2. Ceza Dairesi 2025/2203 E. , 2025/6431 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/74 D. İş SUÇ : Hırsızlık KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2025 tarihli ve KYB-2025/14225 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 1…
**2. Ceza Dairesi 2025/2203 E. , 2025/6431 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/74 D. İş SUÇ : Hırsızlık KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2025 tarihli ve KYB-2025/14225 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 16/01/2013 tarihli 2012/24704 esas, 2013/274 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesindeki “Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez.” şeklindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun’un 50/6-7. maddesindeki "Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi hâlinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhâl infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz... Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, hükmü veren mahkemece tedbir değiştirilir." hükümler birlikte değerlendirildiğinde, seçenek tedbiri, infazı sırasında cezaevinde olduğundan elinde olmayan nedenlerle yerine getirilemeyen ve suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilememesi halinde maddede öngörülen diğer seçenek tedbirlerinden birine çevrilmesinin gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Hükümlü ...'ın hırsızlık suçundan 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/1-c maddesi uyarınca bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna 2 yıl süre devam etme şeklinde seçenek tedbire çevrilmesine ilişkin İznik Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2011 tarihli ve 2010/140 Esas, 2011/39 Karar sayılı kararının 25.11.2015 tarihinde kesinleşmesinden sonra, hükümlünün denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmaması nedeniyle infazının yapılamadığından bahisle denetim dosyasının kapatılarak bildirimde bulunulması üzerine İznik Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2019 tarihli ve 2010/140 Esas, 2011/39 Karar sayılı ek kararı ile hükümlünün 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesini takiben, anılan karara hükümlü müdafii tarafından yapılan itirazın reddine dair itiraz merciince 26.02.2021 tarihli karar verilmiş ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin 3. fıkrasında, daha önce hapis cezası ile mahkûm olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği öngörülmüş olup, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106. maddesinin 4. fıkrasında da, “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Her ne kadar 5237 sayılı Kanun'un 50/6. maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, açıklanan düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 50/6. maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı sonucuna varılmakla; hükmolunan seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, maddede öngörülen diğer seçenek tedbirlerden birine veya adlî para cezasına hükmolunması gerektiği gözetilmediğinden, itirazın bu nedenle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2021 tarihli ve 2021/74 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.