Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından 02/06/2008 başlangıç tarihli tekne sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... Ltd şirketine ait olan M/T ... isimli kimyasal ürün tankerinin Tuzla'da bulunan ... Tersanesinde inşa edildikten sonra 15/06/2008 tarihinde sigortalıya teslim edildiğini, bu tarihten sonra da geminin sefere başladığını, ancak 29/12/2008 tarihinde İstanbul Boğazından geçerken makinasının dört numaralı silindirine ait ... saplamalarının kesmesine bağlı
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Malta Bayraklı, ... gemisinde çalışmak üzere iş sözleşmeleri akdettiğini, müvekkiline çalışmalarının karşılığındaki ücretlerinin büyük bir kısmının ödenmediğini, nihayet ... gemisinin 24.10.2014 tarihinde ...’ya satılarak mülkiyetinin devredildiğini, bu şirketin, geminin ... olan adını ... olarak değiştirildiğini, müvekkilinin alacağının teminat altına alınmasının tek yolu olarak gemi üzerinde ihtiyati haciz uygulanması yoluna gidildiğini ve Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 10/02/2015 tarihinde 2015/142 D. İş numarasıyla ihtiyati haciz kararı verildiğini, bunun üzerine müvekkili adına Kocaeli ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla borçlu aleyhinde taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını ve borçlunun takibe itiraz ettiğini, borçlunun husumet itirazının TTK m.1321/5 uyarınca, gemi alacağının verdiği kanuni rehin hakkının gemiye zilyet olan herkese karşı ileri sürülebileceğinden yerinde olmadığnı, borçlunun yetki itirazının da takibin ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin yargı çevresinde açılacağından geçerliliğini kaybettiğini, ilgili ihtiyati haciz kararını Kocaeli Asliye Ticaret mahkemesi verdiğinden, yetkili icra müdürlüğünün Kocaeli İcra Müdürlükleri olduğunu, borçlunun müvekkilinin alacaklarının zamanaşımına uğradığı iddialarının gerçeklik taşımadığını, müvekkilinin rehin hakkının TTK m.1321/5 hükümlerine dayandığını, bu sebeple müvekkilinin rehin hakkı olmadığı itirazının da geçerliliğini yitirdiğini belirterek, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili savunmasında özetle; icra takibine ilişkin ödeme emrinin, acente olduğu iddiası ile ... Ticaret Ltd. Şti. 'ne (...) tebliğ edildiğini, ancak ... müvekkilin acentesi olmaması nedeniyle ödeme emrini iade ettiğini, işbu itirazın iptali davasında ...' ye yapılmış olan dava dilekçesi tebligatının hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar dava dilekçesi henüz taraflarına tebliğ olmamış olsa da itirazlarını ve açıklamalarını yasal süresi içerisinde sunduklarını, 04.02.2014 tarihli İş Sözleşmesinde yer alan 6. maddede İş Sözleşmesinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın münhasır olarak Londra'daki Uluslararası Tahkim Mahkemesi tarafından İngiliz Hukuku uygulanarak çözümleneceğinin kararlaştırılacağını, müvekkili ...'nın Panama Cumhuriyetinde mukim olan yabancı bir şirket olduğunu, bu çerçevede HMK m.6 uyarınca müvekkili aleyhine ikame edilecek olan davalarda yetkili mahkemenin Panama mahkemeleri olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, iş sözleşmesinin, davacı ile dava dışı ...Ltd. ile akdedildiğini, dolayısıyla müvekkili açısından, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, geminin her türlü takyidattan ari bir şekilde satın alındığı nazara alınarak, eski malikin iddia edilen borcu nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığını, iddia olunan alacakların her halükârda zamanaşımına uğradığını, bu nedenle işbu derdest davanın reddi gerektiğini belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, fazlaya ilişkin talep, dava, itiraz ve beyanda bulunma haklarının saklı kalmak kaydıyla, 29.04.2016 tarihli ön inceleme tensip tutanağının iptaline, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, tahkim itirazları nazara alınarak davanın usulden reddine, müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığndan davanın husumet nedeniyle reddine, davanın esastan reddine, %20 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.