14. Hukuk Dairesi 2011/11045 E. , 2011/13735 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.03.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünü…
**14. Hukuk Dairesi 2011/11045 E. , 2011/13735 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.03.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak geçit hakkı tesisi istemi ile açılmıştır. Mahkemece; 303 parsel sayılı taşınmazın yararına, 304 parsel sayılı taşınmaz üzerinden fen bilirkişinin 17.06.2010 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen yerden geçit tesis edilmiştir. Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2- Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, öncelikle mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince geçit hakkının en kısa ve ekonomik yerden kurulması gerekir. Bu nedenle fen bilirkişinin 17.06.2010 tarihli raporunda (C) ile işaretli bölüm (B) ile işaretli bölüme göre daha uygun olduğundan mahkemece buradan geçit kurulması gerekirken daha masraflı ve uzun seçeneğin tercih edilmesi doğru görülmemiştir. Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 16.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.