Amaç" başlıklı 3. maddesinde, "Derneğin amacı, Türkiye'de faaliyet gösteren Kılavuz kaptanların mesleki açıdan geliştirilmesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve yeterlilik seviyesinin çağdaş seviyede tutulmasına yardımcı olmak, denizde can, mal, seyir ve çevre emniyetinin sağlanmasına yönelik çalışmalar yapmaktır."; "Derneğin faaliyet alanları" başlıklı 4. maddesinin l. bendinde ise, "Türk limanları ve boğazlarında oluşabilecek kaza riskini mümkün olan en alt seviyeye indirmek, can ve mal ve çevre felaketlerinin önüne geçmek için gerekli çalışmaları yapar ve gerekli gördüğü önerileri yetkili makamlara bildirir." düzenlemesine yer verilmiştir. İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucu, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak aramaktadır. İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir. İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idari işlemlerin; ancak bu idari işlemle meşru, kişisel, güncel ve doğrudan bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceği kabul edilmektedir. Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru, güncel ve doğrudan bir menfaat ilgisinin varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin, hukuken korunması gereken bir menfaat bağının bulunması dava açma ehliyeti için gerekli sayılmaktadır. Bununla birlikte dernekler, üyelerinin ve temsil ettikleri kişilerin ortak çıkarlarını korumak ve dayanışmalarını sağlamak üzere kurulan özel hukuk tüzel kişileri olup, amaçları ve faaliyet alanları kendilerince hazırlanan tüzüklerle belirlenmektedir. Derneklerin, doğrudan dernek tüzel kişiliğinin hak ve çıkarlarını ilgilendiren konularda iptal davası açabilecekleri açık olmakla birlikte, bu kapsamı aşan konularda salt tüzüğünde hüküm bulunduğundan bahisle dava ehliyetinin mevcut olduğunun kabulüne hukuken olanak bulunmamaktadır. Dava dosyasının incelenmesinden; davacı Dernek tarafından, imtiyaz sözleşmesine istinaden ... Uluslararası Liman İşletmeciliği Anonim Şirketine 36 yıl süreyle verilen TCDD Limanı işletme izninin, kılavuzluk ve römorkörcülük faaliyetlerinde bulunmak üzere verilen teşkilat izninin, ... Pilotaj ve Denizcilik Faaliyetleri Anonim Şirketine verilen kılavuzluk faaliyet lisansı ve hizmet izni ile ... Denizcilik Anonim Şirketine verilen römorkörcülük faaliyet lisansı ve hizmet izninin iptali istemiyle Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğüne yapılan 10/09/2020 tarihili başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin; Kabotaj Kanunu uyarınca Türkiye Cumhuriyeti limanlarında kılavuzluk, römorkaj, seyrüsefer ve sair hizmetlerin ancak Türk vatandaşları veya Türk bayrağı taşıyan gemilerce yapılabileceği, uyuşmazlıkta ise dava dışı şirketlerin imtiyaz sözleşmesi imzalandıktan sonra yabancı şirketlere devredilmesi nedeniyle Türk kanunlarına göre kurulmuş ve hakim ortağının veya yönetim yetkisinin çoğunluğunun Türk vatandaşına ait olma vasfını yitirdiği ve yetkilerinin hukuka aykırı hale geldiği iddialarıyla iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Olayda, dernekle ilgisi olmayan dava dışı şirketlere imtiyaz sözleşmesi neticesinde verilen faaliyet ve hizmet izinlerinden kaynaklanan uyuşmazlığın kılavuz kaptanların gelişimi ve çalışma koşullarıyla ilgisinin ortaya konulamadığı, öte yandan, dava dilekçesinde yer alan hukuka aykırılık nedenine bakıldığında, dava konusu edilen işlemlerin can, mal ve seyir güvenliği ile ilgisinin de ortaya konulamadığı dikkate alındığında; davacı derneğin amacı çerçevesinde bulunmayan, dernek üyelerinin tamamının menfaatini ilgilendirdiği açık olarak ortaya konulamayan (dava konusu izinlere sahip şirketlerde çalışan dernek üyeleri yönünden menfaat ilgisi kurulamayan), dernekle ilgisi olmayan dava dışı şirketlere verilen faaliyet ve hizmet izinlerinden kaynaklanan işlemler ile davacı dernek arasında meşru, kişisel, güncel ve doğrudan bir menfaat ilgisi bulunmadığı anlaşıldığından, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca ehliyet yönünden DAVANIN REDDİNE, 2- Ayrıntısı aşağıda gösterilen ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, yine aşağıda ayrıntısı gösterilen toplam ... TL müdahil yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı yanında müdahillere verilmesine, 3- Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca belirlenen ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4- Artan posta ücretinin isteği halinde davacıya iadesine, 5- Kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere 13/06/2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (X)-KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde iptal davaları; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. Davacı Deniz Pilot Kaptanlar Derneği Tüzüğü'nün "Amaç" başlıklı 3. maddesinde, "Derneğin amacı, Türkiye'de faaliyet gösteren Kılavuz kaptanların mesleki açıdan geliştirilmesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve yeterlilik seviyesinin çağdaş seviyede tutulmasına yardımcı olmak, denizde can, mal, seyir ve çevre emniyetinin sağlanmasına yönelik çalışmalar yapmaktır."; "Derneğin faaliyet alanları" başlıklı 4. maddesinin (l) bendinde ise, "Türk limanları ve boğazlarında oluşabilecek kaza riskini mümkün olan en alt seviyeye indirmek, can ve mal ve çevre felaketlerinin önüne geçmek için gerekli çalışmaları yapar ve gerekli gördüğü önerileri yetkili makamlara bildirir." düzenlemesine yer verilmiştir. İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte, her idari işleme karşı, herkes tarafından iptal davası açılmasının, idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucu, iptal davaları için "menfaat ihlali"ni, subjektif ehliyet koşulu olarak getirmiştir. Danıştayın istikrar bulan kararlarına göre, subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü için, idari işlemin, davacının meşru, kişisel ve güncel bir menfaatini ihlal etmesi gerekmektedir. Davacının meşru, kişisel ve güncel bir menfaatinin bulunup bulunmadığı ise, açılan davanın özelliklerine göre idari yargı organlarınca değerlendirilmektedir. Uyuşmazlıkta, davacı Dernek tarafından, imtiyaz sözleşmesine istinaden ... Uluslararası Liman İşletmeciliği Anonim Şirketine 36 yıl süreyle verilen TCDD Mersin Limanı işletme izninin, kılavuzluk ve römorkörcülük faaliyetlerinde bulunmak üzere verilen teşkilat izninin, ... Pilotaj ve Denizcilik Faaliyetleri Anonim Şirketine verilen kılavuzluk faaliyet lisansı ve hizmet izni ile ... Denizcilik Anonim Şirketine verilen römorkörcülük faaliyet lisansı ve hizmet izninin iptali istemiyle Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğüne yapılan 10/09/2020 tarihili başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin; Kabotaj Kanunu uyarınca Türkiye Cumhuriyeti limanlarında kılavuzluk, römorkaj, seyrüsefer ve sair hizmetlerin ancak Türk vatandaşları veya Türk bayrağı taşıyan gemilerce yapılabileceği, uyuşmazlıkta ise dava dışı şirketlerin imtiyaz sözleşmesi imzalandıktan sonra yabancı şirketlere devredilmesi nedeniyle Türk kanunlarına göre kurulmuş ve hakim ortağının / yönetim yetkisinin çoğunluğunun Türk vatandaşına ait olma vasfını yitirdiği ve yetkilerinin hukuka aykırı hale geldiği iddialarıyla iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, yukarıda maddelerine yer verilen Dernek Tüzüğü ve dava konusu işlem birlikte değerlendirildiğinde; Kabotaj Kanunu uyarınca stratejik önemleri dikkate alınarak milli menfaatler doğrultusunda Türk vatandaşları ile Türk kanunlarına göre kurulmuş ve hakim ortağı ya da yönetim yetkisinin çoğunluğu Türk vatandaşlarına ait şirketlere hasredilen yetkilerin çoğunluğu yabancı hale gelen şirketlerce kullanılması sonucunu doğurduğu da ileri sürülen dava konusu işlem ile davacı dernek arasında işbu iptal davasını açmaya yeterli bir menfaat bağının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki Daire kararına katılmıyoruz.