2. Ceza Dairesi 2024/392 E. , 2024/11758 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/1407 D.İş : ... SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2…
**2. Ceza Dairesi 2024/392 E. , 2024/11758 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/1407 D.İş : ... SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2023 tarihli ve KYB-2023/125369 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin ... Mah. 780 ada, 55 parsel Aram Apt. K:3 D.9 adresindeki inşaat halindeki daireyi Fırat Acar isimli şahıstan satın aldığını, daireyi satın aldığında kapı ve dolaplarının takılı olduğunu, dairenin işlerinin bitmemesi nedeniyle dairenin anahtarını almadığını, satın aldığı dairenin müteahhidi olan şüpheli ile dairenin eksikliklerinin tamamlanması konusunda anlaşamadıklarını, güncel değerin tespiti amacıyla mahkemeye başvurduğunu, dairede keşif yapıldığını, daha sonraki bir tarihte şüphelinin çilingir marifetiyle daire kapısını açtırarak içerideki 7 adet kapıyı, mutfak dolabını, vestiyeri ve değeri 90.000,00 ila 110.000,00 Türk lirası arasında değişen eşyayı aldığını belirterek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada, uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Müşteki vekilinin 07/04/2023 tarihli itiraz dilekçesi ekinde Van 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/1 değişik iş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunun yer aldığı, bu bilirkişi raporunun 05/01/2023 tarihinde dava konusu Van İli, İpekyolu İlçesi, ... Mah. 780 ada, 55 parselde bulunan yapının 3. kat 9 nolu bağımsız bölümde yapılan keşif sonrası hazırlandığı, raporda yer alan fotoğraflardan 05/01/2023 tarihinde dairede kapıların, mutfak dolaplarının, kalorifer peteklerinin takılı olduğunun anlaşıldığı, şüphelinin 25/02/2023 tarihinde alınan ifadesinde daireden 7 adet kapıyı, mutfak dolaplarını, hırdavat ve elektrik malzemesi aldığını ikrar ettiği, tapu müdürlüğünden müştekiler tarafından dairenin ne zaman edinildiğinin tespiti amacıyla tapu kayıtlarının tespiti ile, keşfin yapıldığı ve şüphelinin söz konusu eşyaları aldığı tarihte müştekinin evin maliki ve zilyedi olup olmadığının tespitinin gerektiği, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya haşlar.", aynı Kanun’un 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' aynı Kanun’un 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. Aynı Kanun’un 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. İncelemeye konu olayda, şikâyetçinin inşaat halindeki apartmanda bulunan uyuşmazlık konusu daireyi Fırat Acar isimli kişiden 23.06.2022 tarihinde satın aldığını, daireyi satın aldığında kapı ve dolapların da takılı olduğunu, dairenin işlerinin bitmemesi nedeniyle dairenin anahtarını almadığını, satın aldığı 9 no'lu dairenin müteahhidi olan şüpheli ... ile dairenin eksikliklerinin tamamlanması konusunda anlaşamadıklarını, bu hususun tespiti amacıyla mahkemeye başvurduğunu, dairede 05.01.2023 tarihinde keşif yapıldığını, şüphelinin 24.02.2023 tarihinde çilingir vasıtasıyla daire kapısını açtırarak içerideki 7 adet kapıyı, mutfak dolabını, vestiyeri ve değeri 90.000,00 - 110.000,00 Türk lirası arasında değişen eşyayı aldığını belirterek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada, uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şikâyetçi vekilinin itiraz dilekçesi ekinde ibraz etmiş olduğu, Van 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/1 Değişik İş sayılı dosyasına sunulan ve 05.01.2023 tarihli keşif sonrası hazırlanan bilirkişi raporuna ve rapordaki fotoğraflara göre, 05.01.2023 tarihinde iddia konusu yapılan kapıların, mutfak dolaplarının, kalorifer peteklerinin yerinde olduğunun anlaşıldığı, şüphelinin alınan ifadesinde, kendisinin de bu olay nedeniyle dolandırıldığını, dairenin içerisinde şikâyetçiye ait hiçbir eşya olmamakla birlikte, daireden 7 adet kapıyı, mutfak dolaplarını, hırdavat ve elektrik malzemesi aldığını beyan ettiği, bahse konu dairenin malikinin tespitine ilişkin ilgili tapu müdürlüğünden gerekli belgelerin istenerek, uyuşmazlık konusu taşınmaz tapusu ile ilgili herhangi bir davanın açılıp açılmadığı araştırılarak, keşfin yapıldığı ve şüphelinin söz konusu eşyaları aldığı tarihte şikâyetçinin evin maliki olup olmadığı tespit edilerek, şikâyetçinin Fırat Acar, Adnan Yeter ve Ferhat Yeter isimli şahıslarla bir yakınlığı ve tanışıklığının bulunup bulunmadığı sorularak şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Van 3. Sulh Ceza Hâkimliğinden kesin olarak verilen 26.04.2023 tarihli ve 2023/1407 Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dava dosyasının itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.