8. Hukuk Dairesi 2017/861 E. , 2017/751 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı, dava dilekçesinde, nüfus kaydında baba bir kızkardeşi olarak kayıtlı bulunan ...'ın ...olarak geçen anne adının ... olarak d…
**8. Hukuk Dairesi 2017/861 E. , 2017/751 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı, dava dilekçesinde, nüfus kaydında baba bir kızkardeşi olarak kayıtlı bulunan ...'ın ...olarak geçen anne adının ... olarak düzeltilmesini istemiş, Mahkemece, nüfus kayıtlarında değişiklik yapılması istenen şahısların ölü olmaları sebebi ile kapalı olan kayıtlarında değişiklik yapılamayacağı, bu nedenle davacının bu talebinin kabul edilemeyeceği, çoğun içinde azı da vardır ilkesinden yola çıkılarak, davacının talebinin kardeşi...'nın annesinin ... olduğunun tespiti olduğu düşünüldüğünde, dosya içerisinde yer alan bilgilerden, dinlenen tanıklardan ...'ın tanınmadığı, davacının üç kardeş olarak bilindiği, dolayısıyla davacının annesi ...'ın üç çocuğu olduğunun bilindiği ve nüfus kayıtlarında da bu şekilde göründüğü anlaşılmakla nüfus kaydında kardeşi olarak gözüken ...'ın, gerçekte annesinin ... olduğu ispatlanamadığından, tespit hükmü de kurulamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dava, nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir. Nüfus kayıtlarının düzenli ve gerçeğe uygun olarak tutulması kamu düzeni ile ilgilidir. Bu bakımdan hakim resen araştırma ilkesinin sonucu olarak kendiliğinden delil toplama yetkisine sahiptir. Nüfus kayıtlarındaki istemlerle ilgili davalarda, mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğundan; mahkemece, sadece taraf ve tanık beyanları ile yetinilmeyip iddia ile ilgili olarak ... ile ... arasında DNA testi yaptırılıp alınacak rapor da gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 26.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.