15. Ceza Dairesi 2018/7304 E. , 2018/8875 K. "" Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından şüpheliler....,.... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, .... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24.02.2017 tarih ve 2016/32773-2017/19869 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin .... Sulh Ceza Hâkimliğinin 04.05.2017 tarih ve 2017/1753 değişik iş sayılı kararı aleyhine yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14/…
**15. Ceza Dairesi 2018/7304 E. , 2018/8875 K.** **"İçtihat Metni"** Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından şüpheliler....,.... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, .... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24.02.2017 tarih ve 2016/32773-2017/19869 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin .... Sulh Ceza Hâkimliğinin 04.05.2017 tarih ve 2017/1753 değişik iş sayılı kararı aleyhine yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14/09/2018 gün ve 94660652-105-34-10352-2018 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/09/2018 gün ve 2018/76299 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme ve Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, dosya kapsamına göre; müştekinin 24.07.2015 tarihinde gerçekleşen ortaklar kurulu toplantısına katılmamasına rağmen kendi yerine imza atıldığını beyan etmesini müteakip alınan bilirkişi raporuna göre müşteki adına atılan imzalar ile müştekinin mevcut mukayese imzalarının yapılan karşılaştırılmasında söz konusu imzaların müşteki Nurcan Yılmaz’ın eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı, müştekinin adına atılan imzaların kimin tarafından atıldığı hususunda yeterli araştırma yapılmadığı; dosya kapsamında şüphelilerin alınan ifadelerinde toplantı tutanaklarının muhasebe işlerinden sorumlu Yakup Şentürk tarafından düzenlendiğini beyan etmelerine rağmen, .... ün tanık olarak ifadesine başvurulmaması karşısında, eksik soruşturmaya dayalı şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği dikkate alındığında, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160 ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak üzere itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: