3. Hukuk Dairesi 2024/3872 E. , 2025/3346 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1090 E., 2024/1448 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Solhan Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/108 E., 2024/121 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan r
**3. Hukuk Dairesi 2024/3872 E. , 2025/3346 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1090 E., 2024/1448 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Solhan Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/108 E., 2024/121 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı Kurumun 22.02.2018 tarihli yazısı ile müvekkilinin sahibi ve mesul müdürü olduğu ... Eczanesi ile yapılan 2016 yılı protokolünü, "..." işlem numaralı ... . isimli hastaya ait reçetede yazılı ilaçlardan ... ilacı 1 kutu yazıldığı halde, sehven yapılan hata ile 3 kutu verilmesi nedeni ile 1 yıl süre ile sözleşmesinin feshedildiğini, ancak fesih işleminin protokol hükümlerine göre söz konusu fiillerin tekrarı halinde uygulanabileceğini ve olayda tekrara ilişkin şartın yerine gelmediğini, davalı Kurumun protokol hükümlerine göre fesih işleminden önce yerine getirmesi gereken araştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve esasa ilişkin olarak hatanın sehven yapıldığını, fazla yazılan iki kutu ilacın toplam değerinin 3,74 TL olması ve feshin sonuçları göz önüne alındığında aksi durumun hayatın olağan akışına aykırı olacağını ileri sürerek; sözleşmenin feshi ile uygulanan cezai şartın protokol hükümlerine aykırı olduğunun tespiti ile bu şekilde muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından yapılan işlem ile fazladan Kuruma fatura edilen 2 kutu ... ilaçtan eczanenin toplam karının 3,74 TL gibi çok küçük bir değer olması, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere reçetede yer alan daha değerli ilaçlar var iken reçetede yer alan beş ilaç arasından değeri en düşük ikinci ilacın sadece iki adedinin fazladan fatura edilmiş olması ve söz konusu reçetenin incelenmesinde reçetede Symra ilacının yanında yer alan ifadeden dolayı ilk bakışta 3 kutu olarak reçete edilmiş olabileceğinin kolaylıkla anlaşılabileceği hususları bir arada değerlendirildiğinde, işlemin kast ile yapılmış olması ihtimalinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, hatanın sehven yapılmış olduğunun kabulü gerektiği, davalı Kurumun protokolün (5.3.9.) maddesine göre yapması gereken araştırma yükümlülüğünü yerine getirmediği, 22.02.2018 tarihli işlemi ile sözleşmenin 1 yıl süre ile feshine ve cezai şart ödenmesine karar verildiği, akabinde fazladan yazılan 2 adet ... ilacın bedeli 17,72 TL, reçete bedeli 117,15 TL ve cezai şart 2.687,40 TL yasal faizi ile davacıdan tahsil edildiği, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ilaç bedeli ve reçete bedelinin davacıdan tahsil edilmesinde protokol hükümlerine göre bir aykırılık bulunmadığı, ancak Kurum ile ... Birliği arasında imzalanan ilaç alım Protokolünün (5.3.9.) maddesi gereğince eczacının ve eczane çalışanlarının kastı dışında ve sehven yapılan hata ile kuruma fatura edilen reçetelerden dolayı eczane hakkında uygulanan 1 yıl süre ile sözleşmenin feshi ve 2.687,40 TL cezanın uygulanmasının uygun olmadığı, davacı hakkında uygulanan idari yaptırım kararının protokol hükümlerine ve hukuka aykırı olduğu anlaşılmış, davacının dosya kapsamında bulunan hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ve diğer deliller ile iddiasını ispat ettiği kanaatine varıldığı, bekletici mesele yapılan Bingöl 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/31 E. sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiği, kararın 28.09.2023 tarihinde kesinleştiği, buna göre birinci kez davalının uyarılmasına ilişkin davalı Kurumun işleminin iptal edilmediği, davacı hakkında aynı eylemin tekrarı halinin söz konusu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı Kurumun 22.02.2018 tarihli yazısı ile bildirilen sözleşmenin 1 yıl süre ile feshine ve 2.687,40 TL cezai şart uygulanmasına ilişkin işlemin yerinde olmadığının tespiti ile bu işlemlerin iptaline, tahsil edilen 2.687,40 TL cezai şartın kesinti tarihi olan 10.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, taraflar arasında yapılan sözleşmenin aynı şartlarda devamına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı hakkında, 2016 tarihli Protokol'ün (5.3.9.) maddesinin aynı yıl içerisinde birden çok kez ihlal edildiği iddiasıyla sözleşmesinin bir yıl süreyle feshedildiği ve cezai şart olarak para cezası uygulandığı, yargılama sürecinde ilgili mevzuatta yapılan değişiklikler sonrası SGK Başkanlığı tarafından davacının başvurusu değerlendirilerek tanzim olunan 11.11.2022 tarihli yazı cevabı içeriğine göre Nisan 2016 tarihli Eczane Protokolü'nün (5.3.9.) maddesi dahilinde uygulanan cezai işlemin iptal edilerek yürürlüğe konulan 2020 tarihli Protokol'ün (6.12.) maddesince davacının dilekçesi üzerine yeniden değerlendirme yapıldığı, 2020 tarihli Protokol'ün değiştirilen (5.3.9.) maddesi mucibince davacı hakkında ikinci kez uyarı işlemi uygulanması, reçete bedelinin 10 katı olan 2.687,40 TL ile cezai şart bedelinin ve cezaya sebep reçetenin bedeli olan 117,15 TL'nin tahsil edilmesinin uygun görüldüğü, anılan bedellerin öncesinde tahsil edilmiş olması nedeniyle yeniden tahsilat yapılmayarak ikinci kez uyarı işleminin uygulanacağının bildirildiği, davacı tarafça yargılama sürecinde değişiklik sonrasındaki uygulamanın da hukuka aykırı nitelik arzettiği, davacı tarafça bu durumun kabullenilmediğinin 13.04.2023 tarihli duruşmada açıkça dile getirilmiş olmasından mütevellit, bir uyuşmazlığın çözümünün bir başka uyuşmazlığa sebebiyet vermemesi ve hukuki yarar ilkelerinden yola çıkılarak davaya konu işlemin protokollere göre doğru ve yerinde olduğu konusunda muaraza devam ettiğinden ve yine cezai şart bedeli davacının alacaklarından tahsil edilmiş olduğundan, davanın esasının konusuz kalmış sayılamayacağı, işin esası hakkında inceleme ve araştırma yapılarak karar verilmesi gerektiği, ikinci uyarı için ilk uyarının tebliğ tarihi esas alındığı, ilk uyarı 21.11.2016 tarihinde tebliğ edildiğinden somut olayda uygulama yeri bulmayacağı, davacının haksız kazanç maksadıyla kasten hareket ettiğine dair bir bulguya rastlanmadığı, davaya konu işlemin protokollere göre doğru ve yerinde olduğu konusunda muarazanın devam ettiği, davanın esası hakkında inceleme ve araştırma yapılarak karar verilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesince tesis edilen hükmün kısmen eksik olduğu, davacı hakkında Nisan 2016 Protokolü dayanağıyla değişiklik kapsamında Nisan 2020 protokolünün ilgili hükmünün uygulanmaya konulduğu sabit olmakla ve davacının kasti bir hareketle işlem gerçekleştirdiğine dair kanaate erişilmediğinden uyuşmazlığın esasının tam olarak çözümü, tereddüte yer bırakmayacak şekilde tesis edilmesi gerektiği ilkesinden yola çıkılarak, Nisan 2020 tarihli Protokol'ün (5.3.9.) maddesinin de iptaline karar verilmesi gerektiğinden bahisle; davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın re'sen kaldırılmasına, davanın kabulü ile, davalı Kurumun 22.02.2018 tarihli yazı ile bildirilen sözleşmenin 1 yıl süre ile feshine ve 2.687,40 TL cezai şart uygulanmasına ilişkin işlemin ve aynı eylem kapsamında davalı idare tarafından davacı hakkında 27.10.2022 tarihinde uygulamaya konulduğu belirtilen Nisan 2020 tarihli Protokol'ün (5.3.9.) maddesince ikinci kez uyarı ve reçete bedelinin on katı tutarında cezai şartın tahsili işleminin yerinde olmadığının tespiti ile bu işlemlerin iptaline, yargılama esnasında davalı Kurum tarafından tahsil edilen 2.687,40 TL cezai şartın kesinti tarihi olan 10.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, taraflar arasında yapılan sözleşmenin aynı şartlarda devamına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; kararın hukuka aykırı olduğunu, uyarı işleminin 2. kez tekrarlandığını, eczacının bu nedenle kasıtlı davrandığının ortaya çıktığını, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen Eczane Protokol'nün (5.3.9.) maddesi gereğince provizyon sistemine gerçeğe aykırı reçete kaydı yapılması eyleminin tekrarı nedeniyle bir yıl süreyle sözleşmenin davalı Kurum tarafından feshine ve cezai şarta yönelik işlemin iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı Kurum tarafından kendisine 1 yıl süre ile sözleşme feshi ve 2.687,40 TL cezai şart uygulanmasına ilişkin verilen 22.02.2018 tarihli ve 98206689-100-E.1092720 sayılı işlemin iptalini talep etmiştir. Dava devam ederken davacı vekilince davalı Kuruma başvuru yapılarak, lehe olan 2020 yılı Protokolünün uygulanması talep edilmiş olup, davalı Kurumun davacıya verdiği 11.11.2022 tarihli yazı cevabına göre, davacının eyleminin aynı yıl içerisinde ikinci kez işlendiği anlaşıldığından Nisan 2020 tarihli Protokol'ün (5.3.9.) maddesinin tatbikiyle 27.10.2022 tarihi itibariyle aynı eyleme karşılık gelen ikinci kez uyarı işlemi uygulanmasına ve reçete bedelinin on katı tutarında cezai şart bedelinin tahsiline karar verildiği görülmüştür. 2020 tarihli SGK Kapsamındaki Kişilerin ... Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol'ün ( 5.3.9.) maddesi; "Kurumca yapılan incelemeler neticesinde provizyon sistemine gerçeğe aykırı reçete kaydı yapılarak Kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 5 (beş) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacıya ilk uyarı tebliğ edilir. İlk uyarının tebliğ tarihinden itibaren 1 (bir) yıl içerisinde fiilin tekrar işlendiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 10 (on) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacıya ikinci uyarı tebliğ edilir. İlk uyarının tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içerisinde, ikinci uyarıdan sonra fiilin yeniden (üçüncü kez) işlendiğinin tespit edilmesi halinde reçete bedelinin 20 (yirmi) katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 1 (bir) yıl süreyle sözleşme yapılmaz. Ancak bu durumun sehven yapıldığının eczacı tarafından bildirilmesi ve Kurumca yapılacak araştırma ve/veya inceleme sonucunda sehven yapıldığının tespit edilmesi durumunda bu hüküm uygulanmaz. Bu maddenin tekrara ilişkin hükmünün uygulanmasında Protokolün 6.4 numaralı maddesi dikkate alınmaz." şeklinde değişikliğe uğramıştır. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davacı eczacının fiilinin kasıtlı olduğunun davalı Kurum tarafından ispatlanamadığı, ilk verilen uyarı cezasının kesinleşmesine rağmen kararın tebliğinden itibaren bir yıl içinde fiilin tekrar edilmediği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.