11. Ceza Dairesi 2011/5001 E. , 2013/3703 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : 213 sayılı VUK.nun 359/b-1, 5237 sayılı TCK.nun 62/1. maddeleri gereğince 13 Ay 10 Gün Hapis Cezası ile cezalandırılması, 5237 sayılı TCK.nun 51/1-3-7 maddesi uyarınca erteleme 31.10.2007 günlü celsede iddianame okunup savunmaya ilişkin yasal hakları hatırlatılan sanığın savunmasını yapmak üzere süre istemesi üzerine sorgusunun yapıldığı müteakip celsede a…
**11. Ceza Dairesi 2011/5001 E. , 2013/3703 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : 213 sayılı VUK.nun 359/b-1, 5237 sayılı TCK.nun 62/1. maddeleri gereğince 13 Ay 10 Gün Hapis Cezası ile cezalandırılması, 5237 sayılı TCK.nun 51/1-3-7 maddesi uyarınca erteleme 31.10.2007 günlü celsede iddianame okunup savunmaya ilişkin yasal hakları hatırlatılan sanığın savunmasını yapmak üzere süre istemesi üzerine sorgusunun yapıldığı müteakip celsede aynı işlemlerin tekrarlanması gerekmediğinden tebliğnamedeki (1) no.lu bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- 213 sayılı Yasanın 367. maddesi uyarınca dava şartı olan vergi dairesi başkanlığı mütalaasının dayanağı olan 05.03.2007 tarihli VDENR-2007-1546/07 sayılı Vergi suçu (kaçakçılık) raporunun '2005 ve 2006 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak' suçlarına ilişkin olduğu ve mütalaanın “2005 ve 2006 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak' suçlarından verildiği, iddianameye konu edilen sahte fatura düzenlemek suçundan usulüne uygun olarak verilmiş dava şartı olan mütalaa bulunmadığı gibi her takvim yılında işlenen sahte fatura düzenlemek ile kullanmak eylemlerinin her bir takvim yılı için birbirinden bağımsız ve ayrı suçları oluşturduğu, aynı takvim yılında farklı kişi ve kurumlar tarafından değişik zamanlarda düzenlenen faturaların kullanılması veya birden fazla fatura düzenlenmesi halinde teselsül hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden ve hangi yılla ilgili hangi suça ilişkin olduğu da gösterilmeden yazılı şekilde tek hüküm kurulması, 2- Kabule göre de; sanığın kullandığı faturaların gerçek bir alım-satım karşılığı olduğunu, bedelini çek, EFT banka havalesi yoluyla ödediğini savunması karşısında; sahte olduğu iddia olunan faturaları düzenledikleri belirtilen; Zirve Kağıt ve Matbaa San. Tic. Ltd. Şti. Murat Doğan, Muharrem Yiğit,Vedat Ateş, İnter Bilgisayar Yazılım Reklam Organizasyon ve Matbaacılık Tic.Ltd.Şti. ile ... hakkında düzenlendiği bildirilen vergi inceleme raporları ve ekleri dosyaya getirtilip, anılan mükellefler veya yetkilileri hakkında sahte fatura düzenlemek suçundan kamu davası açılıp açılmadığının tespiti ile dava açılmış olması durumunda dosyaların celp edilip incelenerek, özetleri duruşma tutanağına geçirilip, bu dava ile birleştirilememesi halinde, davayı ilgilendiren ve sahteliği belirleyen delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, faturaların gerçek alım satım karşılığı olup olmadığının, mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da araştırılarak, sanık tarafından İstanbul 5. Vergi Mahkemesine açıldığı bildirilen davaların akıbetleri sorulup, kararların kesinleşmesi halinde onaylı birer örnekleri de dosyaya getirtilerek, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-Takdiri indirim uygulaması sırasında hesap hatası sonucu eksik ceza tayini, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 06.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.