3. Hukuk Dairesi 2013/2786 E. , 2013/3733 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen itirazın iptali ile %40 inkar tazminatı davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, Mesa Ufuk 1 sitesinden daire satın alma…
**3. Hukuk Dairesi 2013/2786 E. , 2013/3733 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen itirazın iptali ile %40 inkar tazminatı davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, Mesa Ufuk 1 sitesinden daire satın almak için davalı şirket yetkilileri ile görüştüğünü, davalılar tarafından gösterilen dairenin sahibi ...'in ABD'de bulunması nedeniyle O'nun Türkiye'ye gelmesini beklediklerini, ancak daire sahibinin Türkiye'ye gelmesinin uzaması üzerine, davalı şirketin dava dışı malik adına hareket ettiğini gösterir 25.02.2011 tarihli satış vaadi anlaşması adı altında sözleşmenin yapıldığını ve kapora bedeli olarak da 10.000 TL'nin davalılardan ...'a teslim edildiğini, ancak daire sahibinin Türkiye'ye gelmeyip satışı gerçekleştirmediği gibi davalılara ödenen paranın kendisine iade edilmediğini, bu nedenle davalılar aleyhine icra takibi yapıldığını belirterek itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili savunmasında; davacı tarafından sunulan satış vaadi sözleşmesinin taraflarının davacı (alıcı) ile dava dışı ... (satıcı) olduğunu, davalı ...'in sözleşmeyi tanık sıfatıyla imzaladığını ayrıca davalıların, alım-satımda hiçbir şekilde satıcının temsilcisi ya da vekili olmadıklarını sadece taraflar arasında aracılık yapıldığını, davacıdan alınan 10.000 TL kaporanın, taşınmaz sahibinin talimatı ile akrabası olan Kerim Kalkay isimli şahsa teslim edildiğini, davada asıl muhatabın daire sahibi olan ... olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, geçerli şekil şartından yoksun olarak düzenlenen satış vaadi anlaşmasının taraflarını bağlayacağı, davalıların sözleşmenin tarafı olmadığı anlaşılmakla davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kapora olarak verilen bedelin iadesi için yapılan ilamsız takibe yönelik itirazın iptali isteminden ibarettir. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; davacı ... ile satıcı olarak görünen ... arasında yapıldığı belirtilen belirsiz tarihli satış vaadi anlaşmasında satıcı ...'in imzasının bulunmadığı, sözleşmenin davacı tarafından alıcı, davalı şirket tarafından şahit sıfatı ile imzalandığı ve esasen söz konusu satış vaadi anlaşmasının BK 213 md. ve Tapu Kanunu 26 md. gereğince hukuken geçersiz olduğu anlaşılmaktadır.