(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2017/6639 E. , 2020/5512 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulü kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 31/3/2011 tarihli dava dilekçesinde, samimi arkadaşı olan ve 2010 yılında... Belediyesi tarafından açılan iha…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2017/6639 E. , 2020/5512 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulü kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 31/3/2011 tarihli dava dilekçesinde, samimi arkadaşı olan ve 2010 yılında... Belediyesi tarafından açılan ihaleye katılarak .... park işletmesinin ihalesini alan davalının teklifi üzerine 23/6/2010-10/10/2010 tarihleri arasında bu işletmede müdür olarak çalışmaya başladığını, davalının isteği doğrultusunda işletme için kredi kartından harcamalar yaptığını, kendisine ait araçla 3 ay boyunca işletme için servis hizmeti verdiğini, işletmenin ruhsat, harç, su bedeli gibi bazı borçlarının ödediğini, diğer taraftan züccaciye işi yapan eşinin fatura karşılığında işletmeye mal teslim ettiğini, ancak sözü edilen harcamaların, fatura bedellerinin ve ücret alacaklarının davalı tarafından kendisine ödenmediğini belirterek, 35.717,37 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacının ücret alacağına ilişkin davası tefrik edilerek ayrılmıştır. Davalı, davacının iddialarının doğru olmadığını, işsiz kaldığı dönemde sık sık ... işletmesine gelerek vakit geçiren davacının isteği doğrultusunda, davacının kredi kartına puan kazandırmak amacıyla, bedeli davacıya ödenen bir kısım harcamaların davacının avantajına olacak şekilde davacıya ait kredi kartından çekildiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir. Davacının, dava dilekçesindeki alacak taleplerini ayrıntılı olarak açıkladığı 31/12/2013 tarihli dilekçesi ile ücret alacakları yönünden verilen tefrik kararı birlikte değerlendirildiğinde, dava; davacının eşi....isimli ... Porselen Bayiinden davalının işletmesine teslim edilen ve faturası kayda geçen mal bedeli 6.460,00 TL, iş yeri ruhsat harcı için... Belediyesine ödenen 9.791,39 TL, Armutalan Belediyesi'ne ödenen su faturası bedeli 1.228,00 TL, iş yeri sigorta poliçesi ödemesi 836,50 TL, iş yeri zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ödemesi 1.161,23 TL, işletme adına yapılan alımlarda eksik kalan meblağlara ait ödemeler 8.240,25 TL olmak üzere toplam 27.717,37 TL alacağın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkeme, dosyaya sunulan deliller ile dosya kapsamında alınan 16/12/2014 tarihli bilirkişi raporunu işaret ederek, 'davacı tarafça sunulan fatura ve sigorta poliçelerine göre davacının iddia ettiği döneme ilişkin kesilmiş faturalar olduğu ve 491393 numaralı faturanın davalının defter kayıtlarına işlendiği, dosyaya sunulan poliçe ve ödeme belgelerinde ödemedeki kart sahibinin davacı olduğunu ve toplamda bu kısım için yapılan 6.460,00TL ödemenin davacı tarafça yapıldığının anlaşıldığı, Armutalan Belediyesine yapılan 9.791,39 TL'lik fatura ödemelerinin davacı tarafça yapıldığı ve bunun davalının defterlerine işlendiği; davacı tarafından muhtelif giderler adı altında farklı tarihlerde yaptığı giderlerin 7.230,32 TL'lik kısmının davalının ticari defterlerine işlendiği, davalının ticari defterlerine işlenen ve davacı tarafça yazılı delillerle ispat edilen bu alacakların davacıya ödendiğine dair delil sunulmadığı, mevcut deliller doğrultusunda söz edilen harcamaların davacı tarafından yapıldığının anlaşıldığı ve bu kısım yönünden davanın kabulü gerektiği, fazlaya ilişkin alacak iddiasının ispatlanamadığı' gerekçeleri ile davanın kısmen kabulü ile 23.481,71 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemenin hükmüne dayanak aldığı 16/12/2014 tarihli bilirkişi raporunda, faturası kayda geçen mal bedeline ilişkin 6.460,00 TL'lik alacak talebinin incelendiği kısımda, 2 adet sigorta poliçesi ve ....(davacının eşi) tarafından düzenlenen 2 adet faturanın değerlendirmeye tabi tutulduğu ve bahsi geçen faturalardan ....numaralı olanın davalının ticari defterine işlendiği, davacının sunduğu kredi kartı ekstrelerinde ödemeleri görünen poliçe numaraları ile davacının davalının işletmesi için ödemesini yaptığını iddia ettiği poliçe numaralarının eşleşmediği bildirilmiş, öte yandan bilirkişi raporunda eksik kalan meblağ tutarına ilişkin 8.240,25 TL'lik alacak talebinin incelendiği kısımda davacının sunduğu kredi kartı ekstrelerinden, kredi kartı yoluyla muhtelif satıcılara yaptığı harcamaların, 7.230,32 TL'lik kısmının davalının ticari defterinde kayıt altına alındığı hâlde faturalarının muhasebeye intikal ettirilmediği tespitine yer verilmiştir. Davacı taraf 31/12/2013 tarihli açıklama dilekçesinde, 6.460,00 TL'lik alacak kaleminin eşi... tarafından davalı işletmesine verilen faturalı mal bedeli olduğunu beyan ettiği hâlde, bilirkişi raporunda, neden sigorta poliçesi ödemelerinin de bu alacak kalemi adı altında incelendiği anlaşılamamıştır. Öte yandan, bilirkişinin 'eksik kalan meblağlar tutarı' başlıklı inceleme kısmında tespitini yaparken incelediği kredi kartı ekstrelerinin davacının ve davacının eşi...'a ait kredi kartlarına ilişkin olduğu görülmüştür. Davacının, eşi Nilgün tarafından davalıya teslim edilen faturalı malların bedeli ile eşinin kredi kartından yapılan harcamalarla ilgili olarak husumet yokluğu nedeniyle hak talep etmesi mümkün olmadığından ve davacı adına olan kredi kartı harcamaları ayrıca tespit edilmediğinden, bilirkişi raporu bu hâliyle hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemenin, bilirkişi raporunu hüküm kurmaya elverişli bulmasına göre de; raporda 6.400,00 TL'lik alacak kalemi yönünden yer verilen tespitlerde bu başlık altında incelenen sigorta poliçesi ödemelerine ilişkin davacının sunduğu kredi kartı ekstrelerinde yer alan poliçe numaraları ile davacının ödeme iddiasına konu sigorta poliçe numaralarının örtüşmediği bildirildiği hâlde, mahkemenin gerekçeli kararında bu alacak kalemi yönünden davacının iddiasının tümden kabul etme gerekçesini yeterli açıklıkta göstermediği anlaşılmaktadır. Tüm bu husular birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece; yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli nitelikte yeni bir bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi gerekirken, hüküm kurmaya elverişsiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davacının, eşi tarafından davacıya teslim edildiğini ileri sürdüğü malların bedelini ve eşinin kredi kartından davalının işletmesi için yapıldığını iddia ettiği harcamaların karşılığını davalıdan talep edemeyeceği de göz ardı edilerek, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.