Başvuru, tıbbi hata sonucu meydana geldiği ileri sürülen ölüm olayı ile ilgili olarak etkili ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tıbbi hata sonucu meydana geldiği ileri sürülen ölüm olayı ile ilgili olarak etkili ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 14/9/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvurucu, bireysel başvuru harç ve masraflarını karşılama imkânının bulunmadığını belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 30/7/2016 tarihinde yaşamını yitiren 1984 doğumlu F.K.nın eşidir. Başvurucunun eşi F.K. vefatından yaklaşık on beş gün önce nefes darlığı ve göğüs ağrısı sebebiyle tedavi olmak için Samsun Özel Hastanesine başvurmuş, yapılan tetkikler sonrasında F.K.ya panik atak teşhisi konularak tedavisine bu şekilde devam edilmiştir. F.K. 30/7/2016 tarihinde sabah saatlerinde rahatsızlanmış, ambulansla götürüldüğü Salıpazarı Devlet Hastanesinin Acil Servisinde yapılan ilk müdahalenin ardından Çarşamba Devlet Hastanesine sevk edilmiştir. Burada da müdahale yapılarak F.K.nın ambulansla Samsun Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine (Hastane) nakli sağlanmıştır. Hastanede F.K.ya doktor T.Ö., hemşireler Ş. ile Fe.K. tarafından müdahale edilerek elektroşok tedavisi uygulandıktan sonra F.K. taburcu edilmiştir. Başvurucu, eşi F.K.yı arabaya bindirdikten hemen sonra eşinin durumu kötüleşmiş; bunun üzerine F.K. tekrar Hastane içine alınmıştır. Hastanede F.K.ya ikinci elektroşok tedavisi uygulanarak tedavisinin bittiği söylenmiştir. Eşinin durumunun kötü olduğunu, ambulans verilerek Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesine (Eğitim ve Araştırma Hastanesi) sevkinin sağlanması gerektiğini söyleyen başvurucu, bu talebinin kabul edilmemesi nedeniyle F.K.yı kendi aracıyla Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürmüştür. Acil Servis önünde hasta nakil görevlisi olan F.S. başvurucuya hastanın ambulansla getirilmediği için acil ambulans giriş kapısından giriş yapamayacağını söyleyerek başvurucunun aracını diğer girişe yönlendirmiştir. Eğitim ve Araştırma Hastanesinde F.K.nın kalbinin yolda durmuş olduğu ve yapılan müdahalelerin sonuçsuz kaldığı başvurucuya bildirilmiştir. Başvurucu, gerekli teşhis ve tedavi işlemlerinin uygulanmaması, F.K.nın Eğitim ve Araştırma Hastanesine ambulans olmadan gönderilmesi nedenleriyle F.K.nın ölümünden sorumlu oldukları iddiasıyla doktorlar ve diğer sağlık personelleri hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığınca Salıpazarı ve Çarşamba Devlet Hastanelerinde görevli doktorlar ile diğer sağlık personelleri hakkında 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca soruşturma izni talep edilmiş, Salıpazarı ve Çarşamba Kaymakamlıklarınca soruşturma izni talebi reddedilmiştir. Başvurucu, ret kararına karşı Samsun Bölge İdare Mahkemesine itiraz etmiştir. Başvurucu, başvuru formu ve eklerinde anılan itirazının sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususunda herhangi bir açıklamada bulunmamıştır. Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile diğer Hastanede görevli doktorlar ve sağlık personelleri hakkında Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izni talep edilmiş, Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hasta nakil görevlisi olan F.S. ve Hastanede F.K.ya müdahale eden doktor T.Ö. dışındaki doktorlar ve diğer sağlık personelleri hakkında soruşturma izni verilmemiştir. Başvurucu, ret kararına karşı Samsun Bölge İdare Mahkemesine itiraz etmiştir. Başvurucu, başvuru formu ve eklerinde anılan itirazının sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususunda herhangi bir açıklamada bulunmamıştır. İlkadım Kaymakamlığınca doktor T.Ö. hakkında soruşturma izni verilmesine dair 24/11/2016 tarihli kararda; F.K.nın 30/7/2016 tarihinde saat 00 sıralarında Çarşamba Devlet Hastanesinden sevki üzerine Hastaneye 112 ambulansı ile getirildiği, psikiyatrik muayenesinin yapıldığı, yaşam bulgularının normal olduğunun tespit edildiği, doktor T.Ö.nün F.Kya uzmanlık alanı ile ilgili gerekenleri yaparak F.K.nın yakınlarına göğüs hastalıkları uzmanı olan bir hastaneye götürülmesini önerdiği ancak F.K.nın şikâyetlerinin yapılan müdahaleye rağmen devam etmesi üzerine daha ileri bir hastaneye 112 ambulansı ile sevkini gerçekleştirmediği, yakınları tarafından Eğitim Araştırma Hastanesine gönderilen F.K.nın yolda vefat ettiğinin tespit edildiği değerlendirilmiştir. Anılan kararda ayrıca iddia ile meydana gelen sonuç arasında illiyet bağı bulunduğundan genel hükümlere göre soruşturma yapılması için T.Ö. hakkında 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izni verilmesine karar verilmiştir. Başsavcılığın 2016/20076 soruşturma numaralı soruşturma dosyası ile Özel Hastanesi doktorları , S.B., Y.B.B. ve hakkında İlkadım Kaymakamlığınca soruşturma izni verilen doktor T.Ö., hasta nakil görevlisi olan F.S. hakkında soruşturma başlatılmıştır. Başsavcılık, doktorlar ve hasta nakil görevlisinin varsa kusurlarının tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumu İstanbul Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulundan (Adli Tıp Kurumu) rapor aldırmıştır. Adli Tıp Kurumu 20/4/2017 tarihli raporunda; F.K.nın ölümünün pulmoner tromboemboli sonucu meydana gelmiş olduğu, Özel Hastanesi doktorları , S.B., Y.B.B. ve Samsun Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi doktoru T.Ö., Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hasta nakil görevlisi olan F.S.ye atfı kabil kusur bulunmadığı, kişinin ölümüne neden olan pulmoner tromboembolinin klinik bulgularının çok kısa bir süre önce ortaya çıkabileceği mütalaa edilmiştir. Anılan raporun sonuç kısmı özetle şöyledir: "...Kişinin ölümünün pulmoner tromboemboli sonucu meydana gelmiş olduğu,Kişinin Özel International Hastanesi’nde 11/07/2016-12/07/2016 tarihlerinde şikayetlerine yönelik tetkiklerinin, muayenesinin ve konsültasyonlarının yapıldığı, tetkik ve muayene bulgularına uygun tedavisinin düzenlendiği, uygulanan tedavi ve yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu, uygulanan tedavinin kişinin ölümüne etkisi ve katkısı olmadığı cihetle;Kişinin tedavisine katılan ilgili doktorlar [S.B.], [Y.B.B.] ve [H.'ye] atfı kabil kusur bulunmadığı,Kişinin şikayetleri üzerine götürüldüğü Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde Uz.Dr. [T.Ö.] tarafından muayenesinin yapıldığı, muayene bulgularına göre uygun tedavisinin yapıldığı, taburculuğunda ambulansla sevk etmesini gerektirecek acil klinik bir durum saptanmadığı, kişinin ölümüne neden olan pulmoner tromboembolinin klinik bulgularının ölümden çok kısa bir süre önce ortaya çıkabileceği tıbben bilindiği cihetle; Kişinin tedavisini yapan Uz.Dr. [T.Ö.ye] atfı kabil kusur bulunmadığı, kişinin yolda arrest olarak spontan solunum dolaşımı olmadığı halde Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirildiği, kişiye yeniden canlandırılma işleminde gecikme olmadığı cihetle; Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi hasta nakil görevlisi olan [F.S.ye] atfı kabil kusur bulunmadığı oy birliği ile mütalaa olunur..." Başsavcılıkça yapılan soruşturma sonucunda 18/7/2017 tarihinde şüpheliler , S.B., Y.B.B. ile T.Ö. ve F.S hakkında kusurlarının bulunmadığı gerekçeleriyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (kovuşturmasızlık) verilmiştir. Başvurucu kovuşturmasızlık kararına karşı 10/8/2017 tarihinde itiraz etmiş, Samsun Sulh Ceza Hâkimliği aynı tarihte itirazın reddine kesin olarak karar vermiştir. Başvurucu anılan kararın 17/8/2017 tarihinde tebliğ edildiğini belirterek14/9/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Nimet Bacaklılar [GK], B. No: 2014/19349, 15/3/2018, §§ 45-