8. Hukuk Dairesi 2014/11439 E. , 2014/18282 K. MAHKEMESİ : Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 06/03/2013 NUMARASI : 2012/419-2013/89 H.. Ö.. ve birleşen-dosya davacısı H.. Ö.. ve davalı H.. U.. aralarındaki mülkiyet (tespit istemli) davasının kabulüne dair Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 06.03.2013 gün ve 419/89 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Daire tarafından duruşma isteği gözden …
**8. Hukuk Dairesi 2014/11439 E. , 2014/18282 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 06/03/2013 NUMARASI : 2012/419-2013/89 H.. Ö.. ve birleşen-dosya davacısı H.. Ö.. ve davalı H.. U.. aralarındaki mülkiyet (tespit istemli) davasının kabulüne dair Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 06.03.2013 gün ve 419/89 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Daire tarafından duruşma isteği gözden kaçırılmış ve temyiz incelemesi yapılmış ise de davalı vekilinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması isteğini tekrar ederek talepte bulunması üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.10.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat B.. T.. ve karşı taraftan davacı H.. Ö.. vekili Avukat A.. Ö.. geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KA R A R Davacı Halit ile birleşen dosyada davacı Hamit vekili, 300 ada 11 parselde kayıtlı üzerinde eski kerpiç ev ve ahır bulunan taşınmazın vekil edenlerinin babası B.. Ö.. adına kayıtlı iken babalarının sağlığında inşaat ruhsatı alarak eski binaları yıkıp babalarının müsaadesi ile 3 katlı bina inşa ettiklerini, 1989-1992 arası tamamlanan inşaatın masraflarını vekil edenlerinin birlikte karşıladıklarını, masraf olmaması için inşaat ruhsatını babalarının adına çıkartıp, tapuyu üzerlerine almadıklarını, kız kardeşlerinin durumu kötü olduğundan mağdur olmaması için binada kalmasına müsaade ettiklerini, vekil edenlerinin arsa payı üzerinden kız kardeşlerinin hakkını ödemeye de hazır olduklarını ancak binayı kendilerinin yaptıklarını açıklayarak 3 katlı binanın mülkiyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı Hayriye vekili, muristen kalan taşınmazda tarafların müştereken malik olduklarını, inşaatın da murisin sağlığında 3 çocuğunun kirada yaşamamaları için yapım masrafları muris tarafından karşılanarak yapıldığını, davalının noter ihtarına rağmen davacıların bir işlem yapmamaları sebebiyle davalının davacılar aleyhine ortaklığın giderilmesi davası açtığını, davacıların murise ait tarlaları ekip, dükkanı çalıştırarak gelir elde ettiklerini, muristen aldıkları harçlıklarla geçimlerini sağladıklarını açıklayarak davanın reddini savunmuştur Mahkemece, davacı Halit ve birleşen dosyada davacı Hamit’in davasının kabulü ile Edirne İli Umurbey Mahallesi'nde 300 ada 11 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 3 katlı yığma binanın davacı ve birleşen dosyanın davacısı tarafından yarı yarıya yapıldığının tespitine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmiş, Daire'nin duruşma isteğini maddi hata ile gözden kaçırarak duruşmasız yaptığı inceleme neticesinde 21.02.2014 tarih 2013/11975 Esas 2014/3114 Karar sayılı ilamı ile hüküm onanmış, davalı vekilinin karar düzeltme başlıklı dilekçesinde öncelikle duruşma isteğinin dikkate alınarak incelemenin duruşmalı yapılması ve esastan yapılacak inceleme sonunda da hükmün bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Daire'nin 10.06.2014 tarihli tutanağı ile davalı vekilinin duruşma isteğinin sehven gözden kaçırıldığı açıklanarak Dairenin 21.02.2014 tarih 2013/11975 Esas 2014/3114 Karar sayılı onama kararı kaldırılmış, davalı vekilinin dilekçesinde karar düzeltme isteği yazılı ise de açıklanan durum nedeniyle istek temyiz isteği olarak nitelendirilmiş, temyiz incelemesi de duruşmalı olarak yapılmıştır. Dava konusu 300 ada 11 parsel 157,80 m2 miktarında avlulu kerpiç ev ve ahır vasfı ile 28.09.1970 tarihinde satın alma sebebiyle tarafların murisi Bilal Ölmez adına tapuda kayıtlı iken Bilal'in 04.02.2003 tarihinde ölümü ile mirasçılık belgesine göre mirasçıları davacılar ile davalı adına 31.05.2012 tarihinde 1/3'er paylı şekilde intikalen tescil ettirilmiştir. Tapuda görünmeyen ancak zeminde mevcut olduğu anlaşılan dava konusu taşınmaz üzerindeki üç daireden oluşan üç katlı binanın 28.03.1989 ile 30.08.1992 arası inşa edilerek 22.09.1992 tarihinde yapı ruhsatının alındığı, yapı sahibi olarak muris B.. Ö..’in adının yazılı olduğu görülmektedir. Mahkemece, davacı tanıklarının beyanları dikkate alınmış, davalı tanıklarının beyanları hakkında bir değerlendirme yapılmamış, dava konusu binanın davacılar tarafından meydana getirildiği iddiasının ispat yükünün (TMK.madde 6) davacı taraf üzerinde olduğu gözardı edilerek inşaata davalının katkı sağladığı iddiasını ispat edemediğinden, yapı ruhsatının tapu maliki muris adına olmasının yasal zorunluluk olduğu da açıklanarak ispat yükü de ters çevrilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dosya kapsamına göre dinlenen tanık beyanları yetersiz olduğu gibi, davacı tanıklarının taşınmazın bulunduğu yerde keşifte dinlenmelerine rağmen davalı tanıklarının duruşmada dinlenmeleri, diğer yandan beyanları arasındaki çelişkilerin de giderilmemesi hatalı olup, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şu halde Mahkemece, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının HMK’nun 243, 244, 259 ve 290. maddeleri gereğince davetiyeyle keşif yerine çağırılmaları, keşif ara kararında, davetiye ve giderlerin (kalem kalem miktarları açıklanarak) yatırılması konusunda kesin süre verilmesi ve kesin sürenin doğuracağı hukuki sonuçlar bakımından da uyarıda bulunulması, uyuşmazlığın niteliği gözetilerek keşif yerinde dinlenilmeleri, binanın kim tarafından inşa edildiğinin tespiti önem arzettiğinden yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından özellikle “dava konusu üç katlı binanın yapımı sırasında davacılara ait gelirlerin mi, yoksa davacıların muris babaları Bilal’e ait dükkanı ve tarlaları işletmeleri sebebiyle elde ettikleri gelirlerin mi kullanıldığının, tarlaların işletilmesi ve dükkanın işletilmesinin muris adına mı yoksa kendi nam ve hesaplarına mı yapıldığının, muris tarafından binada bulunan dairelerle ile ilgili sağlığında herhangi bir paylaşım yapılıp yapılmadığının, dairelerde kimin ne sebeple, ne zamandır oturduklarının, inşaata davacılar veya davalının katkısı var ise ne şekilde olduğunun” sorulması, binanın tamamı veya bir kısmının kim veya kimler tarafından inşa ettirildiğinin tereddüte yer vermeyecek ve denetime olanak sağlayacak biçimde belirlenmeye çalışılması, beyanlar arasındaki çelişkinin yüzleştirilmek suretiyle giderilmesi (HMK'nun m.261), tanık beyanlarında bildirilecek hususların tapu fen memuru yetki ve yeteneğini haiz uzman bilirkişiye düzenlettirilecek ölçekli kroki ve rapora yansıttırılması, ondan sonra bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 1.107,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.